Brezilya ve Uruguay seçimleri – Özkan Yıkıcı

Must read

Sayın Akıncı ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine giderken – Ulus Irkad

Cumhurbaşkanlığı seçimlerine giderken 46 yıllık statükonun da pandemi katalizörü ile çağdaş dünyaya, evrensel hukuka ve siyasal andlaşmalara ayak uyduramamanın getirdiği sorunlardan ötürü fireler verdiğini...

Akıl tutulmasıdan fırsatçılığa – Özkan Yıkıcı

Yaklaşık 6  aydır, Kovit salgınıyla kalkıp yatıyorouz. Daha başlangıçtan, başarı hikayeler de uçuşuyor. KOltukcular “yiyi yönetiklerini” muhalefet de “halk dalkavuklukla” ayni masalı taşlandırıp duruyor....

Gerçekleri inkâr etmenin algılanması – Özkan Yıkıcı

Bilimi immkar edersek, gerçeklerden koparsak, haberde bilgi yerine algıyla iletişim yapılırsa, sonuçta banbaşka bir dünya oluşturulur. İmkar, ret ve algı cihaletiyle kurgulanan siyasal idolojikleşme...

Libya’dan Bahreyn’e Ortadoğu – Özkan Yıkıcı

Libyada oldukça karışık gelecek gelişmeler oluyor. Konuyu takip etmeyenler için, anlamakta zorlanma olması doğaldır. İki önemli paradoksal koşul vardır: Libyaya önemli derecede dış müdahale...

Kıbrıs ile yaşar, arada bir etrafa bakar, yetmez ise şöylesine Avrupaya açılıp bazı konferanslara katılarak bir sol ezber oluşturursak; sonuçta hep bir eksiklik kalır. Şunu dahi unuturuz: Arap ayaklanmaları döneminde Mısır solcularından birisi Avrupalılara “biz sizden öğrenmeye geldik* Oysa siz bırakın deneğim öğretmeyi, bizdeki egemenlerle işbirliği yapıp, bize karşı durdunuz” eleştirisini yapmıştı! Haydi, bunları da bırakalım; bizde bol bol sol tabela koyup ahkâm kesen de çok. Fakat nedense hep tabelaya takılıp “böyle solcu olmaz* solculuk buysa ben yokum”  eleştirilerine takılırız. Her Kuramı olduğu gibi; sol deneğimi de adeta ya buradakilerle veya daha çok Neoliberal seksenli algılarla tartışıyoruz. Bir de aradabir eski deneğimi olup günümüzde nostajik söyleyenlerle sosyalizmi anlamaya uğraşırız. Nedense; günümüz solunun deneğimleri, geçmiş ile yüzleşmeyi pek yapmak istemeğiz! Hep kendi kurgumuzla biraz da yaşamsal boşluğu doldurtma solu ile sosyalizim yapıp gideriz. Galiba biraz takıntıya takılıp konuyu unutuyorum!

Son dönem özelikle Ortadoğu coğrafyasında inanılmaz gündemlerle uğraşmak düşüncesinde kalıyoruz. Emperyalist projenin bataklığa takılıp arayışlalrla müdahale edişi; Kobani gibi önemli bir direnişin yaşanması; sistemin yaratığı IŞİD gerçeği; Türkiye de Cumhuriyetin yıldönümü ile gelinen dini piyasal otoriter İslami piyasa modelinin artık kanıtsanan günceleri iler uçuşup gündem yaratıyoruz. Daha çevremizi dahi anlamazken; yine de ülkemizde özelikle sağ kesim dahi, kendilerince koydukları sol eksenli birileri ile sosyalizmi yargılamaya uğraşıyorlar. Düşünsel ve örgütsel olarak şu aşamaya hala gelemedik: birilerinin pratiğini veya oturduğu yelpazeye bakmaksızın; onların istediği gözle solculuk tartışması yapıp duruyoruz. Nitekim işbirlikci uygulamada CTP örneği ile piyasacı ilhak adımcısı politikarlarını görmezden gelip; onları solculuk beklentisi ile hala tartışıyoruz. Neoliberalizimden tutun işbirlikci pay kapuşaricilik durumlarına rağmen; hala CTp sol parti olarak başlayan ve beklentilerle olanların çelişkisinde bocalayıp duruyoruz. Daha sıralacağım birçok nedenle; burada dünya pratiğinden kopuk, kendine has klişelerle bir sol garip ironik güncelik savurganlığı yaşanıyor. Oysa bunları klonuşurken şu gerçekten de hep kaçtık: dünyada da yenilen ve Emperyalist neoliebral kısgaca takılan ülkeler vardır* Yine de onlarda bazı deneğimler oluyor. Doğrusu yanlısı biryana; yine de sol adına  yapılanalr ve onlardan alınacak derslerle ancak sosyalist hareketler ileriye yönelik planlamalar örgütlenmeler yapabilir. Latin Amerika solu ikibinlerden beri böylesi çeşitli deneğimler yapıyor.***

