Yaşanan koşullardan, Çin ABD ekseninde Covid-19– Özkan Yıkıcı

Must read

Makalemi planlarken, Çinden gelen ve Amerikaya direk sorulan soruları Kamuran Kışlakta da Bir Gün gazetesinde okuyunca, geniş yazı yazmaya karar verdim. Ardından Duvar Gazetesinde Ümit Kıvancın makalesinin giriş bölümünü de okurken, benzerinin aynen K. Kıbrısa da konulacağına inandım. Çünkü, bir yandan yayılan Koronavirüs gerçeği ile yaşanan koşulların niteliği, olayın daha da sarpa sarmasını getirdi. Gerçekten, Kıvancın da basit dil ile anlatığı ve burada bazı eklerle tekrarlanacak şartlar, Virüsün gerçeklğinin anlaşılmasındaki olumsuzlukları da haykırıyordu. Bir anlamda, salt Koronavirüs deyil genelden yerele koşullar gerçekten oldukça olumsuzdur. Buna, algısal durum da eklenince, konuşulurken veya yazılırken, bunlara da işaret etme zorunluluğu da getirmektedir.

Covid-19 öylesi şartlarda ortaya çıkıp yayıldı ki, onca olumsuzluk ancak hayal dahi edilemeyecek konumdadır. Bilime en az önem verilip, inanca yönelnilen, bilimsel etiketlerin metalaşıp parayla diploma alınma normaliğin ünüversitelerde daha bir artışının yerleştiği günlerde yayılıyordu. İnsanların özellikle yöneticilere inanmayıp, bilimselikle deyil de yandaşlıkla pay aldığı şartları yaşıyoruz. Siyasal gücün söyledikleriyle deyil de korku veya çıkar ekseninde anlaşılması da kurumsalaştı. İnsanların bilim veya okuyarak gerçekler yerine, ceptelefon diplomasicilikle konuları anlamaları, dedikodularla bilgilenme teknikleri, önemli sorunları duymazlıktan gelip, yetmeyince de bunları konuşanları “aptal” yerine konulması, panitk ve telaşın bilgisizlikle bütünleşmesi, fırsat kulanarak kazıklama veya kazanmanın önemli ekonomik deyer haline de gelmesi gibi birçok olumsuzluk adeta toplumsal yaşam şekline geldi. Politikacıya güvenmeme, bilimsel alanların bilgi yerine sadakat ve metalaşmaya odaklaşması, bol etikete karşın sosyal örgütsüzlük oluşu da insanları ne konuları anlama nede gereken yerde duruş sergilememelerine neden olundu. Bu gibi olumsuzlukları artırmak kolay. Hele de yönetici vasfındaki kişilerin bilgisizlikle yandaşlama saydanmlaşması sonucu, söylediklerine güven duymama veya bireysel bencileşmenin adeta dar çıkarlığa hapsolması da gereken açıklamalar yapılamazken, karşıtın da keyfi algılama şekli oluştu. Buna ek olarak, hala nifusun bilinmemesi, planlama diye bir uygulamanın olmaması, sağlık sistemindeki çöküşün dibe gelmesi de soruan yük eklemektedir. Yetmezmiş gibi ülke nifusunun deyişken etnik dini yapılarda oluşu, kontrolsuz ve geniş coğrafya dünyasından gelmesi de ortak sağlık paydasının da olmamasını güçlendirdi. Son olarak, politikanın K. Kıbrısa göre deyil de Ankaranın hegemonyasına göre şekilenmesi, oradaki siyasal durumun da malumuyla, burada sorunlar kaşşısında tavır konulamamasının,koşulların adıyla dahi konuşulmamasını yerleştirdi. Tabi ki yetkili adıyla konuşanların çelişkili sözleri ve tutarsızlıklarıyla da anlaşılmaz kılınması da işin cabasıdır.******

