Demokrasi; etik ve ahlaki değerler – Ulus Irkad

yazarın tüm yazıları -->

Etik ve ahlaki kurallar iyiye ve doğruya yönelmiş kurallardır. Bu değerlerin devam ettirilmesi teşvik edilir. Bazı davranışlara üstün değerler yüklenerek yapılması toplumun ahlakını da yükseltir. Etik ve ahlaki değerler bir topluma yön veren veya şekillendiren kuralların tümüdür de denebilir. Kişiler bunları kendi içlerine sindirip uygularlar ve birçok zamanlar aslında yasa olarak olmasalar bile vicdan olarak kişilerin kendi içlerindedirler. Kaynağı kişinin kendisidir. Bu tip davranışlar dışardan zorlama olmadan topluma gelip benimsenir ve aynı zamanda, elbette kültürel bir durumdur. Her düşüncenin de bir ahlakı ve etik değeri muhakkak vardır. Etik başlı başına doğru davranışlarda bulunmak ve doğru bir insan olmaktır. Bunun diğer bir anlamı da kişilik ve karakter sahibi olmaktır. Bu tip değerlerin Batı toplumlarına aydınlanma Çağı ve de Burjuva Demokratik Devrimleriyle yerleştiği de bilinmektedir. Burjuva Devrimlerini yaşamayan ülkelerde bu davranışlar veya değerler örnek olarak alınır ama genelde bu ülkelerde bozulmalar da son zamanlarda had safhalara uğramıştır.

Bir ülkede herşey ama herşey bozulursa ahlaki değerlerden tutun siyaset de payını alır bunlardan. İnsanın idealleri ve de diğer insanlara karşı davranışları da bunlardan etkilenirse bu da tabi ki tüm hayatı etkiler. Kişisel ilişkiler de bozulur aslında. Hele hele herşey artık maddi menfaatlere göre ayarlanırsa o toplumsal yapı da maalesef etkilenir bundan. Devrimci ahlak ve sol değerler dedik ama daha sonraları bunun maalesef bunları öne sürenler tarafından da ezildiğini gördük. Sol bir partiye mensup insanların rüşvet verip ihalelerde, halkı soyup soğana çeviren şirketlerde işi ne? İşçileri taşeron kuruluşlarda veya örgütlerde sömüren solcuların gerçekten solcu olduğunu iddia edebilir misiniz? Solculuk neydi? Bankalarda yolsuzluklarla sermaye biriktirenlerin solculukla ne alakası vardır? Halk yoksulluk içinde yaşarken solcuların bu duruma hiç tepki vermemesi ideallerinin mi ürünüdür? Değil elbette…Hatta Sosyalist bir ülkenin insan hakları, adalet ve demokrasiyi ezen icraatlarda bulunması onun sosyalistliği ile ilgili değil, aksine onun düşüncesinin ahlaki ve etik değerlerinden uzaklaştığını ve bozulduğunu gösterir. Hatta o ülkelerin bugün diktatörlüğe, despotluğa kaydıklarının da delilidir bu hareketler. Yani şimdi bir normal politikacı, başkalarını oyuna getirip amacına erişmek isterse, bu o görüş çerçevesinde veya o bozulmuş ülkede, normal da karşılanır ama ne isterse olsun, Batı aydınlanmacılığında, ki sol değerler de temelini buralardan alır, bu tip davranışlar hoş karşılanmamalıdır çünkü bozukluk sadece sağda kalmaz bu solu da tutarsa, ki maalesef eğer sol değerler de bundan kendilerini ayırmazlarsa, solcular da sistemin bir parçası olurlar. Batı aydınlanmacılığında tüm felsefeler ve ideolojiler, hukuksal, demokratik ve de insan hakları normları aslında gene demokrat burjuva ideologları tarafından bulundular. Batı aydınlanmacılığı son dönemlerde elbette darbeler yedi ama evrensel hukuk, adalet ve de insan hakları ile demokrasi normları hala daha bu görüşlerin temelinden faydalanmaktadır. Bugün de burjuva demokratik sistemleri hala daha bu burjuva demokratik devrimlerinden ve de Burjuva demokratik aydınlanmacılığından faydalanmaktadır.

