Eski Savunma Bakanı Komisyon’a ifade verdi

Must read

(KHA) Savunma eski Bakanı Costas   Papacostas, Haziran 2009-Aralık 2010 tarihleri arasında görevde olan Savunma Bakanlığı’nın Dışişleri Bakanlığı’na beş kez yazılı olarak “Mari’deki Evangelos Florakis Deniz Üssü’nde bulunan ve 11 Temmuz 2011 tarihinde infilak eden konteynerlerin içindeki tehlikeli mühimmatın satılması ya da imha edilmesi “başlayınız izni” verilmesini istediğini söyledi.

14 Eylül’de Araştırma Komisyonu’nda konuşan Papacostas, Savunma Bakanlığı’nın çabalarına rağmen başından beri kargonun siyasi yönünün sorumluğu verilen Dışişleri Bakanlığı’nın “başlayınız izni”ni vermediğini belirtti.

Patlamadan sonra istifa eden Costas Papacostas, Milli Muhafız Ordusu eski Komutanı Konstantinos Bisbikas’ın, kargonun muhafaza edilebileceği en iyi yerin Mari’deki Deniz Üssü olduğunu öneren kişi olduğunda ısrar etti.

Papacostas ifadesinde, Cumhurbaşkanı Dimitris Hristofyas’ın günlük bilgilendirildiğinden emin olduğunu, Hristofyas’ın Diplomatik Ofisi’nden temsilcilerin ve Dışişleri Bakanı Markos Kiprianu’nun kargoyla ilgili bütün toplantılarda hazır olduğunu belirtti.

Eski Savunma Bakanı, doğru uyarıları yayınlamak ve var olan tehlikeyi uygun değerlendirmeyi başaramayan “üst düzey Milli Muhafız Ordusu memurlarından oluşan küçük bir ekibin” varlığından da bahsetti; Cumhurbaşkanı Hristofyas’a “kargonun imha edilmesi gerektiği”ni belirtecek bulguları sunabilmek için Mari’ye ziyaretinden sonra uzmanların raporunu beklediğini de kaydetti.

İfadesi sırasında okuduğu yazılı açıklamada Papacostas, 6 Şubat 2009’da Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda, Cumhurbaşkanı Hristofyas başkanlığında yapılan bir toplantı sırasında, kargonun Kıbrıs’a boşaltılması seçeneğine “güçlü” biçimde karşı çıktığını anlattı.

Başından beri ve olayların gelişmesi süresince kargonun depolanma şekli ve yerine, ne kadar tehlikeli olduğuna karar vermek için uzmanların görüşlerini beklediğini ifade eden Papacostas, özellikle kargonun yarattığı risklere değindi, Albay Yorgos Yorgiadis’in, Milli Muhafız Ordusu liderliği ve Cumhurbaşkanı Hristofyas dahil herkese, barutun reaksiyona girmeyen ve zararsız bir madde olduğunu düşündüğünü söylediğini belirtti.

Görevden alınan İtfaiye Servisi Müdür Yardımcısı Haralambos Haralambus da, servisin kargonun ne kadar tehlikeli olduğunu bilmediğini söyledi.

İtfaiye Servisi Afet Özel Birim Şefi Andreas Loizidis’le 6 Temmuz 2011’de bölgeyi gezdikten ve inceledikten sonra bir patlama sonucu konteynlerden birinin şiştiği görüşünde olduğunu, Albay Yorgos Yorgiadis’in bu şişmenin “kötü ısınma”ya bağlı olduğunu söylediğini anlattı.

Haralambus Salı günü ölen itfaiye erlerinden Panayiotis Theofilu’nun babası olan İtfaiye Servisi’nden Yüzbaşı tarafından servise kargodaki barutun çeşidiyle ilgili bilgi verilmediğini, bu yüzden itfaiye personelinin gerekli güvenliği sağlamak, üssü boşatmak ve can kaybı olmaması için olay yerine müdahale ettiklerini söylemişti.

Haralambus, inceleme sırasında konteynerlerde kargonun ne kadar tehlikeli olduğunu gösteren işaretler göremediğini, barutun 1.3 türü olduğunu gösteren hiçbir şey bulunmadığını, böyle olsaydı üssün bir yangın anında boşaltılması gerekeceğini belirtmişti.

Komisyona Salı günü ifade veren son kişi, görevinden alınan EMAK Şefi Andreas Loizidis oldu. Loizidis, şişen konteynerin bulunduğu bölgede yapılan incelemede, bir patlama olduğunun izlerinin görüldüğünü, bununla birlikte Albay Yorgos Yorgiadis, konteynerlerin birindeki şişmenin gaz salınımına bağlı olduğu görüşünde ısrar ettiğini kaydetti.

Poliviu’nun, kargonun tehlike derecesi konusunda diğer arkadaşlarına niye bilgi vermediği sorusuna Loizidis, Haralambus’la 6 Temmuz toplantısına son dakika şans eseri katıldığını söyledi.

Harlaambus’un toplantıdan sonra kendisine daha fazla bilgi vermediğini, kendisinin de konunun “çok gizli” olduğunu düşündüğünü ifade eden Loizidis, kendisinin deniz üssüne patlama sabahı gittiğini ve yaralandığını anlattı.

Andreas Loizidis, “Durumun bu kadar ciddi olduğunu bilseydim, olay yerine gitmezdim” şeklinde konuştu.

İfadelerden sonra Poilviu, Perşembe ve Cuma günü alınacak iki ifadeden sonra hala doldurulması gereken boşluklar kalması durumunda Komisyon’a daha fazla tanık çağrılabileceğini açıkladı.

Poliviu, 30 Eylül’e kadar raporunun hazır olacağını da yeniden teyit etti.

- Advertisement -

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -

Latest article