Yargı ciddi baskı ve yük altında

0
164

BaroKıbrıs Türk Barolar Birliği yani adli yılın açılışı dolayısıyla basın toplantısı düzenleyerek hukuk sistemindeki sorunları dile getirdi.

Barolar Birliği Başkanı Ünver Bedevi basın toplantısında yasama ve yürütmeyle birlikte devletin üç bacağından birini oluşturan yargının çok ciddi yük ve baskı altında olduğunu söyledi.

Bedevi Meclis’in gerekli yasal düzenlemeleri, hükümetin de doğru uygulamaları ve ekonomik gelişimi sağlaması gerektiğini aksi halde oradaki yetersizliğinin hukuka ve topluma yansıyacağını söyledi.

Basın toplantısında konuşan Barolar Birliği Başkanı Av. Ünver Bedevi, ülkedeki sorunlara dikkat çekerek, meclisin gerekli yasal düzenlemleri yapması, hükümetin de ekonomik gelişimi sağlaması gerektiğine vurgu yaparken, mazbata sorunu ve beklenen faiz yasasına dikkat çekerek, siyasilerin yarattığı suni kilitlenmenin bir an önce aşılması çağrısında bulundu. Bedevi polisin de hukuk ve insan haklarını benimseyip, hazmetmesi gerektiğini de söyledi.

 

Yargı ciddi baskı ve yük altında

“Yasama ve Yürütme ile birlikte Devletin üç bacağından birini teşkil eden Yargı çok ciddi bir yük ve baskı altındadır” diyen Bedevi şöyle konuştu;

“Birikmiş sorunlara ilaveten ülkemizdeki siyasi ve ekonomik kriz ve belirsizliğin ve de ümit eksikliğinin getirdiği kırılma noktası, alınabilecek tedbirlerin bir an önce alınması ile giderilmeye çalışılmalıdır.

Meclis gerekli yasal düzenlemeleri, Hükümet de doğru uygulamaları ve ekonomik gelişimi sağlamalıdır. Oradan kaynaklanan yetersizlik buraya yani Hukuğa ve topluma yansımaktadır.

Adalet mekanizması genelde yavaş çalışmakta ve Adaletin tecellisi gecikmektedir. Gecikmiş adalet, adalet değildir. Adalet mekanizması daha hızlı bir şekilde ilerleyip davalar adaletten taviz vermeksizin Mahkeme kararlarının uygulanması dahil makul süre zarfında neticeye vardırılmalıdır. Davalardaki yığılma ve tıkanıklığın aşılmaması hepimizin boğulmasına sebebiyet verecektir. Ciddi bir uğraş vardır ve olacaktır ama şartlar çok olumsuzdur ve derhal alınması gereken önlemler vardır.

Adalet çalışanlarının çalışma mekanları ve koşulları iyileştirilmesi gerekliliğine de işaret eden Bedevi, personel eksikliğinin derhal giderilmesi ve araç gereç ihtiyaçlarının yeterli düzeyde karşılanması gerektiğini söyledi.

 

Gereksiz bürokrasi aşılmalı

“Mahkemelerin ve özellikle Avukatların davalarla ilgili Devlet kaynaklı bilgi ve belgelere pratik, hızlı ve masrafsız ulaşabilmesi sağlanmalıdır” şeklinde konuşan Av. Ünver Bedevi, “devletten kaynaklanan anlamsız uygulamalarla ve gereksiz bürokrasiyle süreç tıkanmamalıdır” dedi.

Tebliğ ve İcra sistemimizde yaşanan sorunlara da değinen Bedevi, “ipotekli gayrımenkullerin satışı ile ilgili uzun yıllardır yaşanmakta olan kilitlenme, gerek yasal düzenleme, gerekse personel ve uygulama açısından düzeltilip, makul mantıklı süreler içerisinde Mahkeme emirlerinin uygulanması sağlanmalıdır”dedi.

 

Siyasilerin getirdiği hukuk dışı suni kilitlenme aşılmalı

Son dönemde çok tartışılan mazbata sorunu ve beklenen Faiz Yasası’na da vurgu yapan Bedevi, bu konuda siyasiler tarafından getirilen hukuk dışı suni kilitlenmenin bir an önce aşılması gerektiğini belirtti.

Av. Bedevi şöyle devam etti; “Yasal mevzuatımızda ve Hukuk sistemimizde Mahkeme kararlarının uygulanmasının zorlanabilirliği için varolan mazbata işlemlerine siyasiler tarafından getirilen hukuk dışı ve suni kilitlenmenin derhal aşılması gerekmektedir. Adaletin önü tıkanmamalıdır.

Tabii ki tüm bunlar yapılırken adil ve doğru bir zemin yaratılması gerekir. Gerek geçmişten kaynaklanan gerekse ileride oluşabilecek enkazı engellemek için gerçek, adil ve kalıcı bir Faiz Yasası derhal geçirilmelidir. Geçirilecek olan Faiz Yasasının anlaşılabilir, hesaplanabilir ve uygulanabilir olması şarttır.

Bunun yapılmaması veya yapılamaması için ortaya konana hiçbir argüman ikna edici veya kabul edilebilir değildir ve olmayacaktır.

