Kapitalizmin demir yasalarını terk eden sistem karşıtı bir devrime ihtiyacımız var – Michael Löwy

Orjinal yazının kaynağıElyazmaları

El Yazmaları’nın Notu: Marksist sosyal bilimci ve yazar Michael Löwy ile ekososyalist hareketler, pandemi, ekolojik kriz gibi konular üzerine gerçekleştirdiğimiz söyleşiyi siz değerli okuyucularımızın ilgisine sunuyoruz.

Bundan yıllar önce ekososyalist manifestoda küresel sermayenin kaotik dünyasında sayısız direniş noktasının kendiliğinden ortaya çıktığına dikkat çekmiş, bu direniş noktalarının çoğunun yapıları gereği içerik olarak ekososyalist olduklarını iddia etmiştiniz. Bu hareketlerin bir araya gelme ve “ekososyalist bir enternasyonal” kurabilme imkânları için çağrı yapmıştınız. Aradan geçen yaklaşık 15 yılda küresel sermaye düzeninin kaotik dünyasına karşı olan direnişler hem arttı hem de yayıldı. Özellikle 2019’un sonu ve 2020’nin başları isyanlarla geçti. Bugün ekososyalist bir enternasyonal fikrinin neresindeyiz? Bunun olanakları arttı mı?

Gerçekten de küresel sermayeye karşı sosyal-ekolojik direnişte bir artış var. Köylü, yerli topluluklar ve kadınlar bu mücadelenin ön saflarındalar, buna ilaveten gençlik de: Greta Thunberg’in çağrısının ardından milyonlar sokaklara çıktı. İklim adaleti konusunda böylesi uluslararası bir seferberlik emsalsizdir. Bu bize umut veriyor, ancak fosil oligarşisinin hala iktidarda olduğunu ve kendi felaket kuralını uyguladığını bilene kadar: Bir yenilik yok. Hızla felakete doğru ilerliyoruz…

Yaratma konusunda mütevazı ama ilginç girişimler oldu, “ekososyalist bir enternasyonal” değil -bu erken olurdu – ancak uluslararası bir ekososyalistler ağı. Bu yıl başlayan en son girişim, çok umut verici bir girişim olan Küresel Ekososyalist Ağdır.

Green New Deal özellikle ABD’li radikal muhalefet tarafından, ardından da ABD sınırlarını da aşarak birçok ülkede çokça tartışıldı. Green New Deal sizin için ne anlama geliyor? Green New Deal gezegeni kurtarmaya yeter mi?

Green New Deal’ın farklı versiyonları var.

Alexandra Ocasio-Cortez ve Amerika’nın Demokratik Sosyalistleri tarafından desteklenen versiyon en ilginç olanı. Bu önergenin kabul edilmesi “gezegeni kurtarmayacak” ama iktidardaki kapitalist elitin yerleşik çıkarlarına karşı ve ekolojik bir geçiş yolunda çok önemli bir adım olabilirdi.

Bununla beraber, küresel ısınma felaketini önlemek için, fosil enerjileri tamamen ortadan kaldıracak ve anti-kapitalist dönüşüm sürecine başlayacak giderek daha radikal önlemler almak gerekecektir.

Ekolojik çöküş üzerine çalışanlar için virüs elbette bir sürpriz değildi. Böyle felaketlerin kapitalist üretim yordamının mantığının doğal bir sonucu olması yıllardır ekososyalistler dahil olmak üzere ekoloji mücadelesi verenlerin sık sık dikkat çektiği noktalar. Yine de felaketler patlak verince bu bakış açısı unutulabiliyor ve komplolar egemenlik kurabiliyor. Bu yüzden üzerinden geçmekte yarar var. Virüsün kapitalizmin üretim mantığıyla olan ilişkisi nedir? Virüsün yayılımına sebep olan şey nedir?

Enfeksiyon araştırmasında uzman değilim, bu yüzden fazla bir şey söyleyemem, ancak komplo teorileri, esas sorunlar konusunda kamuoyunun dikkatini dağıtmak için sistemin en gerici figürlerinin (Trump; Bolsonaro) başka bir hilesi.

Virüs geldiğinde onu felaket durumuna çeviren birinci sorun, elbette -tüm neo-liberal hükümetler tarafından uygulanan- hastanelerin kapatılması, doktor ve hemşirelerin istihdamlarının reddedilmesi yoluyla kamu sağlığı sistemlerinin yok edilmesidir. Trump ve Bolsonaro gibi suçlular, ülkelerinde milyonlarca ölümün yaşanmasına istekliler ve kapitalist iktisadi faaliyetin sürekliliğine her ne pahasına olursa olsun öncelik veriyorlar.