Türkiyeleşme ile işbirlikci yönetim şekli, sosyolojik olarak mafyalaşma, tarikatlaşma ikilemli yeni durumlar da ilgili virüs bakışında kendi düşünce şeklerini oluşturuyor. Bunalr yerel birer gerçek olurken, acıdır Covid-19 yayılırken, sağlık alanında krize dönüşürken, dünya Kapitalizminin de en krizsel süreci de yaşanmaktadır. Üstelik, sistem 2008 yılından başlayan Finansman krizini yönetemediği gibi gelecek için de seçenek oluşturmadı. Böylelikle Koronavirüs yayılması ile ekonomik krize etkileri birbirine eklenerek yaşanıyor. Ekonomik alandaki Kara ile başlayan günler hem iktisat ama hem de sağlık çöküşünün mesajlarıydı. Yetmezmiş gibi, Neoliebralizimle hızlanan ve zamanında uyarılmasına rağmen, yapılandırılan sağlıkta özelleştirmenin de krizi yönetemediği de acı şekilde kanıtlandı. Sanırım, Krizi Neoliebral uygulamaların merkezi olan ABD ve Avrupada etkili olmasının da altındaki önemli neden budur. Çöken, Neoliebralizmin sağlık alanındaki ilacının da zehirlenme yaratığı kanıtlanıyordu. Kamusal hak olan ülkelerde daha kolay müdahale yapıldığı da görüldü. Çinin önce önemsememesine rağmen, sonradan harekete geçip en basitiyle kısa zamanda yaptığı hastane önemli örnektir. Karşıtı ise İtalya veya son olarak ABD de olanlardır.******

Özellikle, K. Kıbrıs ve Türkiyede oluşan isteneni konuşma veya yok sayarak olmadığı anlayışının sonucu, açıklama yapılan özellikle “olup olmama” konusunda ahalide inanınırlık pek yoktur.Bundan önce olan benzer konulardaki yasak uygulama ile yalan söyleme örneklemi, bu düşüncenin korkuyla fısıldanması da olmaktadır. Hala, açıklanan rakamlara önemli kesim inanmazken, yok denildiği anda dahi varlığına önemli insan var olduğunu söylüyordu. İşin acısı, medya da genelde bu tutumda olduğu için, onlara da pek güvenen yok. Bir anlamda sisteme güvensizlik ile kitlesel yetersizlikler kağos ile fırsat kulanmaya da tetikleme getirdi.Buna ek olarak Tatar ile Akıncı ikilemi veya Erdoğanın siyasal karşıtı akıncıyken, daha alt dereceli Tatarla görüşmesi de siyasal güvensizlikle kağosa teşvikin uygulaması gerçekleşti. Tabi ek olarak, alınan ve ardından tekrar alınan kararların dahi çelişkili oluşu, keyfi açıklamalarla kendini yalanlayan koltukcu profili olunca, zaten yetersiz bilgisi olmayan halk, daha bir telaşlı ve fırsatcı olmaya yönlendiirldi.Hele, var olan ama şimdilik konuşturulmayan tehlikeli koşullar da konuşulmadığı için gözden kaçırılırken, bunlar düşünülünce nedenli travma yaratacağı da başka konu.Bilmemek ve yönetememenin cenderesinde şimdilik debeleniyoruz.******

Koronavirüs hala yayılıp, K. Kıbrısta oldukça sığ bilgilerle ve algısal ağırlıklı güncel akışta yansırken, son günlerde olayın başladığı idiyalı Çin konusunda oldukça tahmin edilip konuşulmayan bilgiler de çıkmaya başladı. Zaten, son dönemlerdeki Virüslerin özellikle Çinde başlaması hep kuşkuları oluşturuyordu. Özellikle de ABD Çin ekonomik ticari savaşların tırmandığı bu günlerde, her ne kadar, Çin denilip barıkılırken, başka sızmalarla olayın yönü Amerikaya doğru kaydı. TELE 1  Haberlerinde kısaca verilen, Bir Gün gazetesinde Kamuran Kışlakın daha geniş yazdığı haberde, olayın daha önce Amerikada görülme ihtimalini tartıştırmaya başladı. Üstelik, benzer konu Amerikada yönetime soruldu. Zaten, baştan beri Balık pazarından çıktığı söylenen Covid-19 virüsünün, orada koşullarının olup olmadığı hep tartışıldı. Sıızan bilgiler ise Amerikada bu virüsün görüldüğü, ancak, başka sentomlarla geçiştirildiği idiyaları ortaya saçıldı. Çinin ilgili yerleşiminde yapılan Askeri olinpiyatlarda da Askerlerin bu virüsü buraya braktıkları belirtilmektedir. İşin acısı, Çin bilim kesimleri ısrarla ilgili virüsün Çin kaynaklı olmadığını ısrarla açıklıyuorlardı.