Böyle bir Faiz Yasası, özellikle geçmişten kaynaklanan ve devam eden borç ilişkilerinde, geçmişteki çok yüksek faizlerden dolayı ve faizlerin düşük ve istikrarlı seviyelere düşmesi hasebiyle gayrı – adil diye nitelendirilebilecek konuma gelmiş bulunan meseleleri vicdanen doğru bir zemine oturtacaktır. Bunun yapılmadığı her gün davaların büyük bir çoğunluğunun alacak-verecek davası olan ülkemizde adaletten sözetmek gittikçe zorlaşacaktır. Sorunu çözmeyecek geçici ve göstermelik bir yasal düzenleme veya yasamanın veya yürütmenin yargının kararlarına müdahalesi ile, inandığımızı söylediğimiz Hukuk Devleti ve Hukukun üstünlüğü kavramlarına ters düşeriz, Kuvvetler Ayrılığı ilkesini ihlal ederiz.

Genel olarak Meclis ve Mecliste çoğunluğa hükmedebilen ve insiyatifi elinde tutan hükümet yabancı ülkelerdeki doğru uygulamaları inceleyip, ülke şartlarını da dikkate alarak, bilen kişilere ve konusunun uzmanlarına danışarak hukuğa uygun yasal düzenlemeler ve çözümler getirmekle mükelleftirler”.

 

Avukatlar ve mesleğimiz baskı ve yük altında

Meslek alanında yaşanan sorunlara değinen Bedevi, yaşanan kötü gidişin durdurulamadığı takdirde kalitenin düşmeye devam edeceğini belirtti.

“Yeni bir Adli Yıl başlangıcında, Adaletin ve Devletin üç bacağından biri olan Yargının en önemli unsurunun biz Avukatlar olduğunu vurgulamak gerekir. Avukatın olmadığı yerde Adaletten söz edilemez” diyen Bedevi, şöyle devam etti;

“Devletten maaş ve emeklilik ödeneği almayıp serbest çalışan ama kamu görevi ifa eden ve sadece Adalet sistemi içerisindeki fonksiyonları itibarı ile bile birer Adalet neferi olan Avukatları ve bu onurlu mesleği itibarsızlaştırmaya çalışanlara asla fırsat tanımayacağız. Herşeyin en olumsuz göründüğü anda bile o kişinin meselesini üstlenen bir Avukatın varlığı o kişi için çok önemli ve gerçek bir Adalet için vazgeçilmezdir.

Avukatlar ve mesleğimiz başka bakımlardan da baskı ve yük altındadır. Öncelikle artan ekonomik krizden de dolayı davalar çoğalmakta ancak netice gecikmekte ve azalmaktadır. Ayrıca yanlış eğitim politikaları ve mesleğe girişlerin sınırlandırılamaması neticesinde meslekte sayısal bir patlama yaşanmaktadır. Bu kötü gidişatı durduramadığımız taktirde hem kalite düşmeye devam edecek hem mevcut icra i meslek edenler hem de gelecek olanlar ve aileleri ve dolayısıyle toplum menfi yönde etkilenecektir.

 

Polis hukuk ve insan haklarını benimseyip, hazmetmeli

Cezai konularda polisin tutum ve uygulamlarını da eleştiren Bedevi, şöyle devam etti;

Cezai meselelerde özellikle Polisin takındığı tutum ve uygulamaları sıkıntı yaratmaya devam etmektedir. Öncelikle polisimizin Hukuğu ve İnsan Haklarını benimsemesi ve hazmetmesi gerekmektedir. Gerek görevini icra eden Avukatlara karşı gerekse suçu sabit olan dahil herkese karşı beklenen standartların altına düşülmemelidir. Bilinmelidir ki Avukatlar kim tarafından gelirse gelsin insan hakları ihlallerine ve işkenceye karşı hiçbir zaman yılmayacaktır. Görevlerini layıkı ile yapan polis mensuplarının ise her zaman yanında olmaya devam edeceğiz.

Mesleğimizi ve yargı sistemimizi direk etkileyen bir diğer önemli husu ise ülkemizde halen bir Adli Yardım kurumunun olmayışıdır.

Bu eksikliğin artık giderilmesi ve ihtiyaçlı kişilere adli yardım sağlanması için gerekli yasal mevzuat yapılmalı ve gerekli maddi kaynak ayrılmalıdır. Devlet olmak ve gerçek bir Hukuk Devleti olabilmek kolay değildir.

Kısaca değinilen tüm bu konular ve daha birçok konuda Avukatların meslek örgütü Baro gönüllülük esasına göre ve seçimle oluşturduğu kadrolarıyla detaylı çalışmalar yürütmektedir. Baro hem meslek örgütü oluşunun hem de yargı bacağının ve adalet mekanizmasının merkezinde oluşunun bilincinde ve toplumsal ve vicdani vazife üstlenerek çalışmalarına ve mücadelesine devam edecektir.Yeni Adli Yıl hayırlı olsun.”

 

kaynak: TAK/http://www.gazete360.com

Yorumunuzu ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.