Hafta sonu Berezilya ve Uruguay da başkanlık seçimi yapıldı. Herikisinde de sol adaylar seçimi aldı.Yaklaşık 13 yıldır uygulanan sol piyasa karşımlı uygulamalarl heriki ülke de seçimi sola kazandırdı. Brezilya kendi modeli ile 12 yıl işçi partisine başkanlığı kazandırırken; Uruguay uzun zamanın Muhavazakar yönetimini önceki seçim ile kırarak Tupomaro gerila liderini başkan yaptı. Şimdi de yine ayni itifakın adayını başkan seçti. Seçim sonuçları elbet önemlidir. Hele Ortadoğu ekseninde dinin vahşeti çeşitli katliyamlarla ve savaşlarla yaşandığı çevremizi düşüncek olursak!

Zaman zaman daha önceki yazılarımda da yazdım: Latin Amerika ülekeleri ilk Neoliberalizimi uyguladılar. Aynen Türkiye de solu ezrek ve askeri darbelerle.Üstelik ordaki katliyam ve baskıların faturası Türkiyenin çok daha fazlasını da yaşadılar. Onbinlerin kayıp ve katledilmelerinden sözediyoruz! İlk Neoliberal yapılanmalar yukarda seçimlerini yapan Brezilya ve Uruguay da oluyordu. Yine de onca yıkıma rağmen; Latin Amerika halkları ayağa kalkıp solun yeniden toparlanmasına da girişti. Nitekim Venezuela ile başlayan sol seçim zaferleri, artık bölgenin nerdeise tüm ülkelerine rüzgar gibi yayıldı. Kendilerine yeni deneylerle siyasal rota çizdiler. Brezilya piyasa modeli ile sosyal politikalar anlayışını Lula ile geliştirdi. Vergielri üst sınıfa artırma,kamusal bazı girişimler le yoksulara daha iyi olanaklar sağlama sosyal politik anlayış uygulandı.Bazı yeni politik açılımlarla hem Latin Amerika hem de “çevre” Breyk denilen yeni yelpazenin de mimarlarından oldu. İMF Dünya bankası karşıtı bazı kurumsalaşma arayışlarına giriştiler. Lula girişi sonrası ise Brezilya genelikle sol farklı kesimlerle önemli tartışmaları da gündeme soktu. Nitekim: son seçimlerde ilk 3  sırayı sol etiketli partielrin alması da Brezilya halkının nedenli çeşitli yapıları yaratığının da kanıtıdır.

Uruguay ise resmen asrın Muhavazakar veya darbe yönetimleri cenderesinden solun itifaklarla oluşturduğu birliğin birlikte davranması ile son dönem seçimleri almaya başladı. Tupomaro eski gerila liderini dahi başkan yaptılar. Son seçimi de yine sol itifakın birlikteliği ile kazandıalr. Birçok küçük denilecek sol kesimin birlikte itifaklaşıp davranması ile seçimleri almaya başladılar. Uyguladıkalrı kamusal açılım ile sosyal dengesizliği azaltma politikaları Uruguay için yeni bir soluk aldı. Tupomaro eski başkan özelikle kendinin devrimci olduğunu; ancak öncelikle Neoliebral yıkımı azaltmak gerektiği analyışı ile iktidarını tamamladı. Aldığı maaştan tutun yaptıkları ile dünya gündemine kendinden söz etirdi! Eğitim başarısı, sağlıkta kamusal yayılmacılık, düşük maaşlılara artışlar ve benzer politika ile üretimi yoğunlaştırma sonucu; Uruguay daha dengeli eşitlikler oluşturdu.

