Keskiner: Yollar çok kötü

Must read

Nijerya’yı incelerken – Özkan Yıkıcı

Ülkemizde oldukça Nijeryalı yurtaş vardır. Sayıları onbinin çok üstünde. Klasik K. Kıbrıs gerçeği ile tıpkı nifusu bilinmeyen coğrafyamızda, Nijeryalıların da sayısı net olmayacaktır. Üstelik,...

Yitirilen şans ve müdahaleler – Yılmaz Parlan

Rejim bir seçimde daha istediği sonucu aldı. 1958 yılından beri filmde değişen bir şey olmadı; kimi istedilerse o oraya oturdu... Kıbrıslılar hayattan ve geçmiş tarihten...

Yorumlama yapılırken, eksik bilgilenme olunca ne mi olur? – Özkan Yıkıcı

İlgili makaleyi yazmamı Cumartesi gecesi TELE 1  prokramındaki önemli anlatılar neden oldu. Rusya ile yazılarını sevrek okudğum Hakan Aksayın yönetiği ve yine dış politika...

Seçimlerden sonra ne yapılmalı? – Ulus Irkad

Açıkça söyleyeyim mi ben aslında pek fazla bir şey de beklemiyorum. Seçimler bitmiş ama birkaç sendika dışında bir hareketlenme yok. Evet, ben de yazdım,...

YKP Parti Meclisi üyesi Rasıh Keskiner, Kıbrıs Gazetesinden Serhat İncirli’nin sorularını yanıtladı, yollarımızdaki tehlikelere dikkat çekti; trafik sorunuyla ilgili çarpıcı uyarılar yaptı. 21 Eylül Salı günü Kıbrıs Gazetesinde yayınlanan haber şöyle:

Eski milletvekili ve mimar Rasıh Keskiner, ülkemizdeki yeni ya da eski yolların tamamına yakınının trafik kazalarına davetiye çıkarır durumda olduğunu söyledi. Keskiner, “Yollar kötü, artan nüfus nedeniyle sürücülerin kontrolü kolay olmuyor ve ne yazık ki Türkiye’den gelenlerin çok eski, muayeneyi geçemeyecek araçları ucuz fiyata alıp trafiğe sokması, kazalar için ciddi risktir” dedi.

Yeni Kıbrıs Partisi (YKP) Parti Meclisi üyesi, eski milletvekili ve mimar Rasıh Keskiner, KIBRIS’a verdiği demeçte, “trafikle ilgili olarak yıllarca kavga verdim, yazılar yazmaya çalıştım, olmadı, olmadı, dinleyen yok” dedi. Keskiner, “içinde insan sevgisi olan ve ülkesini çok seven her birey gibi, bu konuyla yakından ilgileniyorum” diye konuştu.

Keskiner, artan nüfusun, her alanda olduğu gibi, trafik kazalarında da olumsuz etkisi olduğunu öne sürdü.

Keskiner şöyle devam etti:

“Değirmenlik–Girne yolu çöktü”

“Bugüne kadar trafikle ilgili defalarca yazı yazdım. Çeşitli yetkiliyle görüştüm. Mecliste soru sordum, konuşma yaptım. 1986 yılında, Girne’ye ağır vasıtalar için kum havuzu yapılmasını önerdiğimde gülmüşlerdi. Oysa, bunun yapılması gerektiğini polisin trafik birimine ait raporlardan almıştım. Kendi aklımla yapmamıştım. Daha sonra bu yolu ağır vasıta trafiğine kapattılar. Ancak sonra, ağır vasıtaları Değirmenlik–Girne yoluna aktardılar. Bu yol inşa edilirken, baktım ağır vasıta için inşa edilmiyor. Normal stabilize ediliyor, üzerine asfalt dökülüyor. Gidip bizim Karayolları Dairesi’nden yetkililere şikayet ettim. ‘Biz yapmıyoruz, TC Karayolları yapıyor’ dediler. Peki kontrolünü kim yapıyor diye sordum. ‘Onu da biz yapmıyoruz’ yanıtı aldım. ‘Peki siz ne yapıyorsunuz?’ diye sorunca, yanıt alamadım. O yol şu anda mahvolmuştur. Her tarafı çökmüştür. Ağır vasıta kaldırabilecek bir yol değildi. Şimdi son derece tehlikelidir.”

