Dünyadan görünüm izleri: Ortadoğu, Venezuela Ve Filipinler – Özkan Yıkıcı

Must read

Hesaba katınılmayan İngiltere – Özkan Yıkıcı

Birçok siyasal krizi duyuyoruz. Amerikadan tutun Rusya, Türkiye, iran ve nice ülke adını direk duyuyoruz. Onların hegemonya mücadelesine yyönelik de yorumlar yapılıyor. Herkes kartını...

Hep Huzursuz Bir Ülke – Ulus Irkad

İki sene önce Baf’a davet edilmiş ve oradaki kitap fuarına katılmıştım. Beni Lefkoşa’daki Yeşil Hat’tan İbrahim Aziz abi almış ve yaklaşık bir buçuk iki...

Parmaklarımın ucuna fırsat gelince – Özkan Yıkıcı

Karanlıklarla örülen ada gerçeklerimiz çoktur. Zaman zaman aralanan ufak bir ışık ise bize karanlık günlerin yeniden gündeme taşıma fırsatı da verir. Bu sadece karanlıkta...

Gelgitlerle ekonomi – Özkan Yıkıcı

Her bilim kuramında olduğu gibi, ekonominin de kendi içeriği vardır. Genel kavramlara başlayıp kalmamak da önemli. Ekonomi öylesine yaşamla karşılık buluyor ki her kesime...

Propaganda haberciliğin yaygınlaştığı, taraflı bilgi akışının yalanlarla süsletildiği ve birçok olayın sansürlendiği ortamda bu hafta kısaca Dünya görünüm izlerine ulaşmaya çalışacam. Sansürlenmenin ve ötelenmenin en net kanıtıysa içselleştiğimiz Türkiye ile yüzleştik. Teskere geçerken yapılan Taksim gösterilerini medyalar bir yana iterken, Alevi mitinginden bir söz dahi etmediler. Üstelik yüzbinlerce insan katılmasına rağmen! Oysa Aleks basın toplantısını Fenerbahce TV dışında tüm Türkiye medyası canlı yayınladı! Bu basit gösterge bize olayların nasıl manüpüle edildiğinin, taraflı bilgilerle nasıl kandırılıp, gündem oluştuğunun en basit kanıtları olmaktadır. Tüm bunları yaşarken Ortadoğu denkleminden başlayıp, yeniden seçilen Çavezin Venezuelası ve “olamaz” vurgusuyla söylenen konuda Filipin örneğini kısaca ele alacayım.

Ortadoğu denkleminde özellikle Suriye merkezli karakol oyununda haftalık yeni sıçrama Resmen Türkiye’nin teskere geçirilmesiyle konu bir üst sıçrama yaptı. Özellikle onca desteğe karşın hala muhalefet ortak çizgiye gelip alternatif olamayan “muhalefet” gerçeği ile yeni dış katılımla olay daha geniş bölgeselleşmeye kayıyor. Bunu Türkiye ekseninde yaşıyoruz. Atılan ve hala tam anlaşılamayan top mermisiyle birden “Hızır” hızıyla teskere geçirilip Türkiye Suriye bataklığına biraz daha girdi. Böylelikle çaktırmadan aslında “Muhalefet” denilen kesime sınırda Suriye içinde tampon bölge oluşturma alanının adımları atılıyor. Suriye “Muhalefeti” tutunamadığı anda sınırda bölgesel nefes alma yeri kazandı. Birde şimdilik söyletilmeyen özellikle Türkiye’nin Suriye tarafındaki sınırda Kürtler’in olması nedeniyle buraya sıkışacak “muhaliflerin” Kürtler üzerinde denetim yapma şansıda oluştu. Ama gerçek şudur; Suriyede Sudiler’in direk etiketleriyle gönderidiği silahlar, Türkiye’nin İstanbul kentinden arap medyasına açıklama yapan “özgür Suriye ordu” temsilcisi ve artık ayyuka çıkan Hatay olaylarıyla taçlandırılan teskere adımı yeni bölgeselleşmenin adımı oldu. Burada ufak bir uyarı; Amerikan seçimleri sonrası kim seçilirse seçilsin, Büyük Ortadoğu projesinde yeni argümanlar senaryolar çizecektir. Özellikle Ortadoğu olayında bölgesel güçlerle sorunu çözüp Amerika’nın arkada kalması olayı nasıl şekillenir tam net değildir: Net olan; Onca döktürülen kana rağmen, Suriye’de Muhalefetin ortak paydaşlığı belli değil; Daha ileri gidelim; Esat’ı devirme olayında karşımızda alternatif Suriye olgusu da yoktur! Suriye etrafında İsrail gibi bölgesel güç, Yeni Osmanlı işdahcısı Türkiye, parçalanma oyunundaki Lübnan ve Irak, sistemin finansman pazarı Sudiler’in olduğu çemberde nasıl Suriye yanıtı hiç belli değil: Kimine göre Amrika’nın biraz da bazı kesimlerin sessiz kalma veya ivme yükseltme endişeleri bundandır. Ancak gariptir; İMF veya Nato gibi örgütlerle çözüm konuşuluyor: Bu örgütlerin tarihsel kirli dosyaları oldukça kabarık!

