Sovyetler birliğinin dağılması sonrası – Özkan Yıkıcı

yazarın tüm yazıları -->
"Bu Memleket Bizim" yayınları

Bundan 30 yıl önce Sovyetoer birliği resmen sonlandı. Gorbaçovun 25 Aralık günü yaptığı konuşmayla resmen onaylandı. Aradan otuz yıl geçti. Yine Sovyetlerin dağılması akla geldi. Geçen zamanın da etkisiyle değerlendirmeler yapıldı. Fakat bazı noktaların bence kaçırıldığı da kesin. Ayrıca, bu dağılma ile sol eksenin yaşadıkları da fazla önemsenmnek istenmedi. Özellikle bizim gibi ülkelerde Sovyetler birliiği eksenli partilerin olması, belirli güçte bbulunmaları sonucu, bu dağılmayla resmen etkiler daha sert hissedildi. Partilerin ya silindiği veya sağa kayıp yeni işbirlikçi olduğu ikilemi fazla yorumlanmadı. Oysa, özellikle hem güney hem de kuzeyde olan Sovyet eksenli partiler, dağılma sonrası savrulmalar yaşarken, bulundukları muhalif nokta nedeniyle de sosyal muhalefet ekseninde de direk olumsuz etkileri de gerçekleşti. Bu ek gerçeklerle konuyu kısaca ele amaya karar verdim.***

Bundan otuz yyıl önce, Gorbaçovun da resmen itirafıyla Sovyetler birliği dağıldı. Daha kesin olanı, gorbaçovun Sovyetler hamlesi sıfırla sonuçlandı. Ben Gorbaçov süreciyle Sovyetlerin dağılacağını ve ona göre politika düşünülmesini sıkça seksenler sonrası son bölümünde tekrarladım. DIştalanma veya hat ta dayyak yeme derecesine gelen tartışmalar da yaşadım. Sendikada uluslararası yön araanırken ki sözlerimle uyarımda Sovyetler çizgisini fazla düşünmeme görüşüm de bundan dolayı hem tepki hem de ilgiyle karışık karşılık burdu. İnanmayana, hala hayat ta olanların ismiyle tanıkları önermem kolaydır. Ayni dönemde Sovyetler tartışılırken, CTP kimi yetkilisi ise bana yeni sosyalist dönem diyerek de karşılık veriyordu. Bunu kendi yanldaşlarına da umut diye satıyorlardı.

Arada onutulan madalyonun öteki yüzüne de değinmeden olmaz. Eksik brakılan yön olur. Seksenlerde Neoliberal kurumsallaşma kapitalizimde yaşanırken, sadece Marksis ekonomistler değil birçok kapitalist ekonomist de uyarı yapıyorlardı. Neoliebral sürecinn on yıl kadar sürme tehlikesi olduğunu uyarıyorlardı. Nitekim, Sovyetler seksen sonunda dağılma işaretlerini verirken, Kapitalist sistem Meksika krizi ve ABD finans borsa kriziyle de sinyaler veriyordu. Pazar sıkıntısı mesajları oluşmaya başladı. Bir anlamda, hem Sosyalist Sovyet yapısı dağılma işaretleri gidrek artarken, Kapitalizmin Neoliberal kurumsalşama serbes piyasa modeli de kriz eşiğine doğru gidiyordu.

Bu ikilemin önemi sonuçta şu noktada yeni ikilemin sonucunu da verdi. Sovyetler bloğu çökerken, neolibberal kapitalist yapı yeni Pazar alanı kazanması sonucu, kendi krizinin de atlatılmasına neden oldu. Hem Sovyetler çökerek resmen Pazar alanı olmasıyla kapitalist Neoliberal yapıya genişleme ve Pazar hegemonyaa oluşturdu. Buda Neolineral ilk sert fırtınanın sesizce geçiştirilmesine neden oldu. Sovyetlrin dağılması ve sosyalist blokun çökmesi, bu nedenle salt soola değil sağa da tam aksi nefes alacak yer açtı. Bu ikili konumu pek yazan olmadı. Böylelikle Neoliberal süreç yeni nenfes alanı yanında, daha serbes kuralarını uygulama fırsatı da gerçekleştirdi. Sosyalist çöküş ile demokratik muhalefetin etkilenmesi soncu birçok hakları geri alma, sömürgeleşemeği hızlandırmayı ve alternatifsiz nedeniyle yeni faşist hareketleri de seçenek olarak sunma sürecine girişildi. Ancak, başlangıçtan beri sorun görülüp ömrü kısa biçilen Neoliberal yapı çok geçmeden Asya kaplanları kriziyle beklenen iflası ilan etmek zorunda kaldı. Çin örneği ile krizi atlatma planı ise çöktü. Buda başka konu….

Görüldüğü gibi, Sovyet sınırında tek değil Neoliberal sıkışma da vardı. Birinin çökmesi ötekine yaradı. Sovyet çöküş nedenlerini gün nedeniyle birçok önemli sosyalist kişi yazdı. Yanına karşıt Neoliberal süreci eklemediği için de eksik kalındı. Bir başka eksiklik de Gorbaçov ile Reygının yaptığı uluslararası tüm anlaşmalara Batı Emperyalist çevre uymadı. Doğu Almanya yutuldu, Doğu Avrupaya Nato yayıldı, Sovyet  eski cuhmurieytlerini ddahi üye yapıldı. Oysa Gorbaçov Reygın anlaşmaları bunların yapılmayacağını içeriyordu. Bunu da pek konuşan yok. Hat ta son dönemki Ukrayna krizi, Doğu Avrupanın üstlerle doldurulması dahi anlaşmalara aykırılık olgusu vurgulatılmıyor. Son olarak Putin bunu başka dil ile hatırlatı: “dibimize dek füzeler konulurken, müdahaleler yapılırken, bizim onların topraklarına saldıracağımız söylenmesi, oldukça düşündürücüdür” diyordu. Gerçek de öyle idi. Bir eksiklikle, yapılan anlaşmalara rağmen Amerikan üstelri kuruluyor, üye yapılıyor ve Ukraynaya direk müdahale ediliyordu.

Son eksiklik de şu: Sovyet yanlısı partilerin bazıları ülkelerinde ana muhalefet çizgisine dek geldiler. Tıpkı bizdeki CTP gibi. Sovyetlerin dağılmasıyla yandaş partiler de savruldu. Kimisi tarihsel yerini braktı. Kimisi ise devam deyip kendi olanaklarıyla araştırmaya girişti: Akel bunun en net örneği, Kimisi de ulusal sol çizgide yer aradı. Yunnanistan gibi…Bazısı da sosyalizmi ret ederek, yeni neoliberal kanala geçti. İktidar için fırsaat aradı. CTP de bunun en net kanıtı. Böylelikle Sovyet tipi kapitalist ülkelerdeki iç muhalif alanlar da daraldı veya yok oldu. Bu koşullarda sosyalist hareketler arayışa girdiler. ABD de bu boşluğu doldurma adına bazen eski Sovyet yanlısı veya bazen fon ve öteki desteklerle oluşturduğu yapıları sol seçenek adıyla kendi denetiminde yönetime getirip kitleleri nefesl aldırtma ve sol aynılaşma algısıyla kulanmaktadır. Özellikle Sosyaldemokratlar ve yeni bazı gençlik yapılı sol kesimler bu alanda kulanılan yeni siyasal figürlerdir.

Kesin olan Sovtlerin yıkılmasıyla dünyada solun darbe aldığıdır.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img

Diğer yazıları

5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,216TakipçilerTakip Et
80AboneAbone Ol

YKP basın açıklamaları