Korona aşısı tartışmasından çin gerçeğine – Özkan Yıkıcı

yazarın tüm yazıları -->
"Bu Memleket Bizim" yayınları

Adınna pandemi krizi denilen ve kimisi de korona salgını veya Kovit19 sağlık krizi verilen sağlık bunalımı, iyice yeni tartışmalarla birlikte karmakarışıklaşıyor. Genel sistemsel boyuta ulaşımı ve konuya hem kuram içi deyişik çıkarla bakışı ile geneldeki neden sonuç ilişkisi kurgulanmasındaki tüm farklılıklar her tarafa saçılıyor. Bunu, hastalığın tanımlanmasından başlanıp, nedenleriyle süren, etkisi artıkça alınan önlemlerdeki farklılıkların da deşilmesiyle, kriz adeta karşıklaşan türlü güncesini doldurmaya başlandı. Bu gelişme, ayni şekilde aşı konusuna da ekletildi. İlaç tekeleri kar gerçeği, krizi yönetememe ikilemleri, insanların hem beklentileri hem de korkularının bilgisizlik yetersizliği ile iyice kuşkulara bürünmesini de getirdi. Üstelik,hem yetersiz bilinç, hem alınan tetbir farklılıkları ile ilaç tekel çıkarının algı operasyonlarıyla büyütülmesi, şaşkınlıklara oldukça fitillenme oluşturdu. Bunu son aşı konusunda da yaşıyoruz. Genel kesim aşının hastalık önleme derecesini anlarken, kimin yapacağı veya tuhaf kültür deyerler nedeniyle bunu kulanıp probagandalaştıran siyasal gerçek nedeniyle kafalar iyice karıştı. Hem önlem isteyen, hem aşılanma aciliyetinde bulunan kesim, ayni zamanda ilaç tekelerinin algı operasyonları ile siyasal beceriksizzliklerin de kuşatılmış halinde kendilerini buluyorlar. Özellikle başlangıçtaki siyasal çürümüzşlüğün sağlık sistemiyle yansıyışı dönemindeki yetersizliklerin katgısı oldukça fazla oldu. Tartışılması gereken gerçek dahi tartışılmadı. Korona salgınında mikrobun mutasyonundakıi ekolojik bozulma pek konuşturulmadı. Sağlık sistem yanlışlığı ile sektörel sağlık kurumsallaşmasının iflasının en moderin ABD ve İngiltere gibi ülkelerle kanıtlanması da bir deyişim rüzgarı pek yaratmadı. İtalya gibi ülkelerrde Küba doktorların gerçeğine rağmen en basitiyle Küba algısı deyiştirilemedi. Sağlıktaki kamusal hizmet deyeri öne çıkarılıp salgınla sağlık yapısı birlikte pek sorgulanmadı.

Geneli; Hindistandaki net ikilemiyle sağlek sektörel eyaletlerdeki çöküş ile Komonist parti yerel iktidarındaki kamusal sağlıktaki daha iyi yönete bilme gerçekleri de tartıştırılmadı. Hat ta sağlık eksenli insan ve para ikileminde hep öne kar çıkarıldı. Tabi tıpkı Türkiyedeki gibi rakamlar dahi yalan olduğu çok acı şekilde itiraf noktasına dek getirildi.

Şimdi tüm eksikliklerin yeni versyonu yaşatıllıyor. Yapılacak Aşının hangi tekel veya ülke oluşu algılarla tartışılıyor. Olayın genel deyeri hala verilmiyor. Siyasal algı ile tekel karı, idolojik kültürleşme boyutla aşı hep tartışılıyor. Aşı yapılıp yapılmama dahi birçok ülkede ikilem yaratacak kadar tehlikeli aşamaya geldi. Ben ilaç bilimselliğini fazla bilmiyorum. Fakat, öğrendiklerim ve yaşadıklarımla ancak deyerlendirme yapacam. Özellikle  oluşan tarafcılık ile eksik bilgi her zaman yeni bilgilerle ve araştırma sonuçlarına dyayalı deyişimler düşünceye dek etkisi olması normaldır. Fakat, şimdiden oldukça yanlışlar epey yükselen dağa hale de geldi.****

Pendamide şimdi de aşı bulunup da hangisi tartışması yoğunlaştırıldı. Bir de şu deyer ortaya çıktı: aşı olmak istemeyen önemli kesim de var. Bu, tartışmanın deyişkenleşmesine neden de oluyor. Ben özellikle Çin boyutuna deyinecem.

Unutmadan, Korona salgını hep Çİnde ortaya çıktığı söylendi ve tartışmalar ordan başlatıldı. Fakat, aradaki bazı bulgular,daha önceleri başka ülkelerde olup de önemsettirilmediği veya kar eksenine uygun olmadığı bahanesiyle söylenmediği idiyaları da giderek artıyor. Neyse: Çin baştaki şaşkınlık sonrası, salgını durdurmaya tutumu başarılı denecek şekle geldi. Korona salgını yayıldıkça, durdurulmasında önlem olarak, aşılama önlemi de hedef konuldu. Yayılan hastalık oluşu ve çaresizliği nedeniyle tekeler de kaar aşkına hız verdiler. Birden, yarış denilen Kapitalist kar gerçeği karşımıza geldi. Öyle ki önceleri tetbirde dahi halkını düşünmeyen devletler, sektörel çöküşe uğrayan kocaman sermaye kesimi,iş aşıya gelince bunları yok sayıp ilk bulup karı kapma hırsına girildi.

İlaç tekeleri ile Çin ve Rusya hat ta Küba devletleri arasında hep sorun yaşandı. Hat ta bazı ülkelerin sağlıktaki başarılı uygulamaları, sırf tekeler zarar görecek diye Emperyalist kesimlerin kabul etmediği de bir gerçektir. Bu defa yine algı öne çıktı. Özellikle Çin konusundaki düşük alınan sgarta ürünler örnekleştirilip, aşıda da Çinin başarısız olduğu imajına oynandı. Doğrusu, epey de tutuyor. Bu konuya kendimin yaşadığı örnekle bilgilendirme yapacam:

Kısa zaman önce Çine müzik fesdivali için ben de gittim. Orada merak etiğim bazı konuları da direk gözlemleyerek yaşadım. Çünkü, hep şu tartışmayı yapıyordum: Çine gidip ürün getirenler en sgartaları alıp kar ederken, halkın önemli kesimi de Çin mallarına kötü olarak bakıyorlardı. Günlerce Çinde kaldık. Bazı yerlere de yolculuk yaptık. Önemli bazı bilgileri de yerinde öğrendim….

Gidilen bir mahalede veyaa üretim yapılan büyük tesiste şunu gördük: ayni mavzenmenin hem sgartası hem de mükemmeli yapılıyordu. Basit teknolojiden tutun yeni üstün bilimsel birikimli teknolojiye dek deyişik ayni ürünlü mal bulmak mümkündü. Bunlar üretiliyordu. Her kesime hitap edecek şekilde üretim ve tüketim gerçekleşiyordu. Ayni ürünün öylesine farklı fiyatla karşılaştım ki kalite farkı da aklıma yerleşti.

Çine giden tücarlar ise hem fazla kar elde etmek hem de ülkelerindeki sermaye kesimini karşılarına almama gibi deyişik nedenlerle sgartaa ürünü alıp yoksula da satma faydasını kulanıyorlar. Bu uygulama, bilinsiz insanların Çin malı denilince, hemen kötüleme veya “yaramaz” diyerek uzak durmasını da sağladılar. Böylesi deyerlendirmeler de yeri geldiğinde Çinin bazı başarılı buluşlarının da küçümsenmesine neden oluşturuldu.

Şimdi aşı tartışmasını dinlerken yaşadığım müzik fesdivali deneyim aklıma geliyor. Elbet Çin veya başka tekelin aşısı ayni olmayacaktır. Üstelik, Çin yaşananlarıyla kendi deneyimlerini de damıtacaktır. Yine ince bir noktayı belirtecem: Uluslararaası Sağlık örgütünün açıklaması önemlidir. Ancak, yine bazıları önemli eksikliği bilmeden laf ediyor: Avrupa sağlık örgütüne Çin üye deyildir. Söyleyecek sözü de olamaz. Onun için Dünya sağlık örgütünün görüşü önemlidir.

Kısacaa, konu sağlık olunca elbet dikat da gereklidir. Ama, yaşanın süreçde de malum. Sektörlerin tutumları da ortada. En iyisini yine Ali Pilli söhyledi: daha bağlantı kurmadık. Acelemiz yok. Bekleyeceğiz! Ne güzel böyle idare edip başarılı olmak.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img

Diğer yazıları

5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,157TakipçilerTakip Et
58AbonelerAbone

YKP basın açıklamaları