Ekonomik görüş olmayınca kör uçuş olur – Alpay Durduran

yazarın tüm yazıları -->

Halkımız önce seçtiklerinin onun oyunu almak için uğraştığını ama iyi idare nedir bilmeyenlerin de laf ebesi olarak arada durması nedeniyle onları birbirinden ayırmayıp oyunu kişisel çıkarına bakarak kullanma yarışına katıldığını anlamalıdır.

Şimdi seçim var ya hemen seçim için gerekli gereksiz atama yapma, imar planlarında değişiklik yapıp halkın ensesinden belli kişilere çı8kar sağlama ve hatta barışçı görünüp oy alma dahil fetihçi görünüp Anavatanlarının desteğini alma numaraları haberlerde yer almaya başlandı. Görüyoruz ki bu kadar yaygın oy avcılığı için ilgisiz konuları istismar etme olağan olmuş öyleyse biliyoruz ki popülizm yapılmaktadır ve siyasiler yine oyları kapıp bildiklerini okuyacaklardır. Ama alınması gereken önlemler değil adayların istediklerinin yapıldığını göreceksiniz.

Nasıl olur da anamızın sözü olan “ak akça kara gün içindir” atasözünü unuturuz! Nasıl olur da “borç yiyen kendi kesesinden yer” sözünü anımsamayız. Seçmen olmak kültür birikimimizi unutturmamalı değil mi?

Dış ekonomik işlerimizi dövizle yürüttüğümüze göre ve kendi paramızı basmadığımıza göre TL bizim paramız kadar hükmeder. Önümüzde hesaplar var ve bize TL, $ ve £ olarak para hacmini verir.

Bunlar birbirleriyle değiştirilebilir ve dış ülkelerdeki hesaplarımız aracılığı ile ithalat, ihracat gibi ödemelerimizde kullanırız. Paran varsa ve ödemeye kalkarsın almayan olur mu? Bizim bir de değil üç paramız vardır ve dilediğimiz gibi kullanıyoruz. Önemli olan bunların dünya üzerinde taşıdıkları değerleri kaybetmemeleri ve kendi aralarındaki değer değişikliklerinden de zarar görmemektir. Yoksa paraların tümü muamele yaptığımız anda ne kadar mal ve hizmet ederse o kadar hakkımızdır demekten başka şansımız yoktur. Ola da araya başka para karışırsa saklamak için o günkü piyasa değerinden bu paralara çeviriyoruz. Başında bir başka ülkenin memurunun oturmasını yadırgamadığımız merkez bankamız bu paraları aralarında değiştirir mi, birinden diğerine miktar ayarlar mı ne yapar artık kendisi bilir. Ama bizim devletimizin bankası gibi çalışmadığını biliriz. Nasıl mı?

Elbette bizim devletimizin bankası olsa devletin parasını denetlemek istemesi gereken bir meclisimiz olduğuna göre oraya giden ödeme emirlerini bütçe yasasına ve diğer yasalardaki koşullara uygun olup ödeme emri mi diye denetlemeden çek bozdurmazdı. Tabii hala meclislerin ne zaman ve nerede başta hangi amaçla kurulduğunu ayyuka çıkan kavgalarla anlattığımız zamandan bugüne unutmamışsak!

Anımsatmak için yazayım! Meclis fikri uzun ve kanlı isyanlardan sonra İngiltere’de doğdu ve krala meclisin onaylamadığı vergi koymayacağı ve devletin parasını meclis kararı olmayan yere harcayamayacağı kabul ettirildi. O zamandan sonra meclis bugünkü gücüne kavuştu. Ama bizde maliye bakanı bir çeki imzalar ve merkez bankasına yollarsa o yasal mı diye denetlemekten vaz geçti çünkü devletin maliyesinin parası varsa ödeyeceksin diye bir mektup aldı.

Bizde memurlar umursamazdır. Yani soran olmazsa o da sormaz. Örneğin fiyat istikrar fonundan ödenmesi için düşünülmüş malların fiyatları için ödeme yapılmayalı çok zaman geçmiştir ama fiyat istikrarı için kesilen paralar madem vardır bir şekilde harcanmaktadır.

Onun içindir ki fona şu kadar kesilmiştir ama fiyat şu kadarda tutulmuştur ve üretim ve refah için şu kadar yarar sağlanıştır diye biz analiz yapılmaz. Kimse de sormaz. Çünkü haksız ve Anlamsız kesintileri ödeyenler de şeriatın kestiği parmak acımaz der ve susar. Milletvekilleri mi? Öyle bir şey olduğunu sanmıyorum. Olanlar parti vekilleridir. Milletin vekili olduğunu benimsemiş kimse yoktur.

Halkımız bu gerçeklere göre bakarak anlamlıdır ki bu pandemi döneminde ekonomiyi yönlendirecek ve anlamlı bir devlet desteği sağlayacak bir düşünce ortada yoktur. Çünkü birinci saçmalık TL’yi kullanmaya dikkat etmemektir. Yani milli bir para gibi yasalaştırmaktır. Çünkü TL büyük spekülatif müdahalelere uğramakta olan bir paradır. Dövizlerin dalgalanması ile paralel dalgalanan bir para olsa resmi para olarak kullanılması yalnız bizim paramızı basmamıza bağlı olarak değerlendirilir ve görülürdü ki bizimkiler Türkiye’nin yönetiminden daha beter sorusuzdurlar yoksa şimdi acaba su bulamayacağımız günler de geliyor mu diye telaşa başlamazdık.

İnanıyorum ki bizimkilere kalsa TL’den daha beter sallanıp yuvarlanan bir para birimimiz olur ve İMF de bize yardım etmez. Biz aynaya gidip kendimize bakmalı ve bir kâğıt parçasını bastırıp para diye sallarsak onun halkın parası olduğunu unutmadan salla gitsin mi yaparız!

Ciddi olsak milli, paraya ne gerek var. Üç paramız var ve dünya yüzünde ölçülüp değerleri oluşmaktadır. Buna aykırı oluşma olursa t5ehlike var emektir. Çünkü bir avuç ülke olsak da bol alışverişi olan bir ülkeyiz.

TL bunlar arasında değer değiştirirse merak etmemeliyiz ki harcamak istersek TL’siz kalacağız. Zaten mal sahibi bizim kadar küçük bir ekonomiden bile TL kullanmayı teşvik ediniz milli hedefimize yardımcı olun diye çağrı yaptığına göre TL çoğalma eğilimindedir. Stoklanan paralar dövizler, kullanılan paralar TL olur. Ekonominin bildiği olaydır. Kötü para iyi parayı ortadan uzaklaştırır. Nereye gider? Banka hesaplarında tutulur.

Hesabımızı bu şekilde tutarsak ve merkez bankasını devralırsak seçmenimiz de sarsılmadan ciddi bir idare kurulup yaşatılması için AB’den de yardım alma sözünü seçtiklerine dayatabilirse anlık para hareketlerinde olan küçük kayıplardan başkasını görmeden işi götürebiliriz.

Dünyadaki haberler5den öğrendiğimize göre bir paralı devlet kadar iki paralı devletler de vardır. Bizimkisi varsın üç paralı olsun ve şimdiki elektronik kayıt kolaylıklarından yararlanarak (hep zararımıza kullanacak değiliz ya!) hep hesap dönemi başında üç parayı silkeleyelim e TL kullanma zorunluluğunu ortadan kaldıracak şekilde hesaplarımızı düzenleyelim. TL birikir birikmez dövizlerin o günkü serbest yani işimize gelecek kurundan diğer paralara çevirelim. Dış ticaretimizi yaptığımız hesaplara dikkat edip başka sömürü çarkları yaratmayalım.

Ancak herkes bilir ki bu düşünceler ancak yasa yapma gücü eline geçen popülist bir avuç politikacının iradesine bağlı olur. Seçmen onları meclisin denetiminde anayasaya saygılı davranmaya mecbur etmezse çare yoktur. Dünyada ödeme emirlerinin denetimini yapmayan tek merkez bankası sahibi sözde devletimiz üstüne üstelik başka bir ülkeden merkez bankasının başına müdür atanmasını kabul eder! Sonra da yaptığım yardımların boşa harcandığını görüyorum diyenlerden fırça yer!

Tek başına milli bir para kabul edeceğine herkese istediği parayı kullanması hakkı vermek neden olmasın.  O zaman kimse de para değer kaybetti diyemez demek istemem ama dümen elinizde olur. Kaybolan değer fiilen kullanılan TL kadar değer kaybeder ve elde tutulan zaman kadar olur.

Esas olan seçmenin ahbap veya arka derdi ile hareket edeceğine liyakati ölçüp ona göre görevlileri ölçüp bilen ona göre hesaba çeken idare istemesi ve sağlamasıdır.

Yoksa bir meclis toplanıp bir eski başbakan ve milletvekilinin olası suçları dolayısıyla hakkında soruşturma açılmasını kararlaştırıp dokunulmazlığını kaldıracak kadar delil bulacak ama o kişi aranmayacak ise o ülke hayır etmez. Öyle bir şey olunca normal hangi ülkede halk ayaklanması görülmez! Meclis ki muhalif muvafık tüm milletvekilleri inceler değerlendirdi başvuruyu ve dokunulmazlığın kaldırılmasına karar verdi. Şaka mı bu! Polis ne yaptı, savcılık ne yaptı? Bunlar hep şakaya mı aldı. Anayasaya göre çıkarılan yasada kimse kendisinin dokunulmazlığının kaldırılmasını öneremez diye işi ciddiyete bağlamış iken bunlar onun getirin dese getirileceği Türkiye’ye kaçacak ve nihayet kimsenin umursamadığını görünce dönüp gelecek! Akıl alacak iş değil. Bu kadar haber her hafta yolsuzluklardan bahsedecek ama en çok yolsuzluk yapma şansı olan başbakanlık yapmış bir kişi meclisten istifa ettiğini açıklayacak. Meclis de yasaya uygun incelemeyle meşgul olacak ama istifa eden o mu denetiminden başka yapılacak bir şey olmadığı gibi dokunulmazlığını kaldıranın iradesinin gereği yapılmalıdır.

Hala yapılamadı ise varsın TL kalsın, dışardan da başkan gelsin ve sonunda bir de başkanlık rejimi gelsin. Değişen olsa olsa mahpushane çeşmesinden içenler çoğalacak, çok ayıp olacaklar için de suikastlar düzenlenecek!

- Advertisement -
- Advertisement -
5,940BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,045TakipçilerTakip Et
13AbonelerAbone

Diğer yazıları

Yönetimin yapısı ve bütünlüğü – Alpay Durduran

Ülkemizde idaredeki birinin diğerinden bihaber olduğu aynı kurulda görev yapanın diğerinden habersiz kararlar ilan ettiği gibi işaretlerden çok açık meydandadır. Başbakanın sağlık bakanından başka...

Seçim davulu burada ve Türkiye’de çalarken gündem de aynı nitelikte – Alpay Durduran

Siyasetin kalitesi farklı da olsa siyasilerin çevresinde bulunan siyasi çalışmalar konu olarak çok benzer. CHP muhalefeti de hangi adayın nasıl kabul veya reddedildiği gibi...

Hükümet nasıl çalışmaya başlar – Alpay Durduran

Emret başbakanım adlı TV dizisinde İngiltere’deki hükümet çalışmaları izleyiciye zevk versin diye hazırlanan çok başarılı ve kitap halinde de basılmış bir eseri izlemiştim. Eser...

Yolsuzluk, nepotizm ve popülizm suçtur – Alpay Durduran

Yolsuzluk gangsterlerin, kara para çamaşırhanelerinin ve kâr artırma spekülasyonlarının arkasındadır. Onlarla mücadele için en etkili araç etkin ve verimli bir yönetim kurmaktır. Devlet mekanizması...

Ombudsman Emine Dizdarlı Hukuk Devleti’ni anımsattı – Alpay Durduran

KKTC iddiasına ve hukukuna göre bir hukuk devletidir. Ama yurttaşları hukuk devletini umursamaz. Açıkça görülüyor ki bir toplumun gücünü elinde tutanlar hukuk devletini umursamamaktadır....

YKP basın açıklamaları

İstirdat savaş nedenidir, savaşa hayır, yaşasın barış!

Yeni Kıbrıs Partisi Sekretaryası'nın 1 Eylül Dünya Barış günü nedeniyle yayınladığı açıklama şöyle: Bugün bölgemiz savaş, silahlı çatışma ve yeni askeri müdahalelerin ve işgallerin sürekli...

Hukuksuzluğa karşı direniş her yerde

YKP Sekretaryası mahkemelerde süren davaları değerlendirdi. Açıklama şöyle: YKP dahil birçok örgüt, kurum kuruluş COVID-19 başladığında yasaların uygulanmasını talep etti, UBP-HP hükümeti ise yasadışılığı normalleştirip...

Yarınki eyleme katılım çağrısı yaparız

Yeni Kıbrıs Partisi, yaptığı açıklama ile güneyde çalışan emekçilerin yarın düzenleyeceği eyleme destek belirtti. Açıklama şöyle: YKP olarak, Kıbrıs bölünemeyecek kadar küçüktür söylemini kurulduğu günden...