“Ciklos virajının meyili ters”

Keskiner, Girne’den Lefkoşa’ya gelirken, Ciklos bölgesindeki keskin virajdaki meyilin de ters olduğunu kaydetti. “Yol içe doğru meyilli olmalı ancak burada dışa doğru meyillidir” diyen Keskiner, şunları anlattı:

“Gençler, biraz hızlı geldiği zaman burada kaza yapar. Özellikle her hafta mutlaka bir kaza olur burada. Burası ile ilgili sayısız uyarı yazısı yazdım. Kaza olur olmaz, Karayolları Dairesi elemanlarını gönderir. Demirler hemen değiştirilir. Kaza yapana da demirleri kırdığı için ceza verilir. Para cezası öder. Ama tedbir alan yok.”

“Çift yollar bariyersiz”

Keskiner, çift gidiş ve gelişli yolların ortasında bariyer olmamasının da ciddi sorun olduğunu anlattı ve şunları dile getirdi:

“Çift yollar yaptık ama ortalarında bariyer yok. Girne–Lefkoşa yolunda olmadığı gibi, Lefkoşa içinde de yok. Araçların karşı yöne geçmesi önlenmiyor. Önlenseydi, bir süre önce dört genç Ortaköy’de ölmeyecekti. Boğaz’da ölümlü kazalar olmayacaktı. Hamitköy yakınlarında geçtiğimiz pazar günü bariyer olsaydı, araç yolu geçemeyecek, direğe çarpmayacak ve bir kişi ölmeyecekti. Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkanı da bariyer yok diyor ama yeterli baskıyı yapamıyor. Yapamıyorsanız, bırakıp gideceksiniz…”

“Devlet insanını korumalı”

Keskiner, ülkemizde tehlike ikaz levhalarının, işaretlerinin de yetersiz olduğuna değinerek şunları söyledi:

“İkaz levhaları yetersiz. Sürat kameraları kazaları önleyemez. Ancak bundan daha önemlisi gençlerimizdir. Bir insan, bir genç kolay yetişmiyor. Her genç bizim canımızdır ama aynı zamanda ekonomik bir değerdir. Öyle kolay kolay yitirilmemeli, korunmalıdır. Gençtir, sürat yapar, içki içer, eğlenir. Eğlenecektir de. Bu hakkıdır. Devletin görevi, içki içen yerlerde ceza vermek için değil, koruma amaçlı bulunmak olmalıdır. Gideceksiniz, içkili gençleri araçla yakalarsanız, tekrar ediyorum, ceza için değil, korumak için karakola götüreceksiniz, taksi ayarlayacaksınız, taksinin masrafını gerekirse aileye ya da gence keseceksiniz ve evine güvenli bir şekilde göndereceksiniz. Polis tedbir almak zorundadır bu konuda.”

“İnsanı sevmek lazım”

Trafikte tedbir almak için önce insan sevgisi olması gerektiğine de işaret eden Keskiner, “Bizim memlekette insan sevgisi olsaydı, devlet tedbir alırdı… Sevselerdi, tedbir alırlardı. Ne yazık ki insanımıza değer vermiyorlar. Kapısı yola açılan otobüsü muayeneden geçiriyorlar bu memlekette… Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne de görev düşmektedir. Trafikteki sorunlarla ilgili olarak, daha aktif olmaları gerekmektedir” diye konuştu.

Çağnan: Bariyer yapılmalı, kavşaklar ışıklandırılmalı

Kıbrıs Türk Mimar ve Mühendisler Odası Başkanı Ahmet Ömer Çağnan, ülkedeki yol güvenliğinde sıkıntı olduğu gerçeğine dikkat çekerek bölünmüş yollardaki servis yollarının tam olarak bitirilmediğini söyledi.

Yine bölünmüş yollarda alt geçit eksikliği bulunduğunu belirten Çağnan, yollardaki en önemli eksikliğin bariyerler olduğunun altını çizdi.

