Son siyasal gelişmeler: PEŞKEŞ TÜM HIZI İLE DEVAM EDİYOR

Must read

Kıbrıs’ın kuzeyinde geçen hafta gündem yoğundu.

Sağ partiler üzerine konuşmak bu aralar moda. UBP içindeki tartışma ve DP kongresi üzerine dedikodu yapmak revaçtaydı. DGP ve ÖP birleşmesi tartışması konusu ısıtılıp soğutulma ritmini sürdürdü. İki partinin muhtelif partilerle birleşmesi de gündeme getirildi. Hepsi reddedildi ama hepsinin de Ankara turları devam etti.

UBP erken seçim yok derken birden seçime yatırım olarak algılanacak işlere girişti, istihdamlara ağırlık vermek, bazı sendikaların gönlünü almak gibi girişimler yapması erken seçim dedikodularını alevlendirdi. Ama geniş bir insan kesiminin seçimler olsa da bir şey değişmez demeyi yaygınlaştırdığı da görülmekte…

Ama herşeyin ötesinde peşkeş devam ediyor.

Paranın karası akı olmaz diyen zihniyeti Türkiyeli yatırımcı için güvenlik soruşturmasını kaldırdı. Uzun zamandır burada çeşitli mafya gruplarının birçok iş yaptığı biliniyor ama bunlara her defasında bazı kılıflar uyduruluyordu. Artık bu kılıf uydurmalara gerek kalmasın diye mafyanın önünü açmak amacıyla Türkiyeli yatırımcı diye maskelenen mafya için güvenlik soruşturması kaldırıldı.

Bu nedenle geç kalmış bir şekilde Kıbrıslı Türk sermaye kesimleri de tepkilerine dile getirmeye başladı. Onların da varoluş kavgasından bahsetmesi ilginç oldu.

Peşkeş çekme konusu çöp alanında da devam ediyor. Dikmen Çöplüğü ciddi sorun yaratırken, çöplükten çok çöp toplama ve toplananların ne yapılması gerektiği tartışması olduğu unutuldu. Avrupa Birliği finansmanı ile yapılan master plan ve ilk hazırlıklar rafa kaldırıldı ve birden vahşi depolama ve yakma, katı atık yönetiminin ana metodları olarak benimsendiği açıklandı. TC’den gelen bir firmanın getirdiği öneri üst düzey bakanların katılımı ile gündeme alındı ve adı geçen firmaya verilmeye çalışıldı. Son gelen tepkiler üzerine ihale iptal edildi. Bu arada Boyacı’nın üniversitesi de mahkemeden durdurma ile ilgili ara emrini aldı. Katı atık yönetimi ile ilgili kuşkulanan artık Avrupa’da hızla vazgeçilen yakma metodunda kullanılan 2. el

AB finansmanları ile iş yapmayı bir türlü içine sindiremeyen bugünkü yönetim iş ola raporlar, master planları hazırlatmakta ama uygulamaya gelince TC’den gelen projeleri hayata geçirmekte…

Bir süre önce su ve atık su yönetimi konusunda master plan hazırlanmıştı ama bunun içinde Türkiye’den su getirilmesi yoktu. Yapılan master planındaki atık su yönetimi bir şekilde hayata geçerken, diğer kısımlar bu şekli ile kadük oldu.

Katı atık uygulamasında da benzer sorun ortaya çıktı. Yerinde ayrıştırılarak ve bölgelere kurulacak transfer istasyonları aracılığı ile Güngör’e gelmesi gereken katı atıklar için çıkılan ihalede buna yönelik hiçbir şey yer almadı. Herkesin Avrupa’da hızla terk ettiği, ciddi kontrol gerektiren yakma metodu bizimkilere vahiy indi, uygulama için düğmeye bastılar. Ancak ne olduysa bir daha vazgeçip yeniden ihaleye çıktılar.

Bu yaşanan akıl karışıklığı birden fazla ayni anda, ayni konuda farklı emir alan robotun çıldırmış halinden başka bir şey değildir.

Ercan konusu da diğer dikkat çeken başlık… “Yenilenerek uluslararası standartlara yükseltilen Lefkoşa Ercan Havaalanı 10 Mayıs 2004′te yeniden açıldı. İki yıla yakın bir süredir kapalı olan Ercan Havaalanı’na, 19 trilyon liralık yatırım yapıldı” açıklaması 8 yıl önceye ait.

Son 2-3 yıldır Ercan’ın özele devredileceği konuşulmaktaydı ama kamuoyu önünde bu konu ciddi ciddi hiç tartıştırılmadı.

Geçen hafta içinde yeni Ercan Havaalanı terminal binası çizimleri internette dolaşmaya başladı, daha sonra bazı gazetelerde detaylar yayınlandı. Bu detaylarla ilgili hiçbir açıklama yapılmadı.

İddialar odur ki, eski terminal kullanılmaya devam ederken, yap işlet devret modeli ile yeni körüklü terminal inşa edilecek. Bununla ilgili ihale de Ocak sonu sonuçlanacak!

Ama hikayenin devamı daha ilginç. Yeni terminal binasının olması gereken alanda askeri birlik olduğu için, bu birlik binaları ile birlikte Beyköy yakınlarındaki bir alana taşınacak. İhalenin içine bu taşınma ve asker için yapılacak yeni binaların konduğu da belirtilmekte…

Lefkoşa’da, Mağusa’da, Girne’de, Omorfo’da şehirlerin içindeki askeri birlikler trafiğin düzenlenmesinde, şehir planlanmasında engel teşkil ederken, bunların taşınması reddedenler, Türkiye’den bir firmaya verilmeye çalışılan Ercan için askeri birliği taşımayı kabul etmesi dikkat çekiciydi.

 

Yeni havaalanı projesi üzerine

Konu ile ilgili Kıbrıslı Gazetesinin yayınladığı haber şöyle:

Bakan Saner, 152 bin metrekare büyüklüğünde, 8 körüklü, 8 milyon yolcuya hizmet verebilecek yeni Ercan’ın dizayn edileceğini, işletme hakkının da yap-işlet-devret modeliyle özel bir firmaya 20-25 yıllığına verilmesinin planlandığını açıklarken, Ercan Havaalanı’nın yap-işlet-devret modeline uygun olarak verilmesi düşünülen firmayı da işaret etmiş oldu.

 

AK PARTİ’NİN MİMARI

Kıbrıslı gazetesi, Bakan Saner’in açıklamalarından sonra yaptığı araştırmada, yeni Ercan Havaalanı’nın mimari projesini çizen ödüllü mimar Emre Arolat’ın AK Parti’ye yakın bir mimar olduğunu belirledi.

Arolat’ın Türkiye’de AK Parti’nin yaptırmış olduğu havaalanları ile kamuya ait binaları, Sabiha Gökçen ve Dalaman Havaalanı gibi havaalanlarının yanı sıra, AK Parti’ye ait belediyelerin de binalarının mimari çizimlerini yaptığı öğrenildi.

 

ERDOĞAN’DAN ÖVGÜ

Mimari çizimleri ile ödül kazanan Emre Arolat’ın Ercan Havaalanı ile ilgili projeyi hangi şirkete veya kimlerin adına hazırladığı merak konusu olmakla birlikte, sürekli olarak Erdoğan’dan övgü dolu sözler alması, projenin AK Parti’ye yakın bir şirkete ait olabileceği kanaatini doğurdu.

Yalova Raif Dinçkök Kültür Merkezi’nin açılışında, Recep Tayyip Erdoğan’ın övgüsüne mazhar olan Arolat’ın Sabiha Gökçen, Dalaman Havaalanı, Ali Sami Yen, İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediyeleri’nin merkez binalarının yanı sıra Eyüp Belediyesi’nin yaptırmış olduğu Cazibe Merkezi binasının da mimarlığını yaptığı öğrenildi. Arolat’a bu nedenle Eyüp Belediye Başkanı İsmail Kavuncu ödül de vermişti.

 

TAV ADINA ÇOK ÇİZİM YAPTI

Emre Arolat, Türkiye’in önde gelen şirketlerinden TAV (Tepe AKfen) adına birçok mimari çizim gerçekleştirirken, yalnız Türkiye’de değil Türkiye dışındaki bazı havaalanlarının da çizimini gerçekleştirdi. Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Hamza Ersan Saner’in Ercan Havaalanı’nın özel bir firmaya 20-25 yıllığına verilmesinin planladığını söylemesinden hemen sonra, Ercan Havaalanı ile ilgili projenin Emre Arolat tarafından hazırlanması ve Ercan Havaalanı ile ilgili teferruatlı bilginin verilmesi, gözlerin TAV’a çevrilmesine neden oldu.

- Advertisement -

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -

Latest article