Yeniden toparlama ihtiyacı doğdu – Özkan Yıkıcı

Must read

Amerikada seçimler yapıldı. Biraz doğru yaklaşım sergileyenler için, “normal” denecek sonuç çıktı. Çünkü iki aday verdı ve ikisi de kötü yarışında olup yakın oy kayışları ile sonuç belirlenecekti. Beklenen ikili gerçekten birisi sonuca ulaştı. Ama mahşetler “sürpriz” diyecek kadar beklenmetik imajına sarıldı. Bol bol yorumlar la konu açılıma sunuldu. İlginç deyerlendirmeler de yapıldı. Benzer partilerin de kazanma olasılıkları yoğunlaştı. Zaten son referandumdan tutun, seçimlere dek gidrek bu kesimin güçlendiği görüldü.

Başka gelişmeler de devam ediyor. Ortadoğu savaşları sürüyor. Suriye tıkanışı ile arayışlar da devam ediyor. Türkiye ırak ve Suriyeye direk müdahale etme eylimlerini pratiklere döküyor. Türkiyede ise otoriteleşmenin üst boyutuna geliniyor. Ne karşıt görülüyorsa, susturulmaya hız verildi. Daha sayacak çok konu gelişiyor. Elbet Kıbrıs sorunu da buna eklendi. Eklendi de Türkiye gerçekleri görmezden, Amerikan gücü hesaba katılmamaya ve koşullar üzerinden deyil de istenilen tahminelrle konu geliştiriliyor.

Sayılacak çok gelişme daha var. Buna ters oranda da dünyada ırkçı faşist dalga da devletlerde yoğunlaşma süreciyle sermaye itifaklarına ekleniyor. Ama enbaşta burada da olan, hala gerçekleri konuşmamak duruşunun yoğunlaşarak devam etmesi oluyor. Yazıyı yazmadan önce birçok izleme ve gözlem yaptım. Bizim burada iyi bildiğim ve zaman zaman doğruları konuşan akademisyenlerden politikacıların gidrek “hecelerine kilit vurmaya” özen gösterdiklerine tanık oldum. Gerçekler ve söylemekten daha da geri çekilme gibi garip bir denklem yeniden yazılıyor. Kıbrıs görüşmeleri derken, birileri Türkiye gerçeğinden kaçma, ötekiler Amerikan ayıklama sürecine girme gibi acayiplikler yaşanma yoğunlaşması oldu. Bağıra bağıra olan gelişmeleri görmezden geliniyor. Ne krizler, ne müdahaleler ve nede direk Dolar gerçekleri hala birlikte sonuçlarla konuşulmuyor.

Gerçekleri bilen akademisyenler dahi geri çekilerek resmi görüşe eklenmesi ile halk arasında doğruları arayanların da ilgisini azaltarak, kabus örtüsü konulmuş oluyor. Bilinen Türkiye ve Amerikan gerçeklerinden kaçış dahi nedenli gerçekleri ötelemenin rüzgarına kapıldığını gösteriyor.

Bu gelişmeler üzerine, bazı söylenmeyip bir bir daha iki eden koşulları yeniden yazalım. Bol Neoliberalizim kulanıcıların dahi kaçırmaya başladığı ilk önemli gerçek şu: 98 Asya Krizi ile artık Neoliberal süreç miyadını doldurdu. Seksenlerde hızla kurumsalaşan bu yapılanış, Asya Kaplanları krizi ile sürecini tamamladı. Ardından peşpeşe krizler devam etti. En son 2007 yılı kriziyle başlayan süreçten hala çıkılamadı. Neoliebral yapı krizle bitişini haykırırken, sistem bunu yönetemiyordu. Yönetememe bir yana, krizden çıkış reçetesini de bulamıyor.

Bu kriz dönemi sosyal altüstler de yaratıyordu. Ama kriz döneminin seçeneksizliği yaşayanlar arasında da yaşanıyordu. Bu ikili olumsuzluk, gidrek klasik kriz yönelişteki faşist dalgayı da geliştiriyordu. Krizden etkilenenler ve çıkış yönü deyişimden sistem içi aşırı sağa kayış gerçeği de yaşanıyordu. Özellikle sermaye krizi yönetemedikçe ve fırsatlar yaratamadığı için de gericlikle sermaye itifakı piyasa ve idoloji olarak gerçekleşiyordu. Türkiyedeki AKP iktidarı, Macaristan ve Polonya bunların birkaç örneği Ayni şekilde Amerikadaki yansıyış da son seçime Klintın ve Trump gibi ikisininde beyenilmeyen ve siyasal yönetim önerisi sunamayan iki kişiyle girmesine dek yansıdı. Fakat; Neoliebral sürecin yapısal miyadını doldurmasını kavrayamayıp, siyasal aşmazları yorumlanmadığı için de konu hep tekil güncel le sınırlı kaldı.

İkinci önemli genel gerçek de şu: önemli stratejik BOP projesi Suriyede tıkandı. Savaşın acımasızlığı ve ekonomik kriz üst üste gelince de yönetsel boşluklar da oluştu.Başarısızlık ve güce tapma olguları da militarist faşizmi hep besledi.Bunun aşmazı ve yaratılan sorunlar sa gidrek sisteme yayıldı. Mülteci konusu da bunlardandır. Siyasal ve ekonomik krizler yanına sol seçeneksizlik de olunca, geleneksel bağların, olaylardan etilenen belirli çevrelerin de faşist eylime girmesine de koşul oluşturuldu.

Yukarda sıraladığım iki önemli genel koşulu görmeyenler, sadece yorumla sonuca takılanlar, hep yanılma moduna düşmektedirler. Konuları birbirinden ayıklayınca da işler iyice karmakarışık olur. Bol bol popilizim döngüsüne düşerler. Yüzeyselikten sonuca oynarlar.Bunları bilmeden yapılan yorumlar hep eksik kalmaya da adaydır.

- Advertisement -spot_img

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -spot_img

Latest article