Sol değerlerin dinamizmi nasıl ki eleştiridir, burjuva demokrasisinin dinamizmi de budur ve muhalefetin bundan dolayı dinamizmi ve de gücü bunlara dayanmaktadır hatta bir bakıma muhalefet veya sol kesim aslında bu kontrolü içermekte ve yapmaktadır. Bu görüşler, dediğimiz gibi, kişileri oyuna getirme, onların kişisel hakları ve de şahsi onurlarını da bozmayı hedeflemez ve bunları Batı değerleri, etik ve ahlak dışı davranışlar olarak nitelerler. Solda da, sağda da kişilerin ahlak ve değerleri oldukça önemlidir. Suiistimalde bulunma, kişileri sömürme, kişilerin insan haklarıyla oynama veya bir kişiye yapmadığı bir suçu yapmış gibi gösterip ona iftira yapma Batı’da yasaktır ve de kişi haklarına yapılan bu saldırılar toplumsal haklara da yapılmış sayılır.

Batı aydınlanmacılığı sonucunda, o aydınlanmanın da verdiği özgürlüklerle, işçilerin asgari ücretleri, işçi hakları, kişi hak ve özgürlükleri, toplumların özgür iradeleri, aslında demokratik burjuva değerlerinin de önemli bir yanıdır.

Sol, bu değerlere önem verdiği saygı duyduğu derecede kendi saygınlığını ve de mevcudiyetini koruyacak. Bugün işçi hakları geriye gitmişse, sol ve emekten yana değerler gerilemişse, sol olduğunu iddia edenler bugün başarısızsalar, inanın ahlak değerleri, etik ve de demokratik değerleri bozduklarından ötürü oldu bunlar. Herkes suçu başkalarına atmasın. Bozulma tam yanımızda ve başarısızlık da aslında ta yanı başımızda…

- Advertisement -
- Advertisement -
5,934BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,049TakipçilerTakip Et
13AbonelerAbone

Diğer yazıları

Ülkemizdeki sol niye belirleyici olamıyor – Ulus Irkad

Aydınlanma Çağı Avrupa’ya geldiğinde Avrupa’da boğazlaşmalar, Orta Çağ’da dinin olumsuz etkileri devam etmekteydi. Ama Orta Çağ’la birlikte aniden Rönesans ve Reform Hareketleri Avrupa’nın kaderini...

Sayın Akıncı ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine giderken – Ulus Irkad

Cumhurbaşkanlığı seçimlerine giderken 46 yıllık statükonun da pandemi katalizörü ile çağdaş dünyaya, evrensel hukuka ve siyasal andlaşmalara ayak uyduramamanın getirdiği sorunlardan ötürü fireler verdiğini...

Bir ülkede olumsuzluklar devam ederse – Ulus Irkad

Hangi ülke isterse olsun devamlı olarak hamaset, baskı ve de başka öteki olanların haklarını gaspederek ve de umursamayarak devamlı aynı politikaları devam ettiremez. Başkalarının...

Global olarak bakıldığında aslında bozulduk – Ulus Irkad

Tümüyle toplumsal yokoluşta siyasal partilerinden halkın en bireysel yaşantısına kadar bu durum büyük bir bozulmanın yansıması. Bir partili arkadaş bana saatlerce bilişim yasasının demokratik...

Savaşı istemek – Ulus Irkad

Aylardır Türkiye’de yeni gelişen eğilime göre TV kanallarında savaşı destekleyen birçok biliminsanının ve emekli komutanın, savaşın faydaları ve Türkiye’nin açık denizlerle başka ülkelerdeki savaş...

YKP basın açıklamaları

İstirdat savaş nedenidir, savaşa hayır, yaşasın barış!

Yeni Kıbrıs Partisi Sekretaryası'nın 1 Eylül Dünya Barış günü nedeniyle yayınladığı açıklama şöyle: Bugün bölgemiz savaş, silahlı çatışma ve yeni askeri müdahalelerin ve işgallerin sürekli...

Hukuksuzluğa karşı direniş her yerde

YKP Sekretaryası mahkemelerde süren davaları değerlendirdi. Açıklama şöyle: YKP dahil birçok örgüt, kurum kuruluş COVID-19 başladığında yasaların uygulanmasını talep etti, UBP-HP hükümeti ise yasadışılığı normalleştirip...

Yarınki eyleme katılım çağrısı yaparız

Yeni Kıbrıs Partisi, yaptığı açıklama ile güneyde çalışan emekçilerin yarın düzenleyeceği eyleme destek belirtti. Açıklama şöyle: YKP olarak, Kıbrıs bölünemeyecek kadar küçüktür söylemini kurulduğu günden...