MİLLİYETÇİLİK MASKESİ – Salih Batak

Must read

Paranın değeri istikrar ve üretime dayalıdır – Ulus Irkad

Türk Parasının değer yitirmesi konusunda hafta içinde birçok makale okudum. Hepsinde de doğruluklar vardı. Birçoğu konuyu ayrı ayrı nedenlere bağlasa bile gene de doğruluklar...

Lübnan patlaması ve sonrası – Özkan Yıkıcı

Son günlerde Lübnandaki feci patlamanın yankıları deyişik şekilerde gündemde duruyor. Atom bonbası etkisindeki kimyasal made patlaması, oldukça sarsıcı oldu. Siz, eğer bir konu hakında...

Nereden başlamalı – Özkan Yıkıcı

Teknolojik arıza denilen dönemi yaşadım. Önceki makalemde de belirtiğim gibi “bilgisayar operasyonu” nedeniyle yazmaya ara verdim. Bunun yaklaşık 1 ay süreceğine ben de yaşamasam,...

Bu kadar düzeysiz karalama kampanyası; faşizmin çirkefliğinden başka da bir şey değildir herhalde… Hiçbir siyasi argüman barındırmayan; sadece hakaret ederek ve/ ya toplumda hedef göstermeye çalışarak; arkasına sığınılan milliyetçiliğin karakteristik bir örneğidir sadece bu…

Anlaşıldığı gibi Şener Elcil’e karşı başlatılan karalama kampanyasından bahsediyorum…

Kıvılcımı ateşleyen, yani birilerini bu kadar rahatsız eden asıl nokta; eylem içeriğinden ziyade Brüksel’de  gerçekleştirilmesi oldu… Ve aslında Brüksel’de yapılan bu küçücük eylem yıllardır çok kez yazıldı, çizildi bu ülkede…

Bu küçücük eylemin birilerinde bu kadar mide bulandırmasının sebebi, KKTC sınırları dışında söylenmesi oldu yani…

***

Geçmişte de; nice sanatçılar hayatlarını yok yere sürgünde geçirdi… Hatta çoğu yaşadığı toprağa hasret çekerek öldü/ öldürüldü de…

Şarkısıyla, şiiriyle halkların derdine tercüman olan nice güzel insanlar; son nefesinde bile ter kokan işçisinin yanında oldu…

Nazım Hikmet mesela…

Ne güzel yazmıştı: “yazılarım otuz kırk dilde basılır,

Türkiye’mde Türkçemle yasak”

Yıllarca hayatını sürgünde geçiren…

Sayısız saldırıya uğrayan…

Yıllarca yok yere hapis yatan…

Hayatı boyunca ezilenin yanında olduğu için kitapları yakılan Nazım Hikmet; Vietnam’daki çocukların acısına ortak olduğu için hayatını sürgünde geçirmeye mahkum olan Nazım Hikmet: Öldükten bilmem kaç yıl sonra bile; mezarında rahat bırakılmadı…

Sahip çıkma bahanesi ile ismi kürsüde malzeme olarak halen daha kullanılıyor…

Hayatı boyunca yazdığı yüzlerce şiir; yine yaşadığımız bu bok sistemi eleştiriyordu…

Bu gün hayatta olsa geçmişte Vietnam’daki insanlara yazdığı şiirleri bu gün; Libyalılara, Filistinlilere yine yazardı…

***

Brüksel’de yapılan eylem birilerinin yönlendirmeye çalıştığı gibi Şener Elcil’in kişisel çıkarlarından kaynaklanmıyordu… Fakat yapılan saldırılar kişiye indirgenerek; eylemi amacından saptırma ve halkı pasifize etme amacı taşıdığı için bu kadar düzeysiz bir şekilde tek bir kişiye saldırı haline getirilebiliyor…

Bir haftadır basınımızda bu konu ile ilgili olayları takip ediyorum…

Milliyetçilik maskesinin arkasına saklanarak yazılan onca yazı var ki; dayanılacak gibi değil…

Harcanan zamana mı üzülürsün, yazanın haline mi?

Arkadaş eylemi hazmedememiş ya, almış eline kalemi: hiçbir siyasi nitelik taşımayan alaycı bir tavırla; kalleşçe saldırarak haddini bildiriyor aklı sıra…

Üzülüyor insan…

Sadece üzülüyor…

Çok şey yazasım var da…

Deymez be kardeşim! (…)

 

- Advertisement -

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -

Latest article

Paranın değeri istikrar ve üretime dayalıdır – Ulus Irkad

Türk Parasının değer yitirmesi konusunda hafta içinde birçok makale okudum. Hepsinde de doğruluklar vardı. Birçoğu konuyu ayrı ayrı nedenlere bağlasa bile gene de doğruluklar...

Lübnan patlaması ve sonrası – Özkan Yıkıcı

Son günlerde Lübnandaki feci patlamanın yankıları deyişik şekilerde gündemde duruyor. Atom bonbası etkisindeki kimyasal made patlaması, oldukça sarsıcı oldu. Siz, eğer bir konu hakında...

Nereden başlamalı – Özkan Yıkıcı

Teknolojik arıza denilen dönemi yaşadım. Önceki makalemde de belirtiğim gibi “bilgisayar operasyonu” nedeniyle yazmaya ara verdim. Bunun yaklaşık 1 ay süreceğine ben de yaşamasam,...