Vatan, millete… Ali Sarıtepe

Must read

Kuzey Kıbrıs’tan Suriye’nin kuzeyine mesaj – Özkan Yıkıcı

Hepimiz yaşayarak şunu diyorduk: 74 yılında Türkiyeye Kıbrısa çıktığında, yeniden çıkacağına kimse inanmıyordu. Tüm ezberlere ve anlaşmalara karşın, Türkiyenin misafir deyil kkalıcılaşmak için elinden...

Gelişmelerle siyasal döngü – Özkan Yıkıcı

İnsan yaşamının ilk önemli kanıtı, ilgili yerde su olmasıdır. Bu gerçeklik kaçınılmaz ilkedir. Son günlerde ise başta Lefkoşa ve Mağusa olmak üzere K. Kıbrısta...

Sayın Akıncı ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine giderken – Ulus Irkad

Cumhurbaşkanlığı seçimlerine giderken 46 yıllık statükonun da pandemi katalizörü ile çağdaş dünyaya, evrensel hukuka ve siyasal andlaşmalara ayak uyduramamanın getirdiği sorunlardan ötürü fireler verdiğini...

Akıl tutulmasıdan fırsatçılığa – Özkan Yıkıcı

Yaklaşık 6  aydır, Kovit salgınıyla kalkıp yatıyorouz. Daha başlangıçtan, başarı hikayeler de uçuşuyor. KOltukcular “yiyi yönetiklerini” muhalefet de “halk dalkavuklukla” ayni masalı taşlandırıp duruyor....

37 aydının yakılarak öldürüldüğü Sivas katliamı dosyasının zaman aşımına uğraması üzerine; başbakan Erdoğan’ın basına verdiği beyanatta “karar, vatanımıza ve milletimize hayırlı olsun” anlatımıdır.

Sivas katliamı dosyası duruşmalara çıkarken, firari olan sanıklar bir türlü yakalanamıyor, ama bu dosyadan yargılanan bir firari sanık eceliyle ölüyor ve Sivas’ta toprağa veriliyordu. Bu zaman zarfı içerisinde devlet kurumlarıyla olan ilişkilerinde her ne hikmetse suçlu olduğu fark edilemiyordu.

Katliam SHP-DOĞRU YOL koalisyon hükümeti döneminde olmuş ve AKP’nin on yıllık iktidarı döneminde devam etmiş ama dosya zaman aşımı sürecinden çıkarılmamıştır. Firari sanıklar, firari durumlarına devam etmişlerdir.

Dava dosyalarında; Refah Partisinden başlayarak AKP’nin de içinde olduğu, dosyadan müvekkil edinme, bu çevrelerce kararlılıkla uygulanmış ve siyasete rant edinilmiştir, ideolojik yakınlıklarıyla beraber.

Mahkeme vermiş olduğu kararında: Resmi görevli olarak bu süreçte olanların İnsanlık Suçuna İştirak ettiklerini, dolayısıyla bu dosyaya dahil olacak olan resmi görevli varsa; bunların zaman aşımına dahil olamayacağı kararını ifade etmiştir. Diğer sanıklar ise zaman aşımı kapsamına girer demiştir.

Türkiye topraklarında “vatana, millete hayırlı olması” dileğiyle şu ana kadar sayısı tutulamayacak kadar olay yaratılmıştır. Yaratılan bu olaylar hiçbir zaman aydınlığa çıkarılmamış, tam aksine, dosyaların işlem görmemesi için her türlü yönteme baş vurulmuştur. Bugün faili meçhul kalan, ya da zaman aşımına uğratılan dosyaların tamamına yakın kısmında devletin parmağı bir biçimiyle her var oldu.

Malatya’da bağımsız belediye başkanı bomba gönderisiyle öldürülmüş, Maraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta katliamlara girişilmiş, fakat dosyalar hep karanlık yönlerine aydınlatmalar yapılmadan tozlu raflardaki yerlerine gönderilmişlerdir.

Daha dün Uğur Mumcu cinayetinde Mehmet Ağar “bir tuğla çekersem/çekersek duvar üstümüze yıkılır” söylemiyle dosya karanlık yönleriyle bırakılmıştır.

Ve bugün hükümet üyelerinden kimileri, mesela Bülent Arınç “ o dönemde kamu görevinde olan kim varsa Sivas’ta aydınların yakılmasında sorumluluk noktasında, görevli noktasında resmi sıfatlı ise yargılanmalıdır demektedir.

AKP iktidarı, hükümet olduğundan bu yana bu tip olayların hangisinden bahsetmiş ise; ondan sadece siyaset olarak kullanmalar yapmıştır. Kendisine olan güvensizliği her durumda haklı çıkarmıştır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) “İnsanlığa karşı işlenmiş suçlara karışmış, sıfatları ne olursa olsunlar, haklarındaki dava zamanaşımına girmez” demektedir.

Dosyaya bakan mahkeme; dava dosyasını “İnsanlığa karşı işlenmiş suçtur…” kararına varmışken, dosyadan siviller zaman aşımına uğratılmışlardır. Bu tip dosyalarda en belirgin nokta; resmi görevlilerin organizatör-koruyucu-kollayıcı-kolaylaştırıcı konumunda olmalarıdır. Olaylar bunların himayesinde yürütülmektedir.

Katliam ve toplu şiddet eyleminde bulunan yığınlar; devlet müsamahakar olmadığı müddetçe hareket halinde olmamışlardır. Onlara gösterilen bu müsamahalar şiddet kullanmalarını, cinayet işlemelerini beraberinde getirmiştir.

1960’lı yıllarda İstanbul’da Rumlara karşı geliştirilen terörde; başka şehirlerden işsiz güçsüz insanlar taşınmış ve bunların kullanacakları sopalar ve diğer malzemeler kamyonlarla eylemcilere ulaştırılmıştır.

AKP iktidarı “insanlığa karşı işlenmiş suçlar” da gerçeğin ortaya çıkmasını istiyorsa; AİHM’nin bu suçlarda “zaman aşımı olmaz” kararını temel alarak bu kategorideki olayların dosyalarını karanlıkta kalan yönlerini, kalmayacak şekilde soruşturursa, siyasi irade ortaya koyarsa bundan sonra hiçbir odak ve kişiler/yığınlar suç işleme davranışına girmeyecektir.

Suçlular ister odak olsunlar, isterse konumlu konumsuz insanlar olsunlar, suçun müeyyidesinden kendilerini kurtaramayacaklarını anladıkları, bildikleri anda; bu tip eylemler tarihte kalmış eylemler olurlar.

Böyle bir süreç işletilmediği zaman ‘sivil’ kesim bu durumun kullanılanı olmaya teşne olmaya devam edeceklerdir.

Sonuç:

“Alevi yakarsanız zamanaşımından; Ermeni öldürürseniz delil yetersizliğinden; Kürt öldürürseniz kahramanlıktan cezasız kurtulursunuz bu ülkede” internet iletisi hayatın gerçeği olmaya devam eder.

- Advertisement -

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -

Latest article

Kuzey Kıbrıs’tan Suriye’nin kuzeyine mesaj – Özkan Yıkıcı

Hepimiz yaşayarak şunu diyorduk: 74 yılında Türkiyeye Kıbrısa çıktığında, yeniden çıkacağına kimse inanmıyordu. Tüm ezberlere ve anlaşmalara karşın, Türkiyenin misafir deyil kkalıcılaşmak için elinden...

Gelişmelerle siyasal döngü – Özkan Yıkıcı

İnsan yaşamının ilk önemli kanıtı, ilgili yerde su olmasıdır. Bu gerçeklik kaçınılmaz ilkedir. Son günlerde ise başta Lefkoşa ve Mağusa olmak üzere K. Kıbrısta...

Sayın Akıncı ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine giderken – Ulus Irkad

Cumhurbaşkanlığı seçimlerine giderken 46 yıllık statükonun da pandemi katalizörü ile çağdaş dünyaya, evrensel hukuka ve siyasal andlaşmalara ayak uyduramamanın getirdiği sorunlardan ötürü fireler verdiğini...

Akıl tutulmasıdan fırsatçılığa – Özkan Yıkıcı

Yaklaşık 6  aydır, Kovit salgınıyla kalkıp yatıyorouz. Daha başlangıçtan, başarı hikayeler de uçuşuyor. KOltukcular “yiyi yönetiklerini” muhalefet de “halk dalkavuklukla” ayni masalı taşlandırıp duruyor....

Gerçekleri inkâr etmenin algılanması – Özkan Yıkıcı

Bilimi immkar edersek, gerçeklerden koparsak, haberde bilgi yerine algıyla iletişim yapılırsa, sonuçta banbaşka bir dünya oluşturulur. İmkar, ret ve algı cihaletiyle kurgulanan siyasal idolojikleşme...