Demokratik konfedaralizm – Ali Sarıtepe

Must read

Nijerya’yı incelerken – Özkan Yıkıcı

Ülkemizde oldukça Nijeryalı yurtaş vardır. Sayıları onbinin çok üstünde. Klasik K. Kıbrıs gerçeği ile tıpkı nifusu bilinmeyen coğrafyamızda, Nijeryalıların da sayısı net olmayacaktır. Üstelik,...

Yitirilen şans ve müdahaleler – Yılmaz Parlan

Rejim bir seçimde daha istediği sonucu aldı. 1958 yılından beri filmde değişen bir şey olmadı; kimi istedilerse o oraya oturdu... Kıbrıslılar hayattan ve geçmiş tarihten...

Yorumlama yapılırken, eksik bilgilenme olunca ne mi olur? – Özkan Yıkıcı

İlgili makaleyi yazmamı Cumartesi gecesi TELE 1  prokramındaki önemli anlatılar neden oldu. Rusya ile yazılarını sevrek okudğum Hakan Aksayın yönetiği ve yine dış politika...

Seçimlerden sonra ne yapılmalı? – Ulus Irkad

Açıkça söyleyeyim mi ben aslında pek fazla bir şey de beklemiyorum. Seçimler bitmiş ama birkaç sendika dışında bir hareketlenme yok. Evet, ben de yazdım,...

Ortadoğu’da ki Kürt sorununun ortaya çıkarmış olduğu siyasal-yönetsel bir termonoloji.

Ortadoğu’nun parçalandırılmış, sömürgeleştirilmiş Kürdistan coğrafyasının; kendi tarihi süreci içerisindeki mücadelesinin sonucu olan bu termonoji, aynı zamanda halklar arasındaki milliyetçi itkileşmelerin yaratmış olduğu ve de yaratacağı tahribatların sonlanmasına yeni bir başlık, yeni bir açılım olabilecek bir tespit durumundadır.

Konfederalizm: Burada parçalandırılmış bir coğrafya yaşayanlarının siyasal yaptırım gücünden arındırılmış, siyasal-kültürel ve toplumsal ilişkilerinin geliştirilip güçlendirilmesi esası iken; bunun üzerinde yükselmesi gereken yapının da demokratik özerklik yönetişim anlayışının olması gerekliliğidir.

Demokratik özerklikler, Kürdistan coğrafyasına hükmeden devletlerin; tirancı, dayatmacı davranmalarından kendilerini azade ederek, bu topraklarda ki yönetişim biçimini demokratik karakterler üzerinden inşa edebilmeleri halinin sonucu olmaktadır.

Dolayısıyla; bu durumda ortaya çıkacak olan ilk olgu, etnik dayatmaların yok edilmesi olacaktır ki bu da halkların ortaklaşmasının etnik demokratik karakteri olmuş olacaktır. Toplumlar ve bireyler kendi etnik hallerini yaşama imkanlarına kavuşmuş olduklarından dolayı, etnikler ise ne üstün göreceklerdir kendilerini ne de ötekileşmiş ve ötekileştirilmiş hissedeceklerdir.

Etnik demokratizmin ülke sathına egemen olabilmesi için de o devletin devlet olma karekterine varmasının toplamı olan kanunların ve yönetmeliklerinin de demokratik karakterde olması bir zorunluluk olmaktadır.

Bu cümleden baktığımızda, devlet; her ne kadar şiddetin örgütlendirilmiş hali ise de, buradaki devlet şiddetini esas olarak dışarıya karşı ve kendi varlığını korumak üzerine örgütlendirmiş olacaktır. Kendi sınırları içerisinde de demokrasi karakterli yönetsel düzenlemelerin (yasa ve yönetmelikler) sadece geriye gitmesine ve ya ılga edillmesine yönelik karşı düzenlemesi olacaktır.

Demokratik özerklik ve demokratik konfedaralizmin hayattaki karşılığı birlikte yüremek, tartışarak, konuşarak, anlaşarak yöntemi üzerinden olacağı için; Kürdistan havzası devletlerin kendi aralarındaki ilişkilerinde de demokrasi ve barış ana eksen konumuna yükselmiş olacaktır. Bugün bu havzaya hükmeder olan devletlere baktığımız zaman, tümününde kendi siyasi sınırları içerisinde yaşayan vatandaşlarına karşı baskıcı, dayatmacı, şiddetçi karakterle yoğrulmuş olduğunu görmekteyiz. Ki, bunun en önemli nedeni de bu devletlerin tümümünde ortak paydasında büyük bir etnik sorun olduğunun olmasıdır.

Buradan kalkarak şunu ifade edebiliriz. Bir devletin kendi etnisite farklılıklarına karşı gösterdiği demokratik özen, o devletin demokrasi karakterinde kalmasının ana belirleyicisi olacağıdır. Devletin bütününde demokrasinin teminatı olacağıdır.

Ortadoğu’daki Kürt özgürlük mücadelesinin yaratmış olduğu siyasi bilinç, ulus farkındalılığı; Kürt sorununun Ortadoğu’da çözülmesi gerektiğini ve bunun yönteminin de demokratik özerklik ve bunun ulus şemsiyesi olan demokratik konfedaralizmdir.

Kürdistan parçalandırılmışlarına hükmeden devletlerin ezen ulus halklarının barış ve demokrasi teminatı da ve bir arada yaşamanın olmazsa olmazı da bu olacaktır.

Bir hayal edelim. Dört ulus devletinin tümü de, kendilerini demokrasi ana ekseni üzerinde yapılandırmış ve yaşayanlarının çeşitliliğinin onlara zenginlik olarak geri dönüşünü.

Sahi.

Bu durumda bu devletlerin Kürdistan’a bakan yüzlerinde, sınırların bir anlamı ve gerekliliği kalır mı ki!

- Advertisement -

More articles

- Advertisement -

Latest article

Nijerya’yı incelerken – Özkan Yıkıcı

Ülkemizde oldukça Nijeryalı yurtaş vardır. Sayıları onbinin çok üstünde. Klasik K. Kıbrıs gerçeği ile tıpkı nifusu bilinmeyen coğrafyamızda, Nijeryalıların da sayısı net olmayacaktır. Üstelik,...

Yitirilen şans ve müdahaleler – Yılmaz Parlan

Rejim bir seçimde daha istediği sonucu aldı. 1958 yılından beri filmde değişen bir şey olmadı; kimi istedilerse o oraya oturdu... Kıbrıslılar hayattan ve geçmiş tarihten...

Yorumlama yapılırken, eksik bilgilenme olunca ne mi olur? – Özkan Yıkıcı

İlgili makaleyi yazmamı Cumartesi gecesi TELE 1  prokramındaki önemli anlatılar neden oldu. Rusya ile yazılarını sevrek okudğum Hakan Aksayın yönetiği ve yine dış politika...

Seçimlerden sonra ne yapılmalı? – Ulus Irkad

Açıkça söyleyeyim mi ben aslında pek fazla bir şey de beklemiyorum. Seçimler bitmiş ama birkaç sendika dışında bir hareketlenme yok. Evet, ben de yazdım,...

Demir tavında dövülür – Ulus Irkad

1957 yılında emeği ve sol mücadeleyi savunan Kıbrıslıtürk ilerici ve sol aydınlar Kıbrıs’ta iki toplum arasındaki bölünmenin çok yanlış olacağını, savaşmak ve kan dökmek...