Ortadoğu ağırlığı Suruç’u yaktı! – Özkan Yıkıcı

Must read

Suruç Urfanın bir kasabası. Coğrafyaya bakarsanız yerini dahi bulmak zor. Normal zamanda brakın Suruç kasabasını; bağlı olduğu Urfayı dahi pek fazla duymazsınız. Sadece Türkülerde ki “Urfanın etrafı dumanlı dağlar* Urfaya paşa geldi” gibi türkülerle dile gelir. Ama Suruç belli ki normal olmayan zamanın anormal yıkımının bedelini fatura ediyor. Bir yanında adı günümüze dek duyulmayan Kobani yeni bir yapılanış ile Ortadoğuda siyasal yerini alırken; tüm Ortadoğunun ağır yükü de Suruçta hisediliyor. Cirit atan dünya ajanları, IŞİD militan geçişleri veya duyulan isimleri, mülteciler kervanlarının durmadan gelgitleri, inanılmaz ağırlıkta askeri faliyetler, duyulan bonba sesleri ve küçük bir kasaba Suruç! Bunlar Ortadoğu projesinin yıkım yangınının alevleri ile yaşayan sosyolojik siyasal bir gerçekleşmedir!

Düne dek adını duymadığımız nice kasabanın adını; artık siyasal hesapların, dünyanın gözlerinin sütlerinde olduğu yerler oalrak hep duymaya alıştık. Akçakale, Reyhanlı, Cilvegözlü ve Suruç! Bunlar aslında 6  Mart tarihli Türkiye Başbakanıyken Erdoğanın 2011 yılındaki “Suriye olayları bizim iç sorunlarımızdır” siaysal açılımlı ile ilgili ilçeler artık savaş makine merkezi olarak birçok ağırlığı hisetmeye başladı. Sınır yerine kevgir olmuş gelişgeçişlerin adeta konuşulan bölgeleri haline geldi. Kimin sınır kapısını alacağı probaganda tarafcılığın içine gömüldü. Artık içeleştirilen Suriye iç savaşının IŞİD, ELnusra, öteki yandan giderek yer almaya başlanan PYD gerçekleri Türkiyenin içsel politikası haline geldi. Nitekim Suriyenin kuzeğini kim kontrol edecek anlayışı resmen Türkiye içinde dahi ikilemi oluşturdu. Kürt veya IŞİD kesiminde savaşan Türkiyeli yurtaşların olduğu sır değildir.

Bataklaşan Suriye karakol lu Ortadoğu projesinin sancıları elbet Türkiyenin de başlangıçta emperyalistlere göre “Model ülke” Türkiye AKP rejimine göre “Yeni Osmanlı” bazı liberalere göre “ılımlı siaysal İslam” yapılanması biranda buharlaşma tehlikesine girdi. Bunlar olurken de sınırdaki kasabalar adeta savaşın yükü ile boğulmaya, yoğunlaşan savaş sesleri içinde, baskıalrla doğalaşmaya girdiler. Böylesi bir travmaya girdi…

Bu karmaşa sonrası Türkiye de resmen Ortadoğulaştı. Özelikle Kobani direnişi ve Kürtlerin bölgede etkinleşip masaya konulan kart olması sonrası; Artık kriz komşuda değil, Türkiyeleşen Ortadoğu süreci artık imkaredilmez boyutta geldi. Ayni şekilde; artık Türkiyenin öyle basit çizgielrle dış iç politik ayırımı dda silindi. Bunu Kobani veya birçok konuda aynılaşan siayset de yakalamak mümkün. Üstelik Erdoğanın resmen biryanda Suriye krizi, yanına Kürt karşıtlığı ile erken seçim planları örtüşerek Kağosa ve krizlerle taban kazanıp oy artırma planında buluşturdu. Nitekim Kobani tavrı ile yapılan Dolmabahçe protokol ret etme tutumları veya IŞİD bakışı ile Kürt karşıklıklardaki MHP oy hesabı hepsi tektip iktidar olma ile Yeni Osmanlı stratejisinde buluştu. Bunların yükü de Suruçta, hem Kobani komşusu olma, Hem kürt kimlik gerçeği ve evrensel ajanların cirit atığı yer olarak karmakarışık bir taploya büründü.