Kapitalizmin sürdürülemezliği, ortaya çıkan yıkım süreçleriyle giderek daha keskin bir şekilde ortaya çıkıyor. Marksist ekolojik bakış açısıyla yeni bir toplumun inşası nasıl mümkün olabilir?

Kapitalizm sadece sürdürülemez bir sistem değildir: Gezegeni ve dolayısıyla insanlığı tarihte benzeri olmayan bir felakete iten yıkıcı bir sistemdir: küresel ısınma, sıcaklığın dayanılmaz seviyelere yükselmesi, buzların erimesi, deniz seviyesinin -Amsterdam, Venedik, New York veya Hong-Kong’un ortadan kaybolması ile birlikte- yükselmesi ve nehirlerin kuruması.

Marksist bakış açımızdan, yalnızca, kapitalizmin demir yasalarını terk eden bir sistem karşıtı devrim, dayanışma, özgürlük, demokrasi değerlerine ve Dünya Ana’ya saygıya dayanan yeni bir toplumun, ekososyalist bir medeniyetin yolunu açabilir. Çok geç olmadan bu mümkün olacak mı? Bilmiyoruz… Ama Bertolt Brecht’in söylediği gibi: “Savaşanlar kaybedebilir, ancak savaşmayanlar zaten kaybetmiştir.”

 

El Yazmaları tarafından gerçekleştirilen bu röportaj İngilizceden Türkçeye Hasan Durkal tarafından çevrilmiştir.

- Advertisement -
- Advertisement -
5,976BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,008TakipçilerTakip Et
3AbonelerAbone

Diğer yazıları

Yurttaş mı, Tüketici mi? – Fikret Başkaya

  "Kimse özgür olduğu yanılsamasına ikna olanlar (ya da kapılanlar) kadar umutsuzca köle değildir." Goethe Yurttaş, bir ülkede yaşayan, bir nüfus cüzdanına- şimdilerde bir kimlik numarasına- sahip...

Kapitalizmin demir yasalarını terk eden sistem karşıtı bir devrime ihtiyacımız var – Michael Löwy

El Yazmaları’nın Notu: Marksist sosyal bilimci ve yazar Michael Löwy ile ekososyalist hareketler, pandemi, ekolojik kriz gibi konular üzerine gerçekleştirdiğimiz söyleşiyi siz değerli okuyucularımızın...

Neoliberal dönemde türk milliyetçilikleri arasındaki hegemonya mücadelesi: 12 Eylül’den AKP Türkiye’sine -Güven Gürkan Öztan

Türkiye’de milliyetçilik, İslamcılıktan muhafazakârlığa ve liberalizmden solun bazı fraksiyonlarına kadar değişen farklı birçok ideolojiye ve siyasi tutuma nüfuz etmiş bir zihniyet örüntüsüdür. Milliyetçiliğin sınırları...

Krizde rota belirleme: korona salgını ve dönüşüm perspektifleri – Alex Demirović

Korona virüsünün hızla yayılması ve bunun neden olduğu çok sayıda ölüm, durumun dramatik terimlerle tartışılmasının yolunu açıyor. Haftalardır haberlerin, talk-şovların gündemi, bir güvenlik ve...

Salgın zamanı – Mike Davis

Koronavirusün dünya çapında hızla yayılmasıyla, bırakın tedaviyi test kapasitemizi bile aşacak şekilde, uzun süredir beklenen canavar nihayet kapıya dayandı. Ve global kapitalizm biyolojik kriz...

YKP basın açıklamaları

Kıbrıslı ancak barışın ve işbirliğinin dünyayı rahata erdireceğin inananlar güç kazanırsa bu sorunlardan kurtulabilir

YKP Sekretarya üyesi Alpay Durduran son gelişmeleri değerlendirdi. Açıklama şöyle: Corvid-19 dolayısıyla alınan önlemler ve sonrasındaki gelişmelere sonucu bizde iktidarın hala bir isyanla karşılaşmaması gelen...

Üst yönetim alt yönetim üzerinde tahakküm edebilir

YKP Sekretarya üyesi Alpay Durduran Diyalog TV’nin yayınlarının durdurulmasını değerlendirdi. Açıklama şöyle: Şimdiye kadar şemasını da çıkarıp yönetimimizin bir devlet yönetiminden çok az ve aslında...

Bu yıl 1 Mayıs’ta sokakta değiliz ama döneceğiz!

Yeni Kıbrıs Partisi Sekretaryasının 1 Mayıs açıklaması şöyle: Bundan 72 yıl önce, 1948’de CMC madenlerinde Kıbrıslı emekçiler birlikte direnmişler, 1 Mayıs’ı birlikte kutlamışlardı… Bundan 62 yıl...