Orantılı şiddet, orantısız şiddet ve devlet terörü – Ali Sarıtepe

Must read

Kullanılan kavramın her iki halinin de ortak paydası vardır, devlet.

Devlet, esas olarak temel ve alt yasalar yoluyla ekonomi ve toplumun organize olması, edilmesi haliyse; diğer yanıyla da en karakteristik hali olan şiddetin örgütlendirilmiş hali olmasıdır.

Şiddet kurumsal olarak asker, polis, istihbarat bütünlüğünün toplam hali iken; bunun kanunlarla da düzenlenmesi hukuk yanıdır. Dolayısıyla da devletin organizasyonu olan şiddet ile bunun ayrılmazı olan kanunlar  da bunun olmazsa olmaz birlikteliği halidir.

Devlet şiddetinin gündeme geliş hali yasalara karşı gelmek, ihlal etmek ve bu eylemlilik halinde eylemin yapılış biçimi belirleyici konumdadır.

Yasalara karşı gelmek ya da ihlal etmek, şiddet içermeyen bir karakterde olduğu müddetçe; eylemi yapan grubun ya da toplulukların kendilerini ifade etmeleri kamuya bilgi verme, kamuda bilgi oluşturma onların en demokratik hakkıdır, haklarıdır.

Grupların ya da toplulukların kendi itirazlarını şiddet ve saldırı üzerinden ifade etmeleri önlemler alınmasını beraberinde getirir.

Önleyici tedbir: şiddet halinde olan grubun bu şiddetinden kamuyu korumak, unsurları ya da unsurlar topluluğunu yasa yaptırımlarıyla karşılaşması için mahkemelere çıkarmaktır.

Devlet, yurttaşı olan bu insanlara şiddet uygulamalarına karşı kendisini şiddete karşı önleyici olarak konumlandırmış ve mahkeme sürecini başlatmıştır. Devletin şiddet gücü, ortaya çıkan şiddeti kendi örgütlülüğü ve imkanlarıyla kendi şiddetini uygulamadan sahadaki yaşamı normal seyrine döndürmesidir. Devlet kendi örgütlü şiddetini durumun tarafı olan kişi ve grupları yasaların karşısına yani mahkemelere çıkartmakla esas görevini yerine getirmiş olmaktadır.

Bunun yanında kişi ya da grupların, eylemlik  hallerini şiddete ve şiddeti çoğaltarak devam ettirmeleri durumunda; devletin şiddet kurumu kendi şiddetini yaşamsal zarara yol açmadan misliyle kullanma halleri içerisine girmeleri durumunda, devlet kendi niceliksel ve niteliksel etkinliği ile kendisini orantısız güç kullanma haline getirmiş olmaktadır.  Bu orantısızlık burada istisnai bir eylem biçimi halinde olması bir kuraldır ve kendisini sorgulaması onun için bir esaslılık halidir.

Bunlar, demokrasi ve özgürlüğü kendi kimlik tanımlaması içerisinde olmazsa olmaz olarak gören devlet halidir.

Dolayısıyla; devletin şiddet kurumunun orantısız güç kullanmış olması, yaşama karst etme hali olmadan ve o an için kullandığı şiddet halinin istisnai halde olması orantısız şiddetin anlatımıdır.

Devlet orantısız güç kullanmayı kendisine esas çalışma biçimi olarak getirmişse, bu asla devlet şiddetinin kuruluş amacı içerisinde izah edilemez. Devletin bu hali, şiddetin devlet terörü haline gelmesidir, getirilmesidir.

Devlet sadece şiddetini kullanarak terör uygulamaz, yasalarla, iddia makamları ve yargıçlar aracılığıyla makamın uhdesinde bulunan yaptırım alma  kararları; yasalar fiili olarak ihlal edilerek, ılga halinde tutularak devletin kurumları, yasaları ve imkanları devlet terörü olarak kullanılabilirler, kullanılınırlar.  Burada devletin imkanları ve yasaları devlet terörünün uygulama hanesi olmuştur.

Devlet terörü kavramı kullanıldığı zaman, bunun sadece şiddet olgusu olarak kavranması bu hali yarım olarak görmek durumuna tekabül etmektedir. Devlet politikası haline getirilmiş bir şey için yapılan tutuklamalar, yargılamalar ve yargılamada mahkum etmeler; başta oluşturulan amacın hasıl olması için göz altına alma, yargılama ve yargılamada mahkum etme devletin sosyolojide karşılığı olan  kesime karşı uygulamışı olduğu psikolojik terördür. Devlet amaç oluşturmuştur. Amaca varmak için de yasalar ve yasaları uygulayan merciler; insan hakları hukuk kuralları dışında konumlandırılmış, konumlanmış durumu haline gelmiş, getirilmiş olurlar. Bu devletin sosyolojiye psikolojik terör halidir.

Devlet teröründen bahisle devam edecek olursak:

Devlet, bireylere ve gruplara karşı diğer birey ve grupların uygulayacağı şiddet hallerini bilip de önlememesi ya da bu tür –ölümlü, ölümsüz- hallerini bir biçimiyle kendisinin himayesi altında olması durumu da devlet terörü halidir, devletin dolayımlı terör halidir.

Devlet uygulamış olduğu fiziksel ve kanunsal şiddet hallerini süreklilik haline getirmişse ve bu durumda icraatlarına yönelik olarak yükselen sesleri: tamam şiddet uygulanmıştır orantısız olmuştur, kastı aşmıştır mihvalindeki hafifsetmeler, bilerek veya bilmeyerek devlet terörünü örtmektir.

Karanlığa koymaktır.

Devlet terörünün devam etmesini istemektir.

- Advertisement -spot_img

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -spot_img

Latest article