Türkiye seçimleri ile geneli sarsan bazı olgular – Özkan Yıkıcı

Must read

Konuşulan, yazılan ülkenin konumunu bilerek ele almak gerekir. Kuzey Kıbrıs için Türkiye “efendididir”* Sistemin son Buş doktrinin “model ülkesi”* Türkiye içi her kesim için başka anlamı olan siyasal iktidar gerçeği vardır. Türkiye sistem içi önemi kadar, Ortadoğu merkezi yelpazeye konumlanması, Siyasal İslam deneğim yeri oluşu, bunlar bir kalemde yaşanırken de; Kapitalist sistemin kriz içinde oluşu ve Ortadoğu projesinin bataklıkta savrulması ile hepsinin toplamı bu ülkeye etki yapmaktadır. İçsel olarak da; otoriteleşip kimine göre “Ak Faşizim” denilen yapılanışa gelinmesi* Dış sermaye hareketlerine bağlı ekonominin kırılgan yönü olumsuzluklarla birikmesi* Kürt sorunundan tutun antidemokratik yapılanışın kurumsalaşması* İslamlaşma ve otoriteleşme ek alt yapısal piyasa kurallı rant ekonomik paylaşım gerçekleri ile yaşamanın sonunda oluşan Türkiye gerçekleri vardır. Bu gerçekler sonuçta devlet içi yapıda da çatlaklıklar oluştururken, ayni zamanda da otoriterleşirken de kuvetler ayrımının da silindeğine tanık olduk. Daha nice konuyla boğuşan ve yol alan Türkiye; kendi yapısına tam da uygun seçim dönemini de yaşadı. Bu sürecin önemli bazı kavşaklarını daha önceki yazılarımda yazmıştım….

Böylesi bir ülkede seçim yapılırken de elbet sadece kendi değil, birçok ülkede de yazılar yazılıp, beklentiler veya endişeler de sıralanır. Hele de hem sermayen hareketleri, hem de  Ortadoğu bataklığı Türkiye sınırında derinleşirken… Sonuçta Türkiyede seçimler yapıldı. Zaten son dönemin merkezileşen yönü ile HDP baraja takılıp takılmama ile Erdoğanın resmen pratikte yaptığı tek lider başkanlığına ulaşmak için sayısal sonuç alıp alınmayacağına odaklanmıştı! Zaten Erdoğanın kendisi “yasamasa dinlemem” pratiği resmen uygulandı. Sonuçta HDP barajı geçti ve AKP çoğunluğunu kaybet ti! Sayısal yorumu zaten bolca dinlediniz. Taraf olduysanız, kendinize göre yorumunuzu da yaptınız. Belli ki denetimsiz Erdoğan otoriteleşme rahatsızlığı şimdilik giderilmiş gibidir! Ancak Türkiyenin Emperyalizme bağlı ve ülkedeki yapısal gerçekler dimdik ayaktadır. Dahası; bazı uluslar arası çevreler de bu sonