Gerçeklerle kısa kısa – Özkan Yıkıcı

yazarın tüm yazıları -->
"Bu Memleket Bizim" yayınları

İsviçrenin Dalos kasabası oldukça önemlidir. Bir dağ kasabası oluşu yanında özellikle senelerdir dünyanın en zenginleri, politikacılar ve birokratların burada toplanmasıyla da ünlendi. Dalos Kasabası toplantıları genel bildiri yayınlamasa da temaslarla adeta sermaye güçlerinin dünya politikasının resmi çekilmektedir. İkibinlerde Dalos zirvesi oldukça gündeme oturuyordu. Gerek Neoliebralerin şişirterek konuyu güncelleşmesi, öte yandan sermayeye karşı toplumsal sınıfların önemli kentlerde protesto yapmaları ve sonradan alternatif toplantı yapmaları durumu, ilgili zirveyi epey gündemde tutuyordu. Ne zaman, muhalefet hareketi etkisizleştiği zaman zaten seçenekten çok şov amaçlı Dalos zürveleri gündemden düştü. Sadece bazı sermaye kesimlerinin gündemle alakalı önemli tartışmaları sınırlı yerlerde haber olmaya başladı. Tabi ki Türkiye veya Kıbrısta, bu konu sıfırlandı desek yalan olmaz.

Son günlerde yeniden Dalos zirvesi yapıldı. Sermaye kesiminden şahsiyetler önemli sayıda katıldı. Bazı meraklılar da kulakları oradaydı. Yaşanan çok yönlü krizler, giderek derinleşen eşitsizlik, gelmekte olan başta yeni gıda krizleri gibi epey ağır sorunlardaki sermaye seçeneklerini de bilmek isteyenler takip ediyordu. Bazı gerçekler itiraf edildi. Özellikle uçurum halinden daha ileriye gidilen eşitsizlikler konuşuldu. Zengin kısa elitin Y.2  vergisiyle nedenli eşitsizliğe olumsuz katgı edileceği dilendirildi. Fakat, pek de gözden kaçmayan önemli sonuçlar da vardı….

Son Pandeminden savaş kontrolu hamleler, yeni ABD baskılı Rusya anbargolar, piyasada olumsuz kırılmalar gerçekleştirdi. Öte yandan da sermayedar bir avuca da milyarlar ek kazançlar getirdi. Uçuurum artarken, bbaşta ilaç tekeleri ve enrjide ABD eksenli kesimler daha bir büyüdüler. Pandemi ile öteki sağlık krizlerinde ilaç tekeleri karına kar katı. Özellikle son Ukrayna savaşı ve ABD merkezli sert anbargolar sonucu enerji kesimine ilaç geldi. Rusya gazına uygulatılan anbargo, bir anlamda daha pahalı Amerikan Kaya gazının da başta Almanyaya daha pahalı satma fırsatı da getirdi. Böylelikle Ukrayna savaşı askeri tekeler yanında, enerji kesiminde de yön kayışıyla bazı işletmelere kar akıtı.

Sonuç olarak,Dalos pek konuşulmasa da kapitalist gerçeklikte önemli itirafları da yapıldı. Tek eksik hala kapitalis sınıfların hala krizleri yönemtememe ile seçenek olamama noktasında oluşlarıdır. Buda faşizmin yükselmesi adına seçenek olma olasılığını da yükselti.*****

Ekonomiyle ilgilenmeyenler dahi zam kelimesiyle irkilirler. Buna yönelik de matiheden tutun, acı maduriyete dek duygular saçılır. Son dönemde zam artık arada sırada değil güncel normaleşen karalar haline geldi. Buda eflassyon göstergeleriyle de yansıtılmaktadır. En çok sard-sıntı sağlayan bazı ürünler de var. Bunlar salt koşullaar ve ekonomik dengelerle değil, yönetimlerin halkı yolarak elde edilen dolaylı vergilerin de kullanımıyla ilgilidir. Nitekim, benzin veya iletişim alanındaki zamlar, ödediğimiz para saalt artı değer sömürüsü veya araadaki kapılan değil önemli kısmı devletin adına düşen vergidir. Benzin ve telefonlardaki kulanım faturalaarında dahi direk devletin aldığı vergiler yansır. Öyle küçük oranda değil bazen olan ödemenin yarısından fazlassı vergi olarak devlet kasasına düşer.

Son benzin zaamlarına bakarksak, bunu daha iyi anlarız. Malieytlerin kısa zaman içinde Y.25 artığını kimse söylar. Eleştirirsen de küfürü yersin. İşine gelmezse de dava açar. Ozaman ben de ahaliye basit dil ile yanıtlamaya çalışayım: Küliğenin fiyatıyla orman dayresi araçları yenilenir ve belki de helikopter dahi alınır. Efendilerin caka satma adına yeri geldiğinde akrabalarına da kulandırtılacak araçlar yerine şikayet edilen eksikliker kolayca tamamlanır. Ama seçenek denilen şekliyle olunca da her olayda şikayetname dışında bir şey duymayız. Tercih böyle başka olgu doğurması daa mükün değildir.eyemez. Hat da rakamlarla oynamak isrterseniz, doların 18 cıvarında TL karşılığı olduğu günlerden şimdi daha düşük düzeydeyken, nerede ise Y.y  artırılan benzin fiyatı zamı oldu. Bu zam bütçe açığı kapatma adına uygulanan tutum olduğu hep gizletilmek isteniyor.

Ayni fatura durumlarını cep telefonları veya internet durumunda da yakalamak mümkündür. Üstelik alt yapılarının da kalitesiz olup kalite parası almak da işin cabasıdır. Böylelikle yönetilen kesim hem sermaye karına hem de devletin kasasına para ödemektedir. Eğer bu dolaylı değil de gelire göre vrgi dense, zenginlerin çok daha  fazla vereceği de malum. Bu nedenle sermaye korumalı ve bedeli alt sınıflara ödetme gizletilme silahı olarak dolaaylı vergilere baş vurulur. kDV ve zzamlar buna göre gerçekleştirildi. Aslında kamuoyu bu konuda öncelikle alkol ve sigaraya fazladan vergi koyup kasaya atarak, adeta kamuoyunu bu yönteme ısındırdı. Şimdi, hem de oldukça yüksek benzin zamına karşın, bunun önemli kısmının devlete gitmesi birlikteliğini çoğu çevre düşünmeme durumuna getirldiği için tartışılmaz. Hem de üstüste yüksek zam yapılıp hayatın her alanına yansımasına rağmen.*****

Yazıyı yazarken önemli yangın haberini de duydum. Birilerinin aklına helikopter geldi. Takeci gazeteci gibiler ise Türkiyede uçak söndürme aracı olmadığını da unutup, hemen Türkiye uçakları göndersin dedi. Halkın medya kalemşörleri helikopter şarkısını ookurken, basit ekonomik ilke aklıma geldi. Biz aylardır kküliğe isteruzu tartışıyoruz. Durmadan değiştirilen makam araçlarını sorgulayan epey kesim var. Yönetimdeki yerlerden durmadan yolsuzluklar uçuşuyor. Bunun anlamı, hizmete gidecek kaynağın ceplere gitme örneğini dumazlığa dek geldik. Sonra yangın çıkınca, eski araçlar, helikopter nerde yakarışlar başlar. Bir de  ironik olarak personel azlığı denilir. Daha dün yüzün üstünde yandaş kesimden insan alındığı bilgisi ise unuturuldu.

Bu örneği daha da artırırız. Ama övdüğümüz yönetim ve konulan paketlerin içinde de yok. Küliğe isteyen saraylığımız

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img

Diğer yazıları

5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,216TakipçilerTakip Et
80AboneAbone Ol

YKP basın açıklamaları