Kıbrıstan Sri Lanka’ya hafta sonu – Özkan Yıkıcı

yazarın tüm yazıları -->
"Bu Memleket Bizim" yayınları

Pazartesi gününe oldukça yüklü bir haftaya başladığımı anladım. Hafta sonu oluşan önemli gelişmeler ise bana kaçınılmaz olarak bazı bilgileri aktarma zorunluluğu da getirdi. Nitekim, dersleriyle Macaristan seçimlerini öğlen yazdım. Ancak, peşpeşe gelen bilgiler, bazı başka alanlarda da yorum yapmanın aciliği de oluştu. Aslında, belirtiğim gibi, hafta sonu oldukça yüklü geçti. Seçimlerle Macaristandan Sırbistana varan sonuçlar, Ukraynada probaganda savaşında en korkunç resimlerle,katliyam algıları, Kıbrıstan Sirilankaya yapılan protestoların hatırlatıkları veya Pakistandaki siyasal kriz ve en son Türkiyede açıklanan eflasyon,hepsi teker teker ele alınması gereken yaşananlardır. İçerikleriyle hepsinden dersler alma, sistetatmin etmeye yetiyordu. Böylesi etkisizliği de yaşandı. Türkiye ile paket hikayesi ise yakında gerçekleşeceği hızı da devam edildi. Sıkılmadan, utanmadan hala onca sayısal aktılıma karşın, bayrak propagandasıyla olayın eleştirilmesi de bayrakların olmasına rağmen de yapıldı. Böylesi gerçeklerle yapılan bizim eylem bir makamcının dahi eleştirileri kabul etmesi veya istifa olayına baş vurması dahi konuşulmadı. Krevatlı muhalefet ise ssesini yükselterek, danışmanlık görevi talebi yapması da işin cabası. Ama, eylem sonrası,hafta sonuyla birlikte gelen elektrik faturaları da öfkenin kaderciliklebirlikte yükselmesine neden oldu. Hedef ise hep yanlış yerde arandı. Destek ise takkeci gazeteci gibi soruna dokunmadan brakılan alanda muhalifmiş gibi olmasına yöneltildi….

Hafta sonu birbaşka eski İngiltere sömürgesi Sirilanka da kaynıyordu. Benzer konularda sokağa çıkıldı. Ama, talepler net ve hedef de kesin çizgisindeydi. Öyle bayrama gider gibi değildi. Şöylesine çıkıp arkadaş buluşmalarıyla anlatılan ve sorunun nedenine dokunmama anlayışla gerçekleşmedi. Net ekonomik kriz ve ona karşı sosyal muhalefet eksenli protestoydu. Bu eylemin elbet sokakta oldukça sert geçmesi de kararlılığın öfkeyle aktarımıydı.

Sonuçmu: Sirilankanın tüm bakanları istifa etti. Sadece Başbakan istifa etmedi. Ama, halkın tepkisine karşın da önemler ve yeni kabine için sözler verdi. Durup da bizimki gibi Ankaradan haber bekleyip, işbirlikçi teslimiyet gömlekle alay edip eyleme demokrasi laffazanlığı koymadı. Elbet, Sirilanka ile genel Kıbrısı ayni keyfeye koyamayız. Hele de sınıfsal mücadele veya etnik kimlikler konusunda ayniymiş gibi anlatamayız. Sirilanka yakın tarihi oldukça ilerici hareketlerin de etkili olduğu dönemler yaşandı. Birçok diktatörü devirip Hindistan gibi işkalere de karşı çıkıldı. 71 isyanı Sirilanka tarihi için önemli, dünyanın takınıldığı tavır ise siyasal bakımından ibretlik sayfalardan birisidir. Etnik ayrımlı iç savaşlarla Tamil katliyamı da başka yönüyle yaşanan deney oldu. Ama, Sirilanka halkı tepkisini koymaktan kaçmadı. Sınıfsal eksenli ekonomik direnişler oldu. Bazı adımalr geri atırıldı, hükümetler götürüldü. Sirilanka yönetimleri ise içsel yetmezlikte çevre ülkelerden Amerikaya dek dış yardımlarla isyanları bastırmaya da çare olarak baş vuruldu.

Günümüz Sirilankası dünya deneyimlerini yaşayan önemli ülkedir. Hem ingilter Amerikan ekseni olma yanında Çin ile de anlaşmalarla dengeyi kurmayı deniyor. Etnik ve sınıfsal çatışmalar hep sürüyor. Özellikle 71 isyanında Dünya güçleri birleşmese, Sirilanka kendine has sol iktidarle da devrimci deney olma olasılığına gelecekti. Şimdi, onca güçle haşırneşir iken, alınan ekonomik kararlara karşın resmen sokakta karşılık verdi. Bu direnişin sonucunda da hükümet sert önlemler sonrası direnemeyerek istifa yolunu seçti. Bu ikilem, hem K. Kıbrıs hem de Sirilanka eylemleri sonucu neyin eksik neyin yanlış olma derslerini de alma şansı vermektedir. Oysa ülkemiz hala kendi gerçeğimi dokundurtmayarak, belirli çizgisiyle oyalanma ve erteleme  kültürünü çoktan kabulendi. Kitlesel katılımlı eylemde dahi hiçbir karşı tavır konulmaması uysallığına rağmen tutup de “bayrak” tartışması yapmak,m sarayın hiçbir ses vermemesi, KOltukcuların hafta sonu tatilinden sonra sanki hiçbirşey olmamışçasına ayni politikalara devam etmeleri, düşünülmesi ve çözümlenmesi yapılması gereken koşullardır. Öyle federasyon denip de katılan önemli bazı örgütlerin federasyoncu olmama gerçeğini de örtülemez. Biz böyleğiz. Sömürgecilik kurallarını normalmışcasına savunma tutumu artık normalleşti. Mışlar veya sanal yol ile tatmin olup sonra brakılan yerden de daha uzağa düşme durumuunu da anlamamaya direnilmektedir.

Son bir not: Türkiye medyası dahi bu konuyu işlemedi. K. Kıbrısta tepkiler sokağam taştı veya sendikal eyleme katılım büyüktür diyecek derecede haber olayına raslamadık. Sonrası mı: Türkiye medyası haberi görmezden gelse de Ankarada yeni UBP dizayinli kişiler temaslarla geleceğe ışık çakmaktadır. Ersin hazretleri ise tarihi ırkçı faşist nefer taklidiyle ok atıp Turancı faşist  toplantıda ahkam kesiyor. Sonrası mı: Kuzey Kıbrıs düzelecek. Şikayetler ise sisteme dokunmayan işbirlikçi kesime verilip sadece “gadara koymakla yetiniyorlar. Değişme bu nedenle sistemin devamına yönelik olup zemin de kayarak sürüyor. min günümüz anlayışına dek önemli mesajlar da içermektedir. Ne yazık ki hepsini deyerlendirme şansım da yok. Onun için direk Kıbrısla alakalı ve yaşanılan Sirilanka nedensel durumlar sonucu bu iki eski klasik İngiltere sömürgesini konuma seçtim.

Hafta sonu hem Sirilanka hem de K. Kıbrısta mitinkler yapıldı. Yapılınış şekli ve sonuçları oldukça farklı. Nedenleri ise direk ekonomik krizin bunalıma doğru evrilmesinin tepkileri olarak özetlene bilinir. K. Kıbrıstaki eylemleri daha önceki yazılarımda özetle yorumladım. Birilerinin  de kızdığını haberini de aldım. Çünkü, hala birileri kendilerini kandırma adına “toplanan onbinlere rağmen beyenmediğim” saldırısını yapmaktan çekinmihor. Halbuki ben sayısal katılım kadar, herkesin memnun olma öteki düşünceyle birlikte yorumladım. Nitekim, K. Kıbrıstaki Cuma günkü sayısal önemli katılımlı mitink sonrası koltukçuların tınmaması ve Türkiyenin kendini içinde sorgulayan bölüm bulmama rahatlığı nedeniyle sokakın iktidar yankısı pek olmadı. Hala atamalar gırla gidiyor, seçilemeyen vekilin meclis müdürlüğü gibi göstere göstere göze ssokma adımalrı atılıyordu.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img

Diğer yazıları

5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,202TakipçilerTakip Et
76AboneAbone Ol

YKP basın açıklamaları