Sendikal Platform yeni eylemlerini açıkladı

Must read

Sendikal Platform, hükümetin ekonomik tedbir iddiası ile hayata geçirdiği uygulama ve yasal düzenlemelerin geri çekilmesi için başlattığı eylemleri genişletiyor. Yeni eylem programını 3 Şubat, Perşembe günü KTAMS’ta düzenlediği basın toplantısıyla duyuran Sendikal Platform, Pazartesi gününden itibaren Girne ve Mağusa mahkemelerinde süresiz greve gidileceğini açıkladı.

Basın toplantısında konuşan Türk-Sen Başkanı Arslan Bıçaklı 28 Ocak’ta yapılan varoluş mitinginde Ulusal Birlik Partisi Hükümetinin yağmur duasına çıktığını ancak yağmur yerine insan yağdığını söyledi.

Bıçaklı, UBP hükümetinin ekonomik tedbirler adı altında uyguladığı uygulamaları geri çekmediği sürece Sendikal Platformun eylemlerini genişleterek sürdüreceğini söyledi.

Sendikal platform adına okuduğu basın bildirisinde DEV-İŞ Genel Başkanı Mehmet Seyis, Platform’un 2011 yılını “Toplumsal Varoluş için Mücadele Yılı” olarak ilan ettiğini hatırlattı ve grev ve eylemlere devam edileceğini ifade etti.

Seyis, Eylemlerin tabandan gelen bir halk hareketine dönüştüğünü belirtti.

Son olarak konuşan KTAMS Genel Başkanı Ahmet Kaptan, Pazartesi gününden itibaren Girne ve Mağusa’daki mahkemelerde süresiz grev başlatılacağını açıkladı.

BASIN TOPLANTISI METNİ

Basın toplantısında Mehmet Seyis tarafından okunan açıklama şöyle:

Sendikal Platform’un düzenlediği meslek odaları ve bazı siyasi partilerin desteklediği “Toplumsal Varoluş Miting’imiz” geniş bir kitlesel katılım ve demokratik hoşgörü ile başarılı şekilde gerçekleşmiştir. Miting süreci boyunca ortaya konan demokratik hoşgörü sebebi ile tüm halkımıza teşekkürü bir borç biliyoruz.

Bilindiği üzere Platform’umuz 2011 yılını “Toplumsal Varoluş için Mücadele Yılı” olarak ilan etmiştir. Bu amaca uygun olarak AKP Hükümeti tarafından dayatılan ekonomik pakete ve işbirlikçilik yaparak toplumsal irademizi AKP’ye teslim eden işbirlikçi UBP hükümetine karşı tepkilerimiz grev ve eylemlerimizle devam etmektedir. Yapılan grevler ve eylemler toplumsal varoluş gibi kutsal bir amaca dönük olarak sürdürülmektedir. Özellikle grevlere katılım ve destek verenlere Platform olarak ne kadar teşekkür etsek azdır. Yapılan grev ve eylemlerde Platform maddi ve manevi olarak eylemcilerin yanında olmaya devam edecektir.

Biliyoruz ki Platform’umuz toplumsal bir görev üstlenmiş olup, yaktığı kıvılcımla bu hareketi tabandan gelen bir halk hareketine dönüştürmüştür. Halkımızın geleceğe olan kaygıları Platform’umuzun ortaya koyduğu kararlı yürüyüş sayesinde mitinge katılımla aşılmış bulunmaktadır. Sendikal Platform öncülüğünde başlayan halk hareketi işbirlikçi UBP hükümetine ve Ankara’daki AKP hükümetine net bir mesaj vermiştir. Bu mesajlar Platformun 13 maddelik ilkelerinde açıkça belirtilmiştir. Bizler dayatmalara boyun eğmeyeceğimizi açık bir şekilde ortaya koymuş bulunmaktayız.

Sendikal Platformun Türkiye halkı ve emekçileri ile hiçbir sorunu yoktur ve olamaz da. Bunu bu şekilde göstermeye çalışan çevreler yine büyük bir yanılgı içerisindedirler. Türk Halkı ile Kıbrıslı Türkleri karşı karşıya getirmeye çalışanlar bunu başaramayacaklardır. Bizler Sendikal Platform olarak Türkiye’deki ve Dünyadaki tüm emekçi kesimlerle dayanışmamızı en üst düzeyde tutmaya devam edeceğiz.

Platformumuz bundan sonraki mücadelesini artırarak sürdürecektir. Mitingde yaşanan bazı olayların yaşanmaması için de platformu oluşturan sendikaların ve halkında ortak paydaları olan hassasiyetler dikkate alınacaktır.

Topluma yalanlar söyleyip, paketlere ve yalan belgelere imza koyan Sayın Eroğlu siyasi irademizi AKP’ye teslim etmekten başka, dayatma ekonomik pakete imza koyduğunu unutarak işbirlikçi UBP Hükümetine arka çıkmaya çalışmaktadır. Bilinmelidir ki koltuk uğruna toplumumuzu yok etmeye yeminli Sayın Eroğlu bizleri temsil etmemektedir.

Halkımız 28 Ocak tarihindeki mitinge en geniş şekilde katılarak demokratik kurallar içinde tepkisini ortaya koymuştur. Umarız ki bu mesajlar net bir şekilde alınmıştır. Mesajları alacak olan işbirlikçi UBP hükümeti ve dayatmaları yapan AKP hükümetinin halkımızın büyük bir ağırbaşlılık ve hoşgörü ile ortaya koyduğu mesaja doğru yönde tepki vermesini beklemekteyiz. Bizler kararlılıkla ortaya koyduğumuz ilkelerin arkasında durmaya ve mücadele etmeye kararlıyız. Burada halkımız tarafından ortaya konan demokratik tepkinin doğru algılanmaması ve herhangi bir adım atılmamasının yaratacağı olumsuzluklardan sorumlu tutulmamız mümkün değildir. Yönetenlerin demokratik tepkilere olumsuz yaklaşmalarının sonuçlarını bugün Tunus’ta, Mısır’da, Ürdün’de ve diğer ülkelerde görmekteyiz. Tam bu gerekçelerle kararlı yürüyüşümüze devam edeceğimizi vurgularken, işbirlikçi UBP ve dayatma yapan AKP hükümetini de uyarmayı toplumsal bir görev olarak bilmekteyiz.

- Advertisement -

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -

Latest article