Ortadoğu oyunu ve Türkiye Suriye döngüsünü yazmadan önce Feesk’in makalesini okudum: Özelikle durmadan tekrarlanan başka ülkelerin içişlerine karışmama iki yüzlü siyasetin İrlanda Suriye kıyası okunmaya adaydır. Birde unutturulan Hatay tarihini kısaca yeniden anımsatması ve Türkiye’ye neden Hatay’ın bağlanmasına göz yumulduğu anımsatması okunması gerekir: Okununca da var olan ezber yine bozulacaktır. Tekrar edelim; Artık taraflı olup Suriye milislerinin propagandasını, hala hangi muhalif olduğu kavranmadan ekrana “muhalif temsilcisi” ile bize ezberletilen Suriye olayı geleceğin çok ezber bozacak ve Emperyalist bölgesel sömürgecilik kanıtı olarak yaşamımıza girecektir.****

Ortadoğuda teskere ile yeni Suriye dış müdahalesi bölgesel açılımla sıçrama yaparken, uzakta ama çok uzakta Venezuelada Çavez dördüncü kez başkan seçiliyordu. Çavez sistemin kulu işbirlikcisi olsaydı Venezuela seçimleri hiç konuşulmazdı. Ama sistemin bazı taşlarına engel olunca ve sermayenin en karlı petrol kaynağının kamusallaştırma adıyla alıp yoksula dağıtınca, sistemle yıldızları barışmadı. Barışmadığı için de ona darbe girişimi dahi yaptılar. Peki sistem neden Venezuelada Çaveze karşı?

Bakın sermaye sözcüleri “verimlilik artışı, kaynakları savurma” dedikleri örtünün altından neler çıkıyor. Petrol pastasının bir kısmını dışa sermaye karına değil de içte harcaması verimliliği azaltıyormuş; Sağlık ve eğitimin bedava olması, yoksullara ev yapma projeleri “savurganlık” olmaktadır. Onlara göre petrol rekabete açılıp sermaye karına eklenmeli, eğitime sağlığa kaynak değil özel desteklenmelidir. Temeldeki ayrım budur! Bunları aynen bize dayatılan Türkiyede uygulanan iyi paketlerle kıyaslarsanız Venezuela’da neden Çavezi devirmek istediklerini anlarsınız.****

Genelde özelikle Türkiyede sık sık tekrarlanan resmi bir idolojik argüman vardır; “Silahlı kesimlerle masaya oturulur mu”? Filipinlerde hafta başı tamda buna “evet” yanıtı veren karşılık geldi: Gerçi geçenlerde Kolombiyada hükümet FARK gerillaları da masaya oturuyorlardı. Filipinlerde Mindanao adasındaki Moro Kurtuluş örgütüyle Filipin Hükümeti uzun süren görüşmelerden sonra anlaştılar. Oradaki İslamcı kesime Özerklik tanındı. Hem devletin bütünlüğünü, hem de bölgenin özerkliğini içeren anlaşma kabul edilip yakında imzalanacaktır. 130 bin kişiye aşkın ölümün olduğu ve yaklaşık 40 yıl süren savaştan sora gelinen nokta anlaşma olarak karışımza geldi. Hem de ateşkes dahi ilan edilemeyerek bu sağlandı. Şimdi taraftan birisi İslamcılar; Buradaki dindarlara soracak olursanız “bunlar masumdur” denecektir. Hatta iktidar öncesi Türkiyede dini kesim Moro Kurtuluş örgütünden “Özgürlük savaşcıları” olarak söz ediyorlardı! Demek ki içerik veya ilkesel değil, tarafa yakına göre siyaset yazınca böylesi çelişkilerle karşılaşırız. Türkiye Kuzey İrlanda Kürt ikileminde girilen çelişki gibi.

Kısaca bir Dünya izlerini takip edip görünümler sundum: Emperyalist çağda olsak dahi, aynı sistemde aynılaşma mümkün değildir. Sermaye içi çelişkiler, daha dar anlamda bölgesel hesaplaşmalar sistemin çalkantısı krizle açılırken, alternatif çıkışlarla da sistemin değişimi de arada ses getiriyor. Hele çöken Avrupa kriziyle çok değişken sesler protestolar çıkmaya devam edilen dünyamızda çok değişken hareketler kararlr yaşaması muhtemeldir. Bunları yorumlamak içinde önce bilgiye ulaşmak şart.

- Advertisement -

More articles

- Advertisement -

Latest article

Hesaba katınılmayan İngiltere – Özkan Yıkıcı

Birçok siyasal krizi duyuyoruz. Amerikadan tutun Rusya, Türkiye, iran ve nice ülke adını direk duyuyoruz. Onların hegemonya mücadelesine yyönelik de yorumlar yapılıyor. Herkes kartını...

Hep Huzursuz Bir Ülke – Ulus Irkad

İki sene önce Baf’a davet edilmiş ve oradaki kitap fuarına katılmıştım. Beni Lefkoşa’daki Yeşil Hat’tan İbrahim Aziz abi almış ve yaklaşık bir buçuk iki...

Parmaklarımın ucuna fırsat gelince – Özkan Yıkıcı

Karanlıklarla örülen ada gerçeklerimiz çoktur. Zaman zaman aralanan ufak bir ışık ise bize karanlık günlerin yeniden gündeme taşıma fırsatı da verir. Bu sadece karanlıkta...

Gelgitlerle ekonomi – Özkan Yıkıcı

Her bilim kuramında olduğu gibi, ekonominin de kendi içeriği vardır. Genel kavramlara başlayıp kalmamak da önemli. Ekonomi öylesine yaşamla karşılık buluyor ki her kesime...

Avrupa Parlamenteri Niyazi Kızılyürek YKP’yi ziyaret etti

Avrupa Parlamenteri Niyazi Kızılyürek YKP’yi ziyaret etti… YKP Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen görüşmede, YKP Sekreterya üyesi Alpay Durduran, Murat Kanatlı, Kemal Güçveren ve Hamit Aygün hazır...