Çağnan, yol güvenliğini artıran ve yolların bağışlayıcı olmasını sağlayan bu gibi eksikliklerin yanı sıra eğitimin de önemine işaret etti.

“İnsanlar arabalarını süratli sürdürdüğü zaman, arabasının durup durmayacağı konusunda bilinçli değildir” diyen Çağnan, küçük yaştaki çocukların direksiyon başına geçmesine izin verilmesi veya motosiklet süren bir kişinin tek tekerlek üzerinde hareket etmesinin tehlikelerine işaret etti.

Çağnan, bu konularda insanların bilinçlendirilmesi, eğitimin ilkokuldan başlaması gerektiğini vurguladı.

Ülkede yapılan yolların bir kısmının projesi ve ihalesinin protokol gereği Türkiye’de yapıldığını belirten Çağnan, çok az yolun da Kıbrıslı Türkler tarafından yapıldığını belirtti.

Çağnan, yollar yapılırken mühendis odalarından görüş alınmadığını ancak bunun da şart olmadığını ifade ederek “Ne kadar çok görüş belirtilirse iyi olur” yorumunu yaptı.

Yollar yapılırken bütçe konusunun da önemli olduğunu söyleyen Çağnan, ülkede yapılan yollara yeterince bütçe ayrılmadığı inancını belirtti.

Çağnan, şöyle devam etti:

“Bir yol yapılırken bütünüyle bitirilmesi gerekiyor. Şehirlerarası bölünmüş yollar tam olarak bitirilmiyor. Gidiş geliş yolları yapıldıktan sonra ortaya refüj olarak ya hendek ya da bordür taşı konuluyor. Bana göre ikisi de yanlıştır. Yolların orta yerden bariyerlerle ayrılması gerekiyor. Hatta üzerilerinde ışık kırıcılar olmalı. Yollardaki tabelalar da eksiktir. Standarda göre değildir. Turunçlu’ya dönülecek kavşağı yerli insanımız bilir ama yabancılar bilmez. Onları da ikaz eder şekilde tabelama yapılmalıdır.

Kavşaklarda da mutlaka ışıklandırma yapılmalıdır ki, dönülecek yer rahatça görülebilsin.

Şehiriçi bölünmüş yollarda tali yollar mutlaka yapılmalıdır. Haspolat ile Minareliköy arasında kamulaştırılmış yeşil kuşak vardır ancak kimse buna uymaz ve herkes oradan giriş çıkış yapar. Oraları da sıkıntılıdır.

Anayol üzerine inşaat yapacak kişiler servis yollarını kullanmalıdır. Ancak bunlara önem verilmiyor”

- Advertisement -

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -

Latest article

Nijerya’yı incelerken – Özkan Yıkıcı

Ülkemizde oldukça Nijeryalı yurtaş vardır. Sayıları onbinin çok üstünde. Klasik K. Kıbrıs gerçeği ile tıpkı nifusu bilinmeyen coğrafyamızda, Nijeryalıların da sayısı net olmayacaktır. Üstelik,...

Yitirilen şans ve müdahaleler – Yılmaz Parlan

Rejim bir seçimde daha istediği sonucu aldı. 1958 yılından beri filmde değişen bir şey olmadı; kimi istedilerse o oraya oturdu... Kıbrıslılar hayattan ve geçmiş tarihten...

Yorumlama yapılırken, eksik bilgilenme olunca ne mi olur? – Özkan Yıkıcı

İlgili makaleyi yazmamı Cumartesi gecesi TELE 1  prokramındaki önemli anlatılar neden oldu. Rusya ile yazılarını sevrek okudğum Hakan Aksayın yönetiği ve yine dış politika...

Seçimlerden sonra ne yapılmalı? – Ulus Irkad

Açıkça söyleyeyim mi ben aslında pek fazla bir şey de beklemiyorum. Seçimler bitmiş ama birkaç sendika dışında bir hareketlenme yok. Evet, ben de yazdım,...

Demir tavında dövülür – Ulus Irkad

1957 yılında emeği ve sol mücadeleyi savunan Kıbrıslıtürk ilerici ve sol aydınlar Kıbrıs’ta iki toplum arasındaki bölünmenin çok yanlış olacağını, savaşmak ve kan dökmek...