Başkanlık sisteminden murad despotik bir idaredir – Ulus Irkad

Birileri gündem yaratmak istedi herhalde ki son bir haftadır sosyal medya sayfaları “Başkanlık” Sistemi veya Rejimi çağrılarıyla dolmaya başladı. Ben de fikirlerimi yazınca akademisyen bildiğim bir arkadaş bayağı bozuldu ve ağzını da bozarak yanıtlar vermeye başladı. O sözleri buraya almak istemem ama galiba arzu ettikleri rejimin otoriteryen, totaliter ve de despotik bir başkanlık sistemi olduğunu bu şekilde istemeden de olsa bir tanesi belli etti. Ben Türkiye’de bugün halen tartışılan başkanlık sisteminin, son birkaç senedir Türkiye’ye ne kadar sorunlar getirdiğini, burada vurgulamak isterim , bu rejimin esas uygulanıp ve de oylanıp yürürlüğe konmasının pek de normal olmayan şartlarda olduğunu yaşadığımızı, nasıl seçim sonuçlarına kolayca etki ettiğini, resmen gördüğümüzü , açıkça toplumun sinir uçlarıyla oynanarak, sonuçta toplumun bir iç savaş tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını da buradan dikkat çekmek isterim. Başkanlık sistemi aslında hem seçimle oraya gelenin yarattığı tüm güçleri elinde toplama ve artık kamuoyunun arzularına cevap vermemesi, bir de kuvvetler ayrımının maalesef ortadan kalkmasıdır. Başkanlık Sistemi gelmeden, bazıları  tarafından murad edilenin güya Amerika Birleşik Devletleri’nde uygulanan sistem olduğunu, boş ağızdan atarak topluma satmaya çalışan bazı beyefendiler, iş uygulamaya gelince resmen Latin Amerika’da uygulanan despotik sistemi murad ettiklerini bizlere gösterdiler. Türk tipi başkanlık sisteminde Başkanı denetleyen hiçbir organ ortaya çıkmadı. Resmen başkanlık sistemi despotizme dönüştü.

Başkanlık sistemi sadece demokratik olarak ABD’de uygulanmaktaydı fakat o da yeri geldi mi veya Trump gibi totaliter ve otoriter kaynaklı biri olunca bu demokratik sistemi nasıl ayaklar altına alarak kendi elitini yarattığı ve de hiç demokratik kurumları da kaale almayarak nasıl ırkçı ve de keyfi bir yönetim kurduğu ortaya çıktı. Obama’nın kurmak istediği Sağlık reformunun yakın bir zamanda nasıl ortadan kaldırıldığını tüm dünya bilmektedir. Yani en demokratik bilinen başkanlık istemi de maalesef anti demokratik duruma gelebiliyor ve demokratik kurumları hiçe sayabiliyor. ABD’de Trump seçildiğinden beri yasama, yürütme ve yargıdaki müdahaleler iç sorunları da yarattı ve ABD maalesef son Koronavirüs pandemisinde de bu sorunları aşamayarak en fazla sağlık sisteminde fire veren yönetim oldu.

Çok partili parlamenter sistemde ise evet, herşey çabucak olup bitivermiyor ama herşey demokratik bir şekilde tartışılarak ve hatta toplumun tüm görüşleri çoğulcu system içinde eğer engellenmezse, özgür bir şekilde sorunları tartışarak toplum gözünde de sorunlar şeffaf bir şekilde gelerek, daha demokratik bir şekle gelmekte, yasalar demokratik bir şekilde tek bir adamın veya bir kilikin-elitin üretimi olarak ortaya çıkıyor. Oybirliği ve oydaşmacı dediğimiz demokratik bakış açısı varolduğundan dolayı da çoğulcu yapıda hoşgörü ve çoğunluğun benimsemesi daha iyi olmaktadır. Parlamenter sistemde herşey aşağıdan yukarıya sivil insiyatiflerin de politkaya karışması ve zorlamalarıyla olur ki bu en demokratik yöntemdir ve herşey bir despotik başkanın iki dudağına bağlı kalmaz.

Türkiye örneğine bakarsak, savaş ilanı, ki bir ulusun geleceği, ekonomisi, insan canı önemlidir, bir kişinin iki dudağında vereceği karara kalmakta, çoğu zaman da toplum kendini istemediği halde bir savaş curcunasının veya kargaşalığının içinde bulabilmektedir. Toplumun savaşla karşılaşacağı ekonomik çöküş ise başka bir kargaşayı da getirmektedir.

Evet, yasalar Başkanlık sisteminde çabucak çıkmaktadır ama bu yasaların çıkması ne kadar normaldir ve çabuk geçen, kamuoyunda şekillenmeyen, ısıtılmayan bir yasanın birçok boşluğu olacağı da ortaya çıkmaktadır. Başkanlık sistemini talep edenler bize emekçilerin refahını da, bu refahın Başkanlık Sisteminde ne kadar artacağını, bir de istatistiki verilerle açıkılasınlar, sendikal haklara getirecekleri özgürlükleri bir zahmet ortaya koysunlar da bilelim bakalım… Başkanlık sistemindeki keyfilik maalesef Başkanın elindedir ve bu başkan eğer baskıcı bir kişiyse herşeyi de feshederek, diktatörlüğünü de ilan ederek, ülkenin başına birçok bela da getirebilmektedir. Bugün Türkiye’de hiç hesap vermeyen, şeffaf olamayan ve de muhaliflerini devamlı cezalandırıp toplumsal yapıda travma ve yaralar açan keyfi ve kişisel yanlışlar yok mu?Bir zahmet başkanlık sistemini isteyenler Türkiye’deki hapishanelerdeki aydın insanları da bir açıklasınlar da bu başkanlık sisteminin güzelliğini bizlerde yaşayalım(!). İç barışın bile daha oluşturulmadığı bir sistemden bahsediyoruz. İç barışı oluşturmak ve Türkiye insanlarını birleştirmek o kadar zor muydu?

Başkanlık sistemiyle çevresiyle ve de dünyayla devamlı cebelleşen, kapışan bir ülkeyi istemek mi yoksa çoğulculuk ve de oydaşmacı demokrasi örnekleriyle insanları arasında bir uyum ve de sevgi olan bir ülke mi arzuluyoruz? Başkanlık sistemini savunanların bu gerçekler karşısında bir defa daha düşünmelerini talep ediyorum.

- Advertisement -
- Advertisement -
5,976BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,008TakipçilerTakip Et
3AbonelerAbone

Diğer yazıları

Pandemi, sorunlar ve ekonomi – Ulus Irkad

Koronavirüs salgını başlar başlamaz evlere kapandık ve hala daha da tedbirlerimizi devam ettiriyoruz. Turizm tesisleri açıldı ama turist yok. Aynı şekilde dükkanların çoğu da…Güney...

Serbest liberal özelleştirmeci ekonomi pandemi ile iflas etti – Ulus Irkad

Aslında 20. yüzyılda 1968 yılıyla başlayan gençlik gösterileriyle, ekonomik önlemlerde hep serbest piyasa ekonomisi ve onu önerenlerin izleri vardı. Amaçları da bir şekilde sendikaları,...

Ansızın bize nerede ve ne şartlar altında yaşadığımızı anımsatıyorlar – Ulus Irkad

Elbette herkesin söz söyleme, düşüncesini ifade etme ve örgütlenme hakkı vardır. Başkalarına zarar vermediği sürece her fikir saygıdeğerdir ve savunulabilir. Ama şunu hemen Kabul...

Komplo teorileri ile analiz yapmak gerçekçi değil – Ulus Irkad

Bir ordu mensubunun 27 Mayıstan itibaren Türkiye’deki darbeler konusundaki bir makalesini okudum. Eğer bir analizde tüm bilimsel veri ve sonuçlar ortaya konmuyor, siz bilinçli...

Pandemi sonrası – Ulus Irkad

Kapitalizm, 1980 yılından sonra serbest piyasacı liberal özelleştirmeci politikalara ağırlık verdi.Bu yüzden, önceleri daha fazla kalkınmamış dünya ülkelerinde emek mücadelelerini aynı görüşü paylaşan uzantıları...

YKP basın açıklamaları

Kıbrıslı ancak barışın ve işbirliğinin dünyayı rahata erdireceğin inananlar güç kazanırsa bu sorunlardan kurtulabilir

YKP Sekretarya üyesi Alpay Durduran son gelişmeleri değerlendirdi. Açıklama şöyle: Corvid-19 dolayısıyla alınan önlemler ve sonrasındaki gelişmelere sonucu bizde iktidarın hala bir isyanla karşılaşmaması gelen...

Üst yönetim alt yönetim üzerinde tahakküm edebilir

YKP Sekretarya üyesi Alpay Durduran Diyalog TV’nin yayınlarının durdurulmasını değerlendirdi. Açıklama şöyle: Şimdiye kadar şemasını da çıkarıp yönetimimizin bir devlet yönetiminden çok az ve aslında...

Bu yıl 1 Mayıs’ta sokakta değiliz ama döneceğiz!

Yeni Kıbrıs Partisi Sekretaryasının 1 Mayıs açıklaması şöyle: Bundan 72 yıl önce, 1948’de CMC madenlerinde Kıbrıslı emekçiler birlikte direnmişler, 1 Mayıs’ı birlikte kutlamışlardı… Bundan 62 yıl...