Son siyasi gelişmeler: Türkiye’nin komşularıyla sıfır sorun politikasını sona erdirdi

Must read

Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) hazırladığı Türkiye'nin muhtemel Doğu Akdeniz Münhasır Ekonomik Bölge haritası

Türkiye denizlerde sorun yaratarak komşularıyla sıfır sorun politikasını sona erdirdi. Büyük umutlar veren demeçlerle Ermenistan’la sınır ticaretini başlatmak, Türkiye’deki Yunan asılılarla Ermenilerin ve Süryanilerin vakıf ve kişisel mallarını serbest bırakmak gibi girişimleri olmuştu. Ardından Azerbaycan ile sorun da yaratması olası görüşmeler yapılmış ve Türkiye Ermenistan diyalogu başlamıştı. Suriye ile vizesiz seyahat karara bağlanmıştı. Bunlara ek olarak ‘Kıbrıs’ta da herkesten fazla biz çözüm isteriz ve her zaman Rum tarafından bir adım ilerde olacağız’ demekte idi. Rusya ile de iyi ilişkileri sürdürme çabası gösterilmişti. İran ile de iyi ilişki ve Hamas’ı da yalnız bırakmama tutumu sergilenmiş ve İsrail ile ilişkileri şüpheye neden olmuştu.

Ancak Osmanlılık üzerine dayatılan bir görüşle hareket eden TC dışişlerinin yeni politikası ilk darbeyi ‘One Minute’ çıkışıyla İsrail ile değişik bir düzene sokulmuş ortamda kapışma sinyalleri verilmeye başlanmıştı.

Birçok eleştiri ama bir yandan da umut konuşulmuştu. Şimdi ise Kıbrıs’la denizlerde kapışma ve İsrail ile Mavi Marmara tipi çatışma vesileleri yaratılınca eleştirenlerin “Türkiye İslam ülkesi olma ve Ortadoğu bunalımlı bölgesine batma yoluna”  girdi görüşü güç kazandı.

Türkiye kambiyo mevzuatını değiştirerek ve Türk parasını koruma önlemlerinin getirdiği yasakları azaltarak ve yurtdışına sermaye transferine kolaylıklar ve garantiler vermek ve faiz politikası ile yabancı paraların başka ülkelerde bulamayacağı faiz karları ile gelişini sağlamak suretiyle ekonomisini dış pazarlara açmıştı. Onun için yağmaya açılan ülkede ekonomik mucize denilen sanayi, hizmet ve diğer sektörlerde ilerleme olmuştu. Bunu değiştirme düşünülmeden Ortadoğu’ya yönelmek ilk kez deneniyor olacaktır.

Bu halde İsrail’le dalaşmaya kalkan Türkiye Batı ile de dalaşır mı? Bu soru dış politikanın meraklılarının değerlendirmesine açıktır. Erdoğan politikasının kapitalizm ve ona olan bağımlılığı ile uluslararası sermaye sisteminin savunma gücü NATO ile ilişkileri çerçevesinde yanıt vermek zor bir çaba gerektirir ve Türkiye dışişlerinin gizli kapaklı yapısıyla muhalefetin eyyamcılığı işleri zorlaştırır.

Günümüz Türkiye’nin füze savunma sisteminin ülkesinde konuşlandırılmasına izin vermesiyle iyice tutumunun anlaşılmasına engel olur. Tahlil (irdelemek) için Gülen cemaatinin Müslümanlığı gericilikten çıkarma ve dinde dayatma yerine kuşakları etkileme ile egemen olup devlet desteğiyle palazlanma hatta ilericileri de amaçlarına hizmet ettirecek şekilde etkileme çabalarını dikkate almak gerekir. Ancak Gülen düşüncesinde dar-ül harp ve dar-ül sulh düşüncesinde ne kadar esnekleştiğine dair bir ipucu yoktur. Yani bazı tahminler yapıp ön kabullerle sonuçlar çıkarmalıyız.

Ortadoğu batağına Türkiye’yi soktuktan sonra mazlum İslam ülkelerinin savaşında Türkiye’nin ne kaybedeceğini hesaba katacaklar mı bilinmez.

Kültür emperyalizminin kişinin İslami kurallara göre yaşamasına zorla destek vermek için savaşı da göze alıp almayacaklarına karar vermek olanaksız. Sadece İsrail’le savaşmanın galibinin olmayacağı kabul edilip düşünmek gerekir.

Vahşi kapitalizmin çevrenin yıkıcı sonuçlara varabilecek doğa felaketleri yaratmasına karşı Meksika’da yeni yaşam alanları kurmak için önlemler aldığını düşünürsek dünyanın büyük kısmının yaşanamayacak hale gelmesi halinde bile paçayı kurtarabileceğine inanıp nükleer silahları kullanması için hükümetlere baskı yapabilir.

Türkiye İsrail’e uluslararası baskı yaratmak için Mavi Marmara seferi gibi olaylar yaratabilirdi, yaptı. O olayla ilgili raporu kullanarak baskıyı daha da arttırmak istedi. Ancak komisyon ayni zamanda sivillerin hayatlarını tehlikeye atmak pahasına gemiye eğitilmiş militanların girmesine ve İsrail polisinin yanlış tutumuyla gerçek olan bir skandalla ilk gemiye çıkanların döverek öldürülme riski ile karşılaşmalarına destek olduğunu da rapor etti. Bunun üzerine Türkiye raporu reddetti ve BM’yi karşısına aldı. Çünkü İsrail’i haklı buldu diye rapora saldırması BM için bir suçlama oldu.

Bunun üzerine işi daha da ileri götürdü ve Doğu Akdeniz’de seyri seferin güvenliğini donanmasına yükledi. Lakin ayni zamanda Gazze ablukasını tanımadığını açıkladı. Artık Gazze önünde İsrail’le göklerdeki it dalaşına girmesi olasılığı ortaya çıktı.

Kıbrıs da doğal gaz araştırmaları nedeniyle olaya bulaştı. İsrail ile Kıbrıs’ın doğal gaz arama için belirlediği bölgede (MEZ) Türkiye de araştırma yapacak. Buyurun bundan da yakın ve düşünün.

- Advertisement -

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -

Latest article