Unutturulan Filistin gerçeği – Özkan Yıkıcı

yazarın tüm yazıları -->
"Bu Memleket Bizim" yayınları

Nerede ise asra doğru giden Filistin sorunu, hala çözümsüz durmaktadır. Çözümsüzlüğünü bir yana brakın, acılar katlanarak normal güncel hayat şekline çoktan getirildi. Üstelik süreç durmadan yenilerini de eklemektedir. Yeni yerleşimlerden tutun, eldeki yerlerin boşaltılarak israilin yeni lhak alanları ile İsrail toprağı haline getirmektedir. Askeri baskılar, psikolojik harp yöntemleri, sürgünler, keyfi tutuklama ve nicesi ise durmadan devam edilmektedir. Üstelik sorunla ilgili kararların olmasına rağmen bunlar tersinden işlemektedir. Ne acıdır ki uluslararası hukuk denilirken, hiçbiri bu yöreye uğramazken, tersinden ihlaler yıkıcı şeklinde devam etmeye hız veriyor. Yine ne acıdır ki Ukrayna için Uluslararası Adalet divanı hemen hareket ediyorken, senelerdir Filistindeki her yönüyle çiğnenen adalet  adına pek de ses gelmiyor.

Bunlları yazarken de İsrail cumhurbaşkanı Türkiyeyi ziyaret ediyor. Sözde çelişkiler falan denilirken, aslında emperyalizmi bilmeyenlerin nedenli kolay yanıldıklarını da yeniden yaşıyoruz. Nedense Filistin konusu pek de konuşan yok. Türkiye çevrelerinin sık sık duygusal veya örtme aracı kulanım Filistin gerçeği Türkiye İsrail görüşmeleri döneminde gündemde pek yok. Tam aksi banbaşka gelişmeler oluyor. Diyenler olacak, diplomatik veya çıkarlarla süsleyecekler. Halbuki konuyu biraz izleyenler İsrail Kurdurtulduğu andan beri Türkiye de Nato üyesi oldu. Ayni süreçten beri görünümdeki bazı farkllara hem de sert bakışlara rağmen Türkiye İsrail ilişkileri hep yolunda devam etmektedir. Zaten en düşman görünümde dahi ticari ilişkinin artışşı veya isstihbaraat ortaklaşmalar hep yaşandı.

Tüm bunları yok sayanlar, güncel akışa devam ederlerken, son Türkiye ziyaretiyle de alakaalı umutlar saçıyorlar. Ortak enerji hattı, Kıbrıs sorununda yeni ufuktaki gelecek güzenlemeleri algısal operasyona çoktan katıldı. Ama, boş zamanların kulanım filistin manzumeleri şimdi hiç dağarcıkta yok.

Böylesi gündemlerle dünya akıp giderken, Ukrayna savaşını konuşup, Etopyadakini hiç görmeme iki yüzlülüğü sürdürürken, Yemenin yerlebir edilmesine tıs denmezken, Suriyeli cihatçı ekseninin ayakta kalmasını dayatırken, Filistin sorunu adeta silikleştirilmeye doğru yolanıyor. Yeri geldiğinde Terörist deyip damlgaladığı, israilin en acımasız saldırılarını “güvenlik” nedeniyle savunurken, oradaki hhalkın acıları normal yaşam gibi sürdürülmeye dahi imkan verilmemektedir.

Konuyu öyle küçümseyerek veya yok sayarak sonlandıramazsınız. Filistin sorununda en kötü ne ararsanız var. En öemlisi önemli halkının bir kısmı vatansız kaldı. Bir kısmı Batı Şeryada işkal altında ve her an toprakları alınacak durumda yaşamak zorunda kalıyor. Gazle ise resmen vahşi açık hapisanedir. Suları, doğal kaynakları dahi elerinden alınıyor. En önemli öteki madalyonun yüzü ise durmadan bir dönem alınan filistin bağımsızlığı ve topraklarıyla alakalı uluslararası kararlar da vardır. Ama, pratikte Filistinliler daha doğarken öteki dünyanın yeniden merhabası gibi yaşamak zorunda kalıyor. Çocuklalrın kemiklerinin kırılması veya ansızın tutuklanıp hapisaneye girme gerçekleri hep vardır ve devam edecektir.

Bu koşullarda oluşan filistin hareketleinin de alınacak ders kadar, İsrail gerçeğinin de mutlaka dikate alınma zorunluluğu vardır. Sosyalist hareketlerinin güçlü olduğu dönemde Filistin hareketi en azından sorunlarını duyurma şansı vardı. Sorunun çözülmesi için zorllamalar vardı. Bölgedeki sol güçleniş Filistin hareketine de ivme getirdi. Ama, sosyalist hareketlerin gerilemesi, bölgedeki etkisizliği Filistin sorununun da ne yazık gündemden düşmesine neden oldu. Bölgesel ülkelkelerdeki yeniden sömürgeleşme sürecinde ise en çok bedeli yine Filistin ödedi. Hem parçalandırılarak hem de müttefikken birden satılmaları yaşanıyor. Parçalanma ile etkisizleştirme, masada verilen tavizlerle de sürgündeki Filistinlilein nerede ise yok sayılması sağlandı. Bunlar hareketin zaten bölgeye çöken emperyalist yapının konuyu da gündemden düşürmesini başardığı görüldü. Parçalı ve destekten kopan Filistin kendi çığlığını kendinin dahi duyamayacağı günlere gelindi.

Kısaca, dünya hukuk falan diyor. Ama Filistin en kanlı kirli tarihin abidesi olarak çevremizde yaşamaktadır. Kimse bu gerçekten kaçamaz. Ukrayna denilirken Filistinin nasıl bir yere getirilip hala yıkılarak devam edilmesinin kapitalizmin çirkin yüzü şeklinde yaşamdadır. Unuturulsaa dahi orada sistemin ibret yüzü şeklinde haykırmaktadır.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img

Diğer yazıları

5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,202TakipçilerTakip Et
76AboneAbone Ol

YKP basın açıklamaları