Açık mektup: Neden Rejim ve T.C aleyhtarı pankartlar ve Kıbrıs cumhuriyeti bayraklar – Çinel Senem Sunel ve Koray Başdoğrultmacı

Must read

BM Barış Gücü’nün görev süresini uzattı, Kıbrıs sorununun hikâyesi yine anlatıldı – Alpay Durduran

Bize anlatılan yalanları bir kez daha anlamak isteyene bedavadan ders gibi anlattı. Daha dün televizyonlardan mecliste Kıbrıs sorununu değerlendirmesini yapan UBP sözcüsüne göre BM...

28 Ocak Toplumsal varoluş mitinginde yaşananların tartışmaları hala daha sürmektedir. Bu miting tüm adaya damgasını vurdu. Özellikle de bu mitingde açılan rejim ve Türkiye aleyhtarı olan beyaz zeminli pankartlar ve yanında açılan Kıbrıs cumhuriyeti bayrakları ilgi odağı olmuştur. Bazı konulara açıklık getirmek gerekirse bu pankartları ve bayrakları hazırlayıp getiren ben Çinel Senem Sunel ve Koray Başdoğrultmacı dır İki kişi geldik biz meydanlara boynumuzda asılı Kıbrıs Cumhuriyeti bayrakları ve elimizde 8 tane pankartla ve toplamda 10 tane Kıbrıs cumhuriyeti bayrağıyla beraber. Bizim ve onların fikirleriyle özdeşleşen Afrika gazetesi grubu, Yasemin hareketi, Öğretmen sendikaları ve ilerici yurt sever halktan destek gördük. En beklenmedik destek de CTP ve TDP tabanından geldi bizlere çünkü onların yapıp ve söylemek istediklerini bizler yaptığımız için bize yol açıp alkışlar eşliğinde platformun önüne davet ettiler. Ve başka bir konuya da açıklık getirmek gerekirse Volkan gazetesinin Pazar sayısında yayınladığı haberdeki gibi bize Rum basınından kimse bize bayrak getirip örgütlemedi tam aksine kendi özgür irade ve düşüncemizle kurtuluşun var olan 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti temelin de olacağını düşündüğümüz için Kıbrıs Cumhuriyeti bayraklarını ve anti TC pankartlarını açtık. Çünkü belgeli pankarttan anlaşılacağı gibi TC 20 Temmuz 1974 sabahı adaya bozulan anayasal nizamı ve yıkılan cumhuriyeti tamir etmeye geldiğini belirten belgelerinde belirttiği gibi görevine sadık kalmamıştır. Zira Türkiye’nin Kıbrıs’taki garantörlük hakkı ve müdahalesi tamamen 1960 Kıbrıs Cumhuriyetine bağlıdır. Ayrıca adanın kısmen ya da tamamen başka bir ülkeye bağlanması veya ilhak olması ve taksim edilmesi yasaklanmıştır. Görüldüğü gibi bugün Türkiye’nin AB ye girmesini engelleyen hukuken var olan tüm dünyanın tanıdığı AB ve BM üyesi Kıbrıs Cumhuriyetidir. Bizimde neden hakkımız olan 1960 Kıbrıs Cumhuriyetine, seçilmiş liderlerimiz savunmamaktadır ve ayrılıkçı rejim olan ve kimin tarafından kurulduğu belli olan TC’nin de tanımadığı illegal yapı K.K.T.C savunulup uluslararası hukukun dışına çıkılmaktadır. Bizim de amacımız 1947-48 Cenevre barış konvansiyonuna aykırı olarak taşınan nüfus ve seçmen yapısından seçtirilen kukla liderlerinin talep etmediği Kıbrıs Cumhuriyetindeki haklarımızı talep etmek için bayrakları ve pankartları kullanarak sokaklara indik.

Son olarak Kıbrıs’ın Kuzeyinde yasa diye gösterilip her şeyin bize TC tarafından paket ve dolaysıyla yaptırım olduğunun belirtmek isteriz. Bunun amacı tamamen bizi tüketip kalanlarımızı da işbirlikçi ve yalaka adı altında kullanıp asimile etme ve göç ettirmektir. Buda işgal demektir. Biz ve bizim gibi düşünen insanların çözümü sokakta araması gerektiğine inanmaktayız. Ta ki bunu işgalci anlayana kadar… Zira tarih 15 Temmuz 1974 de faşist Yunanistan darbesi ile o şekilde olmuştur. Temennimiz savaşsız kansız bir şekilde adada uluslararası hukuka ve temel insan haklarına uygun var olan şu an yıkılması mümkün olmayan 1960 Kıbrıs Cumhuriyetine acilen kavuşmaktır.

- Advertisement -

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -

Latest article

BM Barış Gücü’nün görev süresini uzattı, Kıbrıs sorununun hikâyesi yine anlatıldı – Alpay Durduran

Bize anlatılan yalanları bir kez daha anlamak isteyene bedavadan ders gibi anlattı. Daha dün televizyonlardan mecliste Kıbrıs sorununu değerlendirmesini yapan UBP sözcüsüne göre BM...

Oydaşmacı demokrasi – Ulus Irkad

Şimdiye kadar demokrasiler veya seçimler hep çoğunluğun haklarını savunmak olarak tarif edilmiştir. Oysa ki 21. yüzyılda demokrasi demek azınlığın haklarını savunmak, en az çoğunluk...