Bolivya’da darbeciler yargılanıyor – Özkan Yıkıcı

yazarın tüm yazıları -->
"Bu Memleket Bizim" yayınları

Sön dönemde giderek gerek askeri gerek se sivil darbe tipi otoriter rejimlere yönelik yeni faşist dalganın gidrek normalleştiğine tanık oluyoruz. Elbet, balık havızalılar, duyarsızlıklarla örülenler ile konuyla alakalı algı tutsağı halindekiler için bu gelişmenin pek farkında olmamaları da gayet normal. Sonuçta, arada bir direk askeri darbe veya ismi pek konulmasa da sivil deyişik müdahaleli darbeler gerçekleşmektedir. Bunlar, krizlerle yaşam ile yeni faşist dalga da eklenince, dünyanın otoriter faşist devlet biçimlerine yönelik seçim veya darbelerle yaşamak zorunda kalışına tanık oluyoruz.

Çok deyil, Cuma gününe geriye dönük dönecem. Tarihi 12 Mart askeri müdahaleli darbeli Türkiye ve Gazi Mahalesi katliyamının yıl dömnümüydü. Seneler geçti. Çoğu unutu. Hat da bu darbede bedel ödeyenlerin “ki bazı Kıbrıslılar da var” bunlar darbe sonrası rejimin siyasal temsilcisi halinde bulunmaktadırlar. Darbeyle alakalı konuşanlar ise yarın asır sonrası hala darbeyle yüzleşilmediği, gereken cezalandırmanın yapılmadığı ve en vahimi, konunun anlaşılmayıp, gidrek belekten sildirtilmeye çalışındığı konuşuldu. Biranlamda, darbeyle yüzleşmenin dahi yapılmadığı eleştirileri epey fazla oluyordu. Tam da Türkiye 12 Mart darbesinin yıl dönümündeki geçmişe yönelik hesaplaışmadığını konuşmaya çalışırken,uazaktan başka ülkeden darbeyle yüzleşme ve hesaplaşma haberleri geliyordu. Bolivyada yeni yönetim, önceki askeri darbe döneminde başkanlık görevinde olan kesimleri tutuklayıp yargıya gönderdiği bilgisi geliyordu. Bolivyada yeni yönetim Ekim ayındaki seçimle gelip, askeri darbe yetkililerinden görevi aldıktan hemen sonra hamlelerini yapıyor ve ülkedeki darbecileri tutukluyordu. Kolay uygulama deyil. Hemen göreve gelip daha koltuğun sıcaklığını hiseden darbecielr, birden tutuklanıyorlar. Bu gelişme elbet önemli, Hem Bolivya hem de dünya politikası için bence çok iyi bir örnek…..

Konuyu anımsayalım: yaklaşık, 16 ay önce, Bolivyada seçimler yapılır. Seçimi Morales kazanır. Fakat, sermaye kesimleri ve onların paramiliter faşist örgütler bunu kabueulenmezler. Sokağa çıkarlar. Seçimde hile olmadığını bildikleri halde, batılı emperyalist ülkeler yine de hile oldu kuşkusuyla protestoları desteklerler, daha öteye başta ABD gider. Dıştan direk katılır ve ordunun da devreye girmesiyle Morales ülkeden önce Meksikaya, oradan da Arjantine gider. Darbeciler yönetime gelirler. Fakat, halk direnişi başlar. Batı kesimi yakın zamanda seçim derler. Ancak, halk göstergesiyle seçimi yine Sosyalis hareket kazanacağı için cumtacılar seçimi hep ertelerler. Kırsal kent kuşatma ve kentlerdeki sendikal eylemlerin kısgacında cunta çaresizce seçime gitmek zorunda kalır. BYaklaşşık 1  yıllık cunta dönemi, halk direnişiyle seçime yönelir. Tüm kulanım olanaklarına karşın Sosyalist Hareket ezici çoğunlukla hem başkanlığı hem de parlementer seçimini kazanır. Böylelikle yaklaşık 1  yıllık cunta halk direnişiyle yeniden demokrasiye dönmek zorunda kalır.

Luistkari yönetime gelince, eski kamusal prokramı uygulamaya devam etmeye başlar. Bu arada darbeyle alakalı soruşturmalar başlar. Sonuçta, Cuma günü dünya, Bolivyadda cuntacı başkan ile bzı arkadaşlarının darbe nedeniyle tutuklandığı haberini duyduk. Duyarlı ve aydın sol medya haberi yayar. Merkezi ana akım kesimi ise duymazdan gelir. Daha da ileriye gidelim: Amerika bu gelişmeyi eleştirdi. Neymiş, uzalşma zamanında böyle tutum alınamazmış! Aslında, sadece Cuma günü yaşanıp söylenenler, kimlerin cuntacı olup da demokrasi sözlerinin anlamsız olduğunun da evrensel belgesini yazıyordu. Darbe yapıp seçimi tanımayıp sokakta protesto edrek iktidarı alan ırkçı faşist kesime dokulunmaması düşünceli davranışın olma yanlışını yaşıyoruz. Emperyalizmi ve faşizmin bu sistemin devlet yönetim şekli olarak seçenekleştirildiğini unutursak, böylesi tavırların neden olduğu kuşkusuna da düşeriz. Üstelik, sanki normalmiş gibi de cuntacıların tutuklanmasına karşı olma tavrını da kabullenme zoruna dek gelinir. Oysa, Türkiyede 12 Mart darbecilerinin neden sorgulanmadığını sorarsak, arkasından Amerikan gerçeğine dek gidileceği gerçeğinin de olduğu korkusunun olduğu da kesindir.****

Bolivya tartışılmaz şekliyle bir uygulama yapıyor. Darbecinin de yargılanacağını, darbecinin de batı destekli gerçeğinin ortaya çıkacağı sonucuyla, bir daha müdahale ederken, düşünülmesigerektiği mesajı da vermektedir. Aslında Çeguvera döneminde eğer Sovyetler birliği desteği kesmese,buna bağlı olarak şehirlerde başta madenci sendikasının başta verdiği yardımı durdurmasa, o  dönemden Bolivya olayı çok başka olacaktı. Zaten, bolivyadaki darbenin de nedeni, oradaki madenlere el koymanın, yabancı sermayenin girip sömürmesi için yapıldığı zaten herkes tarafından görüldü. Acı olan, bu politikaları savunarak Bolivyada reforum yapılıp, refahın artacağı ezberinin de vurgulanmasıydı. Bolivyadaki gaz ve Linyit madenlerinin önemi ortada, Bir de Çinin bölgeye girme hamlesi olunca, halkın seçimini darbeyle engeleme girişimi oldu. Klasik ırkçı beyaz faşistlerle de kitlesel sokağa dönüştürülen bu siyasal olgu; sonuçta halk girişimiyle seçim yapılıyor ve cuntacılar gidiyordu.

Halk direnişiyle giden cuntacıların elbet hesap da vermeleri gerekiyordu. Luaskara buna da hamle yapıp işi yargıya getirmek için tutuklamalara başladı. Batı, taraftarlarını savunmak için olayın yanlış olduğunu açıklıyor. ABD belli ki bazı hamleler yapmaya hazırlanıyor. Bolivya bu tip dış müdahalelere alşkın. Tüm bunlar Bolivyanın davranışıyla örnek olması yanında, yarın için müdahalelerle yeni gelişmelere de gebe olduğu malum. Bunlar Emperyalist sistemin faşist gerçekliğinin aynasıdır. Bolivya örneği ile klasik ezberletilen “bütünlükçü birlik” lafazanlığı deyil darbecilerin ve benzerlerinin yaptıklarıyla yargılanıp tarihle yüzleşmenin önemini kanıtlıyordu. Hani derlerdi ya: yaptılar ama şimdi birlik zamanı zırhı, deliniyor. Çünkü yapanın yanında kalmaması ve en vahşi tutumnu devlet gücüyle yapanların, mutlaka günü gelince bedel ödeyeceklerini de anlamaları bakımından Bolivyanın yeni yönetiminin davranışı anlamlıdır.

Kısaca, yine tarihi örneklem Latin Amerikadan geldi. Tarihle yüzleşme, darbecilerin yargılanacağı hamlesi, darbecilerin sonrasını da düşünmeleri için iyi mesajdır. Hala ne Türkiye nede bizde yapılan darbelerin tam gerçeğini biiyoruz nede gereken derslerle yüzlemiş deyiliz. 12 Mart 15 Temuz vve 12 Eylülü direk yaşadım. Hep bunların yüzleşilerek ve yapanların bedel ödemesini istedim. Hepsi unuturuldu ve onların getirdiği olumsuz koşullarda yaşamak zorunda kaldık. Onların idolojileri, kültürleriyle davranmak zorunda brakıldım. Benzerini siz de yaşadınız. Onun için Bence Bolivya olayı önemlidir. Alkışlanması ve gereğinin yapılması için de dünyanın her yerinde darbeler sorgulanıp yüzleşilmeli, darbecilerin yargılanması şart. Bununla ancak darbelerin yapılırken düşünülmesini  sağlama sonucunu getirir. Bolivya halkına selamlar. Darısı da bize ve Türkiyeye’ye…

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img

Diğer yazıları

5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,147TakipçilerTakip Et
58AbonelerAbone

YKP basın açıklamaları