Otoriteryanizm ve totaliterizm – Ulus Irkad

yazarın tüm yazıları -->
"Bu Memleket Bizim" yayınları

Aslında Otoriteryanizm özgürlükleri kısıtlama ve kendine göre yanlış olanı yasaklamadır ki 12 Eylül 1980 ve 12 Mart 1971 yıllarındaki darbelerle bunlar Türkiye’de gerçekleştirildi. Totaliterizm ise senin kafana uygun baskıcı kısıtlamacı bir görüşü topluma zorla kabul ettirmektir. Bu rejimlerin her ikisi de insan doğasına özgürlüğe ve demokrasiye düşmandır. İkinci sistem şu anda Tek Adam Tortaliterizmiyle hem Kuzey Kıbrıs’a hem de Türkiye’ye giydirilmeye çalışılıyor. Askeri otorite veya Askeri Vesayet Rejimlerinde resmen otoriterizmi yaşarken, şimdi de güya İslama uygun bu baskı sistemini yaşamaya başladık. Sakın Kıbrıs’a bunlar etki etmez demeyin. Maalesef bir şekilde bu görüşler bizlere sunulmaya başlandı. Çok iyi hatırlıyorum; 12 Eylül’le Türkiye’ye getirilen ve anayasaya konan benzer kısıtlamalar bize de KKTC ilanından sonra getirilmiş ve 1985 yılında 12 Eylül Anayasasında da yansımaları olan yeni KKTC anayasasını onaylamıştık. AB olayının ve de demokratikleşmelerin yaşandığı dünyada bu anayasa ne kadar bize uyar? Uymadığı hayat şartlarıyla görülmektedir.

Hangi özgür ülkede onunla temasta veya ilişkide olduğu dıştaki başka bir ülkenin hükümeti orada parti şubesi açar? Yunanistan Güney Kıbrıs’ta kendi partilerinin şubelerini açtı mı? Endonezya Kuzey Kıbrıs’ta parti şubesi açsa ne derdiniz? Hangi ülke dıştan baskı yapılarak sendikaların ve de özgürlüklerin ve de işçi haklarının kısıtlamasını kabul eder? Hangi Garantör ülke eline geçirdiği başka bir yarıda o ülke insanlarını dönüştürmeye ve hayat şekillerini, gerek siyasi, gerek ekonomik, gerek sosyal ve kültürel olarak değiştirmeye çalışır?

O malum ülke kayıtsızca döner ve dünya kamuoyuna Ben bu ülkede demokrasiyi gerçekleştirdim, bu ülkede özgürlük var, bu ülkede ekonomik refah var der. Diyebilir mi? Veya hangi ülke başka bir ülkenin yazarını kendi ülkesinde hapse atar veya mahkemeye verir? Belki Rusya ve Çin… Çin’in HongKong’da yaptıkları veya Doğu Türkistan’da uyguladığı baskıcı kısıtlamalar ve işkenceler dünya evrensel hukukuna göre ne kadar değer görür ve saygı bulmaktadır?

Kıbrıslı Türkler Askeri Vesayet Rejimlerinin ve de şimdilerde dini Totaliterizmin örneklerini yaşamaktadırlar. Zorla bir topluma gömlek değiştirtmek nasıl bir şeydir? Veya bir devlet kendi düşüncesini zorla başka bir ülke insanına nasıl kabul ettirmeye çalışır? Avrupa İnsan Haklarına gidilse bu nasıl kabul görür? Bu ülke o mahkemede yargılanmaz mı?

Bu yapılanlar hiçbir demokratik anlayışa sığmıyor ama birgün hesabı muhakkak sorulur…

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img

Diğer yazıları

5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,171TakipçilerTakip Et
61AbonelerAbone

YKP basın açıklamaları