Kıbrıs, Suriye ve emperyalizimden içselleşmeler – Özkan Yıkıcı

Must read

Ülkemizdeki sol niye belirleyici olamıyor – Ulus Irkad

Aydınlanma Çağı Avrupa’ya geldiğinde Avrupa’da boğazlaşmalar, Orta Çağ’da dinin olumsuz etkileri devam etmekteydi. Ama Orta Çağ’la birlikte aniden Rönesans ve Reform Hareketleri Avrupa’nın kaderini...

ABD Türkiye yörüngesinden izler – Özkan Yıkıcı

Konuya dalmadan, özet bir anımsatma yapmak gerekir. Gözden kaçırmamamız gereken sistemsel önemde gelişmeler vardır. Kapitalist yapı genelde krizlerle boğuşuyor. Ekonomik finasman bunalımı, ekolojik kriz,...

Türkiye’de Cuma operasyonları üzerine – Özkan Yıkıcı

Gecenin sessizliğine büründüm. Etrafta gezen sivri sinekler beni epey rahatsız ediyor. Yazacağım makaleyi planlarken, birden peşpeşe gelen Türkiye gelişmeleri ile dünyadan gelen eleştirilerin Kıbrıs...

Hangi yerde olursanız olun; ister ekran seyrederken isterse Karpazda deniz sahilinde otururken, nekadar ilgisiz olursanız olun, kendinizi bilmeme hapsine korsanız koyun fark etmez. Birden duydukalrınızla veya size ezberletilenlerle birden Kıbrıstan başlayıp Emperyalist sonuca ulaşılan yolculukla sistemin kulu haline gelirsiniz. Örnek verelim; Siz istediğiniz kadar Suriye veya Emperyalizimle oldukça uzak durun: Birden ekranda Suriye faciyalı haberlerle yüzleşirsiniz. Yok daha kendinizi soyutlayın; Birden gezdiğiniz Karpaz veya başka deniz sahilinde, denizi seyredip otururken etrafınızda kaçak Suriyelilerle nasıl birilerinin zenginleşme sohbetleriyle yine Suriye olayının çirkin rant durumunu duyarsınız. Öyle Kanıtsanan gerçekler oldu ki siz bilmediğiniz veya özelikle uzak durma tavrınıza karşın karşınıza medya habercilikle beyin travması düşüncesine gelip insan utançlı rantlarla ekonomik zengiliklere tanık olursunuz. Kaçışlarınız ise sadece sizi sistemle birlikte koruma idolojisine taşır okadar.

Suriye Kıbrısın doğusunda: Çoğu şöylesine bir moda takılma gerçeği vardır: “Bize ne”: Oysa Kıbrısın yeni sömürgecilikten ilhak gerçeği sonucu istemese de bu gelişmede odaklanılan taraf yerlerinden biridir. Sadece yakın olma veya Türkiyenin taraf olma sonucu konunun göbeğinde değiliz: Kıbrıstaki İngiliz üstlerinin rolundan sahilerimize gelip kaçak insan mafya gerçekleri bizi sorunla nasıl içeleştirip kirli taraf olma kadar, bundan kar sağlayan çirkin gerçekleri karşımıza dikiyor. Geçen hafta yazdım: İngiliz üstlerinden isdihbarat toplanıyor ve Türkiye üzerinden Suriye muhaliflere gönderilip Suriye ordusuna karşı kulanılıyor. Yine aslında kronikleşip kanıtsanan insan kaçakcılığı birden Karpaz deniz sahilindeki korkunç ölümlerle yeniden anlayana anla mesajını veriyor. Gariptir ne üstlerin kulanılma sonucu taraf olma veya doğalaşıp insan faciyalarıyla haber olan insan kaçakcılıklarının genel yapısal örgütsel durumu hiç konuşulmuyor. Herhalde birkaç gemiciyle onca yoldan insanlar Karpaza getirilip sahile brakılmaz! Ama Kuzey Kıbrıslı Suriye olayına uzak: Sanki dibinde yangın yokmuş ve onca içeleşen etkiler hiç yaşanmıyor gibidir.

İstedim ki yine Kıbrıs Suriye ekseninden bu haftada bazı gelişmeleri yazayım: Tekrarda fayda vardır. Suriye salt Suriye değildir; Sudilerin Katarın dolarlarının uçuştuğu, Türkiyenin taraf olup resmen ülke içini kulandırtığı, irandan Rusyaya öteki taraf yer alınan, Elkaydesinden Çeçenine Suriyede kol gezerken Amerikan ajanlarından yetiştirme uzmanlarının yönlendirici olduğu ve Suriye fay kırılmasıyla salt orda değil genel Ortadoğu coğrafyasının Kürt sorunundan mezhepsel ayrıma ve yeniden sömürgeleşmenin ne arararsanız var olan ama Barış insancıl sosyaliszmin adı geçmeyen kirli bir savaş yaşanmaktadır. Neyazık ki ekranan taraflı siaysal “bilimci” yorumcuları havada su döver gibi çizilen dar bilgili taraflı probaganda habercilikte durmadan ayni yörüngede tekrarları sıralayıp algıları resmi eksende tutuyorlar. Tarih bunları resmi idolojinin iflas eden “Bilimcileri” olarak yazacaktır. Helle sırf ekrana çıkma adına resmi görüşü savunma ince anlatıyla sistemi dıştalayan ve ötekine göndermelerle “bilim” yapanlar, yarın onlar için söylenecekleri eski ayni yapanların düştüğü durumu hatırlamaları önemlidir.

Gelelim bazı Suriye haberleriyle konuya yaklaşalım: Geçen hafta Suriye Kıbrısla alakalı çarpıcı örnekleri yükarda sıraladım: Kulanılan İngiliz üstler gerçeği ve burasının Suriye kulanım insan kaçaklık olayları yeter ve artan bilgilerdir. İçeleştiğimiz Türkiye ise oldukça çalkantılı gerçekler fışkırdı. Onca sansürlere karşın artık Türkiyenin direk taraf olduğu ve Suriye sınırındaki artık gizlenemiyecek gerçekler birden sistemce yeni sıçrama ama bazı kesimelri endişelendiren olaylar oldu. Gaziantep olayı resmen Suriye ilişkileriyle tartışıldı. Suriye Kürtlerinin ulaştığı bazı gelişmeler Türkiyeyi yeniden Kürt ret etme idolojisiyle yüzleştirdi: istanbulda Amerikan ve İngiliz uzmanlarının eğitiyi Suriye muhalif haberleri ise olayın Emperyalist yüzünü gizlemekten aydınlığa yeniden çıkardı. Halepte ölen Türkiyelilerin kılınan namazı ise olaya ne kadar derin girildiğinin kanıtı. CHP vekilerinin dahi sokulmadığı mülteci kanp haberi ise nelerin gizlendiği kuşkularını artırdı. Kaçırılan insanlar zincirine Türkiyelilerin girmesi ise işe tuz biber ekti. Bu arada fazla tartışılmayan önemli bonba ise ta Amerikada oldu: Türkiye ve Sudiarabsitan merkezli Amerikan Düşünce kuruluş yorumcuları stratejisnyenler fırtınalı toplantı yaptılar. Buna dışişlerinden Pentagona uzmanlar katıldı. Belli ki eskiden beri söylenen Suriye denkleminde yeni sıçrama hamleleri gündemde. Şimdilik Amerika sözde seçimle kendini gizletme ve direk göstere göstere katlımaktan uzak tutarken, seçim sorası yeni hamleler düşünüyor. Onun için Türkiye olaya iyice itiliyor. Zaten buna hevesli oldluğunu Davutoğlunun daha baştan “Ortadoğuda öncülük yapma, buranın şekilenmesinde etkin rol alma” siaysal açıklaması her gelişmenin damgası oldu.

Bir ufak anımsatma demeti; Daha Suriyede hiçbir şey yokken; Hatayı ziyaret eden bazı Amerikan kesimler orda mülteci kanpı hazırlanmasını söylüyorlardı. O zaman daha Erdoğan Esat “kardeşim” ilşkisindeydi. Beklenen mülteci sayısı yarım milyon kadardı. Bu onutuldu. Yine bu yıl başında bilim ve aydın kimi kesimler Hazirana kadar Türkiye daha müdahaleci olmazsa Suriye Muhalefeti yener deniliyordu. Haziran geldi ve hala tartışılan ve kuşkularla örülü olup özelikle bile bile onuturula n uçak düşme olayı ardından Şam patlaması oluştu. Sudilar resmen rejim yanlılarını satın alma dolarlarını açıklıyordu. Uçak düştü veya düşürüldü daha hala net değilken, birden ayni dönemde hızla tırnmandırılan gerilim ve artan yeni sert kararlar alındı. Böylelikle Türkiye olaya daha bir anlaşılmaz srtlikte taraflılığını artırdı. Şimdi ise ikide bir Türkiyenin dayatısı ama Amrikanın biraz dikatli freniyle Tanpon bölgeden direk müdahale Suriye senaryoları hep siyasetciden yakın “bilimcilere” durmadan tekrarlanıyor.

Tüm bunlar bizi şu genel siyasete taşıyor: Emperyalist Ortadoğu projesi, bölgesel Mezhep ayrımlı kültürler çatışmalı proje; Suriye bölgesel kırılmanın ve olayın irana aktarılma ihalesi oluyor. Kimse konuşmuyor ama İsrail masge dağıtıyor, broşurlerle kitleleri piskolojik iran yörüngesine hazırlıyor. Kürt dinamiği ise kaygan ortama girdi. Ama sistem derinleştirdiği mezhep ayrımı şimdiden sadece Suriye değil ıraktan Lübnana direk yaşatılıyor. Buarada Türkiyede Kartal olayı ile aslında sadece giderek Kürt Türk çelişkili ayraç değil ayni zamanda Alevi karşıtlıklarda artıyor. Zaten Müslüman kardeşli AKP çizgili İslam anlayışı projenin siaysal gerçeği oluyor. Peki o zaman Kıbrıs her olayın etkisini yaşarken, hala ekran taraf habercilikten başlayan ve adını “”Bilimci” koyanların bilinen kısır eksende probaganda bilimcilik yapmalarıyla ne kadar olayı ötelendirecek?

- Advertisement -

More articles

- Advertisement -

Latest article

Ülkemizdeki sol niye belirleyici olamıyor – Ulus Irkad

Aydınlanma Çağı Avrupa’ya geldiğinde Avrupa’da boğazlaşmalar, Orta Çağ’da dinin olumsuz etkileri devam etmekteydi. Ama Orta Çağ’la birlikte aniden Rönesans ve Reform Hareketleri Avrupa’nın kaderini...

ABD Türkiye yörüngesinden izler – Özkan Yıkıcı

Konuya dalmadan, özet bir anımsatma yapmak gerekir. Gözden kaçırmamamız gereken sistemsel önemde gelişmeler vardır. Kapitalist yapı genelde krizlerle boğuşuyor. Ekonomik finasman bunalımı, ekolojik kriz,...

Türkiye’de Cuma operasyonları üzerine – Özkan Yıkıcı

Gecenin sessizliğine büründüm. Etrafta gezen sivri sinekler beni epey rahatsız ediyor. Yazacağım makaleyi planlarken, birden peşpeşe gelen Türkiye gelişmeleri ile dünyadan gelen eleştirilerin Kıbrıs...