CAMİLERDEN DERGAHLARDAN BAŞBAKANLIKTAN KAN DAMLAR – Alpay Durduran

Must read

BM Barış Gücü’nün görev süresini uzattı, Kıbrıs sorununun hikâyesi yine anlatıldı – Alpay Durduran

Bize anlatılan yalanları bir kez daha anlamak isteyene bedavadan ders gibi anlattı. Daha dün televizyonlardan mecliste Kıbrıs sorununu değerlendirmesini yapan UBP sözcüsüne göre BM...

Oydaşmacı demokrasi – Ulus Irkad

Şimdiye kadar demokrasiler veya seçimler hep çoğunluğun haklarını savunmak olarak tarif edilmiştir. Oysa ki 21. yüzyılda demokrasi demek azınlığın haklarını savunmak, en az çoğunluk...

Bu ülkede hiç demokrasi oldu mu? – Ulus Irkad

Eğer çıkıp da bir eleştiri yaptığınızda birileri sizi tehdit ediyorsa, güvenliğinizden devamlı şüphedeyseniz ve hele hele bir yazı veya konuşma yaptıktan sonra devamlı olarak...

Hukuksuzluğa karşı direniş her yerde

YKP Sekretaryası mahkemelerde süren davaları değerlendirdi. Açıklama şöyle: YKP dahil birçok örgüt, kurum kuruluş COVID-19 başladığında yasaların uygulanmasını talep etti, UBP-HP hükümeti ise yasadışılığı normalleştirip...

Bundan yıllar önce idi. Bir filozofumuz Şeyh Nazım’ı konuşturmuştu. Dergiden okudum Şeyh cumhuriyetçilerden pek hoşnut değilmiş. Amma esas dikkatimi çeken cumhuriyetçilere kızmasının sebebi idi. Cumhuriyet Türkiye’si Osmanlı kadar yer işgal edememişmiş!

İnanılacak gibi değildi. Evrensellik iddiasında olan bir dinin şeyhi işgallerden bahsederek iki idareyi karşılaştırırken işgal ettikleri toprağın miktarı ile onları ölçüyordu.

Bu hafta da Güney’deki baş papazın Hitler bıyıklı resmiyle haberler verildi. Papaz Kıbrıs ırkının sulanmasına karşı imiş. Elam ile görüşleri çok miktarda örtüşüyormuş. Şeyh’in gavurları öldürün diyen konuşmasını videodan izleyince doğrusu bize ne haller olduğunu düşünüp şok oldum. Rum’u Türk’ü ayni kafa derken tek tesellimiz Hristofias’ın ırkçılık ile ilgili sözleri oldu. Hele Talat’ın da Şeyh’in gidip elini öptüğünü duyunca neyimiz kaldı. Yoksa papaz’ın bile öldürün demediğini sadece yabancıları istemediğini söylediğini de teselli mi sayalım.

Müslüman hala fütuhat rüyaları görüyor, başında kavuklarla dolaşanlar Allah ve kulları değil ümmet falan da değil bayağı milli yurtsever düşüncelerle doğup büyüyor ki ilk ağızlarını açtıklarında ölüm dökülüyor.

İrsen beyin hanımı da politikacı oldu da konuşmaya başladı. Domuzdan post Gavurdan dost olmazmış! Açtı ağzını neler olduğunu gördük. Bin gavur kellesi bir kin ödemez diye devam etseydi şaşırmazdık artık, çünkü söylediği bir atasözü ve Türk’e Türk’ten başka dost yok sözüyle devam eder.

Tabii İrsen ulu orta böyle bir şey demez ama evinde konuştuklarını kendi bilir. Her halde eşini aydınlattı mı diye sorgulayacak olsak işte böyle aydınlattı sonucuna varırız. Değmez. Lakin Kıbrıs’ın geleceği için onun oradan ayrılmasında yarar vardır. Böyle laflar edilen bir evden başbakan benimsemek çağdaş insanlarımıza hakaret olur.

İçimizden bazıları bir gene de iyiyiz ama Rumlar diye çok laf ederler. Bunları görünce hala Türklerin daha iyi olduklarına inanıyorlar mı? İnanıyorlarsa bu Ada’da bir sorun vardır demektir.

Gülin hanım hiç de hazırlıksız yakalandığı için sürçü lisan etti denilemez. Hazırlıksız yakalanmıştır ama içindekini söylemiştir çünkü böyle bir zamanda bunu söylemezdi. Açıkgözlüğü benimsemişlerdendir ki bu sahada Rumların görüşmeleri zora sokan işlerinden bahsediyor. Güya o da görüşmelerde sonuç alınsın diye dua etmektedir. Halbuki domuzların arasında yaşamasını istemek haksızlık olmaz mı madem ki post çıkarılmaz.

Halimiz böylece ortaya çıktıktan sonra Egemen Bağış’ın bunlar değil devlet kabile bile olamadılar lafını içimize sindirmeliyiz. Ancak onun da balık gözlü bir ifade ile bunları söylediği zamanda TRT haber kanalında ölen Atatürkçü doktor hanımın Ergenekon sanıkları arasında olması nedeniyle ele geçirilen çok önemli ve gizli (!) mektuplarından anlatılan dehşet verici ifadeler diye anlattıklarını dinledim. Devletin bu maskaralığını izah mümkündür. Devlete musallat olan tarikatlar kadına olmadık yakıştırmaları halkın parası ile yapıyor ve hazinesi emanet edilen halkın parası kullanılıyordu. Ne olmuş: Kadın CHP’nin eski başkanını uygun bulmuş ki değiştirilmesini istiyor. Bu bir komplo, Baykal’ı devirmek için tezgah  diye uzun uzun TRT haber dönüp dönüp anlatıyor.

Onun için böyle bir devlet tutumunu halka musallat eden AKP’nin bulunduğu ve nerede ise rakipsiz seçim favorisi olduğu bir ülkede devlet var kabile yok demek olası mı!

Olsa olsa keçi koyuna güldü hikayesi olur.

Hristofias yasaklayıp da yeraltına saklayacağına Elam’ı denetlediğini ve ona kamu mallarından destek yapan kiliseye ders verdiğini görürsek kabile değil devlet olma yolunda ilerlemiş olduğuna inanacağız. Hele Elam gibilerle aşık atana Evroko ve DİKO’dan insanlarla alakayı kesip siyasi mücadele açarsa bu devletin çağdaşlaşmasına hizmet eder. Gene de Denktaş bile “Rum tarafında bile böyledir” diye demokratikliğin ölçütü olarak Kıbrıs Cumhuriyetini kullandığını unutmayalım.

Yabancı düşmanlığını menfaat için kullananlara direnmeyi öğrenmemişsek zaten başka şeylerden de yakayı kurtaramadık demektir. Vah bize.

Başbakan hanımı bile gavurdan dost olmaz diye nutuk atarken yüreğimiz kanamaz da ne yapar!

Önceki İçerikMASAL HALA DEVAM EDİYOR
Sonraki İçerikNüfus sayımı şart
- Advertisement -

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -

Latest article

BM Barış Gücü’nün görev süresini uzattı, Kıbrıs sorununun hikâyesi yine anlatıldı – Alpay Durduran

Bize anlatılan yalanları bir kez daha anlamak isteyene bedavadan ders gibi anlattı. Daha dün televizyonlardan mecliste Kıbrıs sorununu değerlendirmesini yapan UBP sözcüsüne göre BM...

Oydaşmacı demokrasi – Ulus Irkad

Şimdiye kadar demokrasiler veya seçimler hep çoğunluğun haklarını savunmak olarak tarif edilmiştir. Oysa ki 21. yüzyılda demokrasi demek azınlığın haklarını savunmak, en az çoğunluk...

Bu ülkede hiç demokrasi oldu mu? – Ulus Irkad

Eğer çıkıp da bir eleştiri yaptığınızda birileri sizi tehdit ediyorsa, güvenliğinizden devamlı şüphedeyseniz ve hele hele bir yazı veya konuşma yaptıktan sonra devamlı olarak...

Hukuksuzluğa karşı direniş her yerde

YKP Sekretaryası mahkemelerde süren davaları değerlendirdi. Açıklama şöyle: YKP dahil birçok örgüt, kurum kuruluş COVID-19 başladığında yasaların uygulanmasını talep etti, UBP-HP hükümeti ise yasadışılığı normalleştirip...