Konu ile ilgili her iki ülke için de yeri geldiğinde bu sitede ve Ortam gazetesinde yazılarımı bulmanız mümkün. Sonuçta Latin Amerika ikibinlerden beri kendine has solun yeniden canlanması ile birtakım deneğimler yapıyor. Bunların önemlilerinden olan Brezilya eski kadın gerilayı yeniden başkan seçti. Hem de halkın bizat yaptıklarını bazen  protesto ederek de!Burdaki gibi değil; parti kazandı haydi susup koltuktan düşmesin düşüncesi olmadı! Rusofun en önemli protesdocularının kendine oy verenler olduğunu söylesem; eminim burada acayip gelecek. Hele de CTP ye dokunmayın sendikacılarına çok garip takılacaktır! Ama Brezilya böylesi bir halk ekseni de vardır.

Kısaca; hafta sonu Brezilya ve Uruguay seçimini yine sol kazandı. Tıpkı daha önce Bolivyada olduğu gibi. Uygulanan politikaların elbet hem övülecek ama hem de eksiklikleri hatta anlayış yanlışlığı nedeni ile eleştirilecekler de vardır. Ancak; Latin Amerika askeri darbelerin yıkımından ve neoliberal ekonomik yapılanmadan sıyrılma amacındadır. Sol kesim de deneğimlerle bazı siyasal başkalaşımalr yaratmaya çalışıyor. Bizdeki gibi “değişmez” denip solun işbirlikci ilhakcı olma noktasına gelmedi. Kıbrıs dar ortamdan veya Türkiyeleşen ufak gözlükle solu anlamak elbet olanaksız. Latin Amerika veya diyer ülke solunu izleyip, bundan dersler ve burada olasılıkalrı tartışma sürecine mutlaka sosyalistlerin girmesi gerekir. Sesiz veya seyahlı kongreler katılımcılıkla bunlar anlaşılamaz. İşte Berezilya, işte Uruguay; Yok yetmez derseniz; “Garantör”  Yunanistan örneği! Yok Ortadoğu dersi isterseniz; Tunus ve  Mısıra bakın. Mutlaka heryerden alınacak ders öğrenilecek deneğim vardır.Yok olmaz “biz kendimizi aynada bakıp, dünyaı ağamıza getireceğiz” derseniz; Ctp gibi Neolibeeralizmin alahına takılırsak; İsmail Kemal gibilerinden dünyaı öğrenip solculuk bildiğimizi sanırsanız; işte günümüzü yaşayan solun ötesine geçemezsiniz!

- Advertisement -

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -

Latest article

Sayın Akıncı ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine giderken – Ulus Irkad

Cumhurbaşkanlığı seçimlerine giderken 46 yıllık statükonun da pandemi katalizörü ile çağdaş dünyaya, evrensel hukuka ve siyasal andlaşmalara ayak uyduramamanın getirdiği sorunlardan ötürü fireler verdiğini...

Akıl tutulmasıdan fırsatçılığa – Özkan Yıkıcı

Yaklaşık 6  aydır, Kovit salgınıyla kalkıp yatıyorouz. Daha başlangıçtan, başarı hikayeler de uçuşuyor. KOltukcular “yiyi yönetiklerini” muhalefet de “halk dalkavuklukla” ayni masalı taşlandırıp duruyor....

Gerçekleri inkâr etmenin algılanması – Özkan Yıkıcı

Bilimi immkar edersek, gerçeklerden koparsak, haberde bilgi yerine algıyla iletişim yapılırsa, sonuçta banbaşka bir dünya oluşturulur. İmkar, ret ve algı cihaletiyle kurgulanan siyasal idolojikleşme...

Libya’dan Bahreyn’e Ortadoğu – Özkan Yıkıcı

Libyada oldukça karışık gelecek gelişmeler oluyor. Konuyu takip etmeyenler için, anlamakta zorlanma olması doğaldır. İki önemli paradoksal koşul vardır: Libyaya önemli derecede dış müdahale...

Esnaf dükkanlarını kapatırken – Yılmaz Parlan

Mağazalar bir bir kapanmaya devam ediyor çatı çöktü... Kıbrıs’ın kuzeyinde ekonomik çatı çökerken onunla birlikte siyasi çatı da çöktü. İnsanlar çözüm ne? diye soruyor. Anlatıyorum kapıları...