Türkiye tarihi referanduma doğru gidiyor! – Özkan Yıkıcı

Must read

Son dönemde dünyanın önemli merkezleri dahi, Türkiyenin geleceğini tartışıyor. Belki de asırlık rejim geleceği sorgusu, bazen kuşkularla dünya medyası budenli Türkiye üzerinde odaklandı. Bir farkla: Türkiyenin resmen değişik isimlerle sömürgesel veya ilhaklaşma alt yapılı yöresi Kuzey Kıbrısda ayni duayrlılık ve endişeler kamuoyu önünde duyulmamaktadır. Garip değimli* Ama gerçek. Kıbrıs havası Türkiyeleşme gerçeğine rağmen,n Türkiyesiz gündemle dünyanın yine başka düşünce modelini oluşturduğunun kanıtını gösterdi. Brakın Türkleri; Rumlar dahi öylesi beklenti ile çaresizlik ikilem girdabına girdiler ki, Türkiye gerçeklerinden farklı, Kıbrıs geleceğinde Türkiyenin “barışçıkl” olduğuna inanmış görünüyorlar. Dünyada duyulan endişeler veya fırsatsal ele almalar, başta Kuzey Kıbrısda pek uğrayan düşünce modeli olamıyor. Üstelik işin daha acısı! Eyer denilen şekliyle Türkiyede anayasa değişimle rejim de yeniden yapılanacak adımları yerleştirirken, direk ilk yansıması da burada olacak! Olması halinde ise en başta “başkanlık ile daha koyu suni İslamlaşma” yapılanması olacağı kesin! Kesin de Kıbrıs hala Türkiyede neler oluyor sorusunu dahi sormaktan uzak durmaya ısrar ediyor. Dahası; Kuzey Kıbrıs nifusunun yaraısından çok fazlası da Türkiye referandumunda oy kuylanma hakkı da vardır. Yine de ta uzaktaki bir gazetenin tartıştığı Türkiye anayasal değişimle olanları Kıbrıs “Yüce medyası” hala konu dahi yapmıyor…..

Türkiye resmen anayasa referandum sürecine girdi. Girişin resmi dahi kuşkularla dolu olmağı yeterli derecede çelişkilerle yüklü. Bir yanda saraydan anayasa evet fermanlı yüksek sesle tektip seçenek probaganda algısı, piskolojik baskılanma ile zorlama tavrı yankılanırken; öte yanda akademisyenler avı Cunta döneminin çok ötesine geçen sürgün ve atılmalarla tarihi yönleri tamamlayan tavır oluyor. Anayasa için “evet, hayır” gibi ikilemler olurken, hayır diyeceklerin başına gelmedik kalmıyordu. Diken üstünde yürüyen, olağanüstü hal ile kararnamelerle yönetilen bir koşulda Türkiye anayasa referandumuna gidiyor. Tarih açıklanırken, zaten çoktan eski anayasanın fiylen yürülükten kaldırılıp, dilenilen kararnamalerle tutuklamalar, kapatmalar, sürgünler ve yasaklar peşpeşe geliyordu. Anayasa probagandası ise “güçlü olma, ben olmazsam yok olursunuz, bölünürsünüz piskolojik korkuyla” değişecek anayasanın da konuşulması engeleniyor. Bu ortamda zaten çoktan başlanan ve mecliste inanılmaz kötü görüntülerle ilkler yaratılan bu geelcek adımları Kıbrısda hiç dikate alınmıyor. Orada kabuledilecek anayasa ile buraya nelerin geleceğini kimse yazmak veya konuşmak istemiyor. Sadece Türkiyeleşmenin çıakrını veya korkusunu örterek ayakta kalmanın kurallarıyla dans etmeğe devam ediliyor.

İlginç bir acı travmayı burada yazmadan edemiyecem! Türkiye bir yandan anayasa referandumuna sarayın tetiklemesi, devletin kurumsal güçlerini kulanıp, her türlü baskının akademik yapıyı çökertecek boyuta ulaşırken, kamusal yapılar vakıfa alınarak keyfi harcanarak yağmaya eklenirken, durmadan yasaklar peşpeşe duyulurken, buradaki “solcu, barışçıl ve çözümcü” liderler ne diyorlardı! Saraydan Akıncı ve CTP başkanı “ki bunlara umut imgesi de ekleniyor hala” Türkiye gelişmeleri ile Kıbrıs sorununu nasıl bağdaştırıyorlar! Elbet, kim biraz Türkiye ile Kuzey Kıbrıs ilişkilerini bilen, Türkiye Kıbrıs gelecek stratejilerinden haberi olan ve burada yaşayarak az gerçekleri yakalayan herkese Sorsanız: “Türkiyedeki referandum ortamı, Kıbrıs görüşmelrine etki yaparmı”? Size hemen direk “evet” derler. Hat ta, son Türkiyenin masaya koyduğu ve başta “Mister Akıncının” ses çıkarıp olumlu veya olumsuz demediği öneriler de durmaktadır. Türkiye Kıbrıs sorununda Rumlara verilmesini istemediği ama kendine “dört özgürlüğün” verilmesini istedi! Bu dahi dururken, sıkılmadan “Tufan ve Mustafa bey” şu demeci vermekten sıkılmadı: “Türkiyedeki referandum süreci, Kıbrıs görüşmelerine etki yapmaz”! Buyrun buradan yakın” diyecem! Ama devamı da var:

Erdoğanla başlayan, Binaliyle süsletilen ve Çavuşoğluyla parıldayan şu demeçler de duyuldu: “Kıbrıs konusunda çok iyi neyetliğiz* Gereken ne varsa biz yaptık. Artık top Rumlarda” dediler! Mesaj Ankaradan geldi ya, bizim saraydaki parıldayan lanbaların yıldızlarından da ayni konu “öyütlenerek” Rumlara ulaştırıldı: “Rum liderliği cesaretli olsun da iyi niyetimizi kulansın”! Şimdi bu taployla mükemmel manipülelerin nasıl yapıldığını anlatıyor. Demek ki Türkiyedeki anayasa referandumu Kıbrısa etki yapmıyor! Vay be! Türkiyede baskının katmerleşmesi, milliyetci ırkçılığın uçuştuğu, dinsel fetihciliğin Elbapta kol gezdiği ortamda kimse kalkıp ufak sözle hayin olma korkusu varken, C>Hp ve AKP milliyetci Kıbrıs yarışı yaparken, Türkiyenin Kıbrıs stratejisi tabusal dokunulmazken, Akıncı bey ile yeni “sol figür” Tufan kalkıp diyecek ki “Anayasa referandumu ile Kıbrıs görüşmeleri etkilenmez”! Nedemeli?

Bukadaarla yetinilmiyor: Türkiye özellikle kriz ve korkuyla milli destekli tabana oynama adına Yunanistanla yeniden Kardak kayalıkları krizine de oynuyor. Ama saray rüzgarlı barışçıl kuşlarımız, bize Türkiye konusunda pek de gerçekleri konuşmak niyetinde değillerdir. Bereket versin, türkiyeden gelip Kuzey Kıbrısı keşvetmek isteyen turizimli bazı merkezler, bizim makamcıların gözlerine baka baka “Seksenikinci il” dediler de uyarmak istediler. Ama yine belirli kesimler uyma ile saray masaları anlatmaya devam ediyor.****

Belli ki önümüzde hem baskıları, hem de referandumla Türkiyeyi dünyanın her yanından duyacağız. Ama Kuzey Kıbrıs ve bazen de güneyden bunun tam aksi başka dünya sözcüklerini işiteceğiz. Fakat gerçekten Türkiye bukez önemli kavşağa çoktan geldi. Devlet denilen aygıtla kitlelere rejim değişimini evetleştirmeğe uğrzaşıyor. Bunu birçok ülke şu veya bu şekilde konuşurken de Kuzey Kıbrıs hala hiçbirşey yokmuş gibi sadece para gelsin de “lale devrine” devamda duruyor. Halbuki nifus oranıyla, Türkiye sonrası nifusa göre ençok referandumda orana göre oy kulanacak yer, Kuzey kıbrıstır! Üstelik ençok TC baskısıyla karşılaşacak kesim de burada. Bunu seslendirecek medya dahi yok denecek derecededir. Bunları unutmayalım.

Kısaca, Türkiye anayasa referandum sürecine resmen girdi. Dünya yan yana koyarak hem referandum, hem tutuklanan veya atılan yüzlerce akademisyen bilgilerini yan yana koyuyor. Sadece Kıbrıs bunun dışında. Sadece rağmen, görüşmeleri etkilemeyeceğini Ayda ile birlikte “cipala cipala” açıklıyorlar. Tarih bu teslimiyetleri çok acı şekilde kaydedecek! Yalanın tatlısı ve duyarken sağır oynamanın bedeli çok kötü olacaktır. Şimdiden belli olan; içeleştiğimiz Türkiyede nisan ayından sonra yeni rejimle yasal olarak karşılaşmamız mümkündür! Bunu bilerek herkes şimdiden yerini alsın.

- Advertisement -spot_img

More articles

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -spot_img

Latest article