Bunların toplamı ise; nasıl ki Cihatcılar kevgir gibi sınırdan gelipgeçer durumdayken; Türkiyedeki Sosyalist Gençler de Kobaninin imarı için tatilerini biryana itip resmen dayanışma adına Kobaniye gitme hareketi oluşturdular. Öyl silah falan değil; ajanalrla provakasyonlar istemiyorlardı! Onlar Çocuklara oyuncak, açılacak kütüpane ve kurulacak çocuk parkı gibi insani yapılanma desteği verme uğruna yola çıktılar. Biliyorlardı elbet Türkiye gerçeğini! Onların nasıl bedel ödediklerini bilmeyen yoktu. Ama Türkiye solu ile Kobaninin dayanışma önemli örneklemi olacaktı.

Türkiye gerçeği onları Suruçta tam da Kobaniye geçecek ken yakaladı. Klasik kranlık güçlerinin Ortadoğuya hediye edilip, proje için taktik piskolojik kitle hareketi olarak kurumsalaştırdıkları, “imtihar bonbacısı”; Bukez Suruçta elerindeki kitaplar ve oyuncaklarla sosyalist gençleri yakaladı. Kimse yapandan şüpe duymuyordu. Yine biliorlardı ki tüm ezber laflara karşın, hareket Türkiye devletine karşı değil* Kobaniye gidip sosyalist kürt dayanışması yapılacak konuya karşı yapıldı! Bu fark dahi algı probaganda ile silikleştirilmeye çalışılınıyor. Daha vahimi; onca parçalanan cesetlerin, yükselen ağıtların çığlığına karşın; sanki esas madur hüküemtmiş gibi algıalr yaratılmaya çalışılınıyor. Nedense konu ne genel siyasetin sonucu, nede övülen Ortadoğu projesinin sonucu oalrak konuşturulmak istenmiyor. Bunu iyi ayırt etmek şart….

Suruçta katliyam oldu. Onlarca insan parçalanarak katledildi. Olay resmen yeri belli olmasa da beklenen gelişme oldu. Çoktandır Türkiyeye “Pakistanlaşma, Suriyenin içine çekilme, Krizin ortağı” uyarıları yapılmıyordu! Ama dikate alan olmadı. Dahası: krizle fırsatı değerlendirip “Şamda Emevi camisinde namaz kılma” gün sayma planları vardı. Nedense kimse Sudielrden Katara ortak oyuncuların yaşam şekli ile yönetim biçimleri ile birlikte sorgulamak istemedi! Dilerde tüy biterken; nedense hep sansürle olaylar örtüldü. Negarip ki onca güvenliğe karşın sadece Suruçta değil, Diyarbakırdan Merzsine, Adanadan Reyhanlığa ayni olaylar hep yaşandı. Sonrası Kranlık! Ama bunalrla kağostan provakasyona varn yol da erken seçim hesabı da neyazık ki vardır.

Suruç katliyamı; bataklaşan Ortadoğu oynunun yükü ile ağırlaşan yıkımı yaşıyor. Hani derlerdi ya: “Ortadoğuya demokrasi getirecek” kesimin nemenem kişiler olduğunun sadece bir damlacığı düştü. Bu dahi oldukça yakıcı! Şimdi bütünsel düşününce de:MİT tırları, eğitilip Suriyeye gönderilen milisler, desteklerle Esatı devirip yerine konulacak olanlar, Gelecek Ortadoğunun nasıl bir renginin olacağı Suruç katliyamı ile GTürkiyeye de taşınmış oldu.Zaten Kağos  beklentili  Erdoğan da bu siaysetle gelecek kurguluyor. Ama yükte ezlen sosyalist gençler ile Suruç kasabası oldu.

- Advertisement -spot_img

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -spot_img

Latest article