EL-SEN: “direnişimizin HAKLILIĞI bir kez daha kanıtlanmıştır”

Must read

El – Sen Başkanı Tuluy Kalyoncu, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Halil İbrahim Akça’nın El – Sen ile hükümet arasında varılan uzlaşıyla ilgili açıklamalarının, El – Sen’in, KIB-TEK’in özelleştirilmesine niye karşı çıktığı ve özerkleştirmeyi savunduğunun haklılığını bir kez daha ortaya koyduğunu bir kez daha yaptığı açıklama ile ortaya koydu. Açıklama şöyle:

EL-SEN olarak kendi öz varlığımız olan KIB-TEK’in kamusal bir varlık olarak Kıbrıs Türk Halkı’nın malı olarak kalması; üretim, iletim, dağıtım ve tahsilatının tamamen veya kısmen özelleştirilmesinin, bir diğer ifade ile özel sektöre peşkeş çekilmesinin önüne geçmek için herkesin evinde bile ısınamadığı bu soğuk günlerde açık alanda rüzgâr ve soğuğa karşı haklı bir direniş sergiledik.

TC Lefkoşa Büyükelçisi Sayın Halil İbrahim Akça, EL-SEN ile KKTC Hükümetinin vardığı; Kurum’un ÖZERKLİK temelinde idari ve mali yapısının yasal zeminde yeniden yapılandırılmasından memnun olmadığını net ifadelerle ortaya koydu. Sayın Akça, yine Malta ve Güney Kıbrıs’la ilgili örnekleri görmezden geldi. AB’nin bu ülkelerde enerjide ÖZELLEŞME olması halinde bu özel tekellerin ülke halkına istedikleri fiyatı dayatacaklarını, ülke siyasetine müdahale edebileceklerini ve benzeri nedenlerle ELEKTRİKTE ÖZELLEŞMEYE karşı çıktığını bilmezden geldi. Polonya ve Macaristan örneklerinde olduğu gibi “garantili alım sözleşmeleri” nin AB mevzuatına aykırı bulunduğunu ve bu ülkelerin süresi bitmemiş bu tür anlaşmaları iptal etmeye MECBUR EDİLDİĞİNİ ve bu nedenle Polonya ve Macaristan’ın, halkından topladığı vergileri bu özel şirketlere tazminat olarak ödemek zorunda kaldığını görmezden geldi. Biz bu ifadelerimizin belgelerini KKTC’de yasama, yürütme ve denetim görevini gören kurumlarla, siyasi partilerle, sivil toplum örgütleriyle ve medyamızla paylaştık.

AKSA isimli şirket bu ülkede “garantili alım sözleşmeleri” ile enerji sektörüne sokuldu. 8 yıldır zarar ettiğini belirterek KKTC Maliyesi ’ne tek kuruş kurumlar vergisi vermedi. Sadece 2010 yılı zararı 17.009.465.00 TL, faaliyete geçtiği 2003 yılından beri beyan ettiği toplam zarar ise yaklaşık 117 milyon TL’dir. Devlet zarar ettiğini iddia eden bu özel şirkete karşı “mademki zarar ediyorsun niye daha fazla üretim ve garantili satış istiyorsun” diyemiyor. Sayın Akça, TC kökenli bu şirketin ülkemizde enerji üretim, iletim, dağıtım ve tahsilatına tek başına veya diğer özel şirketlerle sahip olmasına karşı çıkılmasını hazmedemiyor.

AKSA, yani özel sektör işletmecisi eğer tüm üretimi yapacak hale getirilirse bugüne kadarki zararlarına devam etmeyeceğine göre bu zararların faturasını halkımıza ödettirecek, kar etmeyi hedeflediği rakamı da faturalara yansıtacaktır. Bugün enerji üretiminin yaklaşık %50’sini üretip bir yılda 17 Milyon TL zarar eden bu şirket üretim kapasitesinin %70’ine sahip olunca zararı 25 milyona çıkacaktır. Piyasaya tek başına hakim olan bir şirket de istediği fiyatı dayattığında karşı çıkabilecek bir konumumuz da kalmayacaktır.

Sayın Akça, TC’li bir şirketin KKTC’deki enerji sektörünün her alanında tekel olmasını isteyebilir. Bu O’nun görevleri arasında da olabilir. Ancak EL-SEN ve Kıbrıs Türk Halkı’nın duyarlı her birey ve kuruluşu da bu gidişe karşı çıkma ve direnme hakkına sahiptir.

Sayın Akça, aklından geçeni bilerek ve isteyerek ortaya dökmüş ve hiçbir diplomatik teamüle uymayan bir üslupla Kıbrıs Türk Halkı’nı ve kurumlarını yine aşağılamıştır. Bize diyet ödettirmek istiyorsanız, buyurun ödettirin. Ancak Kıbrıs Türk Halkı’nın kurumları ile birlikte bu adada varoluşuna son vermek istiyorsanız elden gelen her meşru yolla buna karşı çıkacak ve direneceğiz.

Sayın Akça’nın açıklamaları EL-SEN’in KIB-TEK’in özelleştirilmesine niye karşı çıktığı ve ÖZERKLEŞMEYİ savunduğunun haklılığını bir kez daha ortaya koymuştur.

- Advertisement -

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -

Latest article