Konu, idiyadan Çin dışişleri yetkilisinin Amerikalılara bu soruyu sorarak politik alana çıkardı. Çinden önce ilgili virüsün Amerikada olup olmadığı soruları etrafta sınırlı olsa da tartışılıyor. Tabi şunu düşünelim: kolay deyil ABD kontrolu medya ve ortak mütefikleri, böylesi olayın olması dahi onları onu öne çıkarmalarına engeldir. Nasıl ki geçen yazımda da belirtiğim gibi irana koydukalrı anbargoyla ilaç yapımındaki olumsuzlukları dünya yine konuşmuyorken, rakip Çin için de pek de yazıp tartışmak isteyen kesimin az olacağı kesin.Ayrıca, Uluslar arası Sağlık kuruluşuna başta Amerika yapılan katgıları azaltırken, ülkeleri sağlığı piyasalaştırması dayatmaları da yapılıyordu. Yine Suriyedeki yüksek sesli kimyasal kulanım sonrası, tersi çıkınca nasıl ayni derecede haber yapılmama çok tehlikeli örnekler de daha dün yaşandı.

Çin, yapısı icabı bu konunun üstüne gidiyor. Bilimsel gelişmişlik ile kamusal sağlık yapısı nedeniyle ilgili konuda araştırma yapma yeteneği de vardır. Koronavirüs olayı çokca “rüyalaştırılan” ABD sağlık yapısının da iflasını yeniden kanıtlıyordu. Üstelik, kendi grip olaylarında onbinlerce insan ölürken, özelleştirme sigorta uygulaması nedeniyle, sadece “Kayıtlı” ölenler şöylesine deniliyor. Bir de kayıtsızlar var ki milyonlarca yoksul sigortalı olmadığı için de bilgileri de kayıtsız haldedir.***

Aslında, Covid-19 olayı Neoliberalizmin Dünya bankalı, İMF destekli sağlık sisteminin de iflasının resmidir. Ne garip; bir Neoliberal Kapitalist yapının hem ekonomik, hem sağlık ve hem de demokratik iflasını birlikte yaşıyoruz. Bu seçeneksizlik nedeniyle de şimdilik otoriteleşme ile faşizmin devlet biçimi olma sürecine de girdik. Belli ki bu virüs sonrası öteki etkenlerle birlikte, ayni yapı devam edemiyecek. Bunun şekli ise insanların da örgütlü yöneliş şekliyle belirlenecek. Yarın virüs etkisini kaybedince, artık kalınan yerde olmayacağız. Benzer sancılarla neyazık ki çaresizlik, fırsat ile telaşı K. kıbrısta yaşarken, yönetimdeki etkisizlik ile muhalefet cılızlığı merkezinde de sıkıştık. Ek olarak da şovenizim ile kapıların dahi nasıl kolayca kapatılıp traftarlaştığı da yaşandı. Bunlar hep yeniden sağlıktaki çöküş ile belirlendi.Ama, biz daha neyin ne olduğunu bilememe ekseninde çaresizce ordan oraya savruluyoruz. Kocaman fonlu örgütlerimiz ile tatil ve eğlence olmadığı için etrafta yok. Var olanlar da malum.Ne diyelim: koşullar böyle.

- Advertisement -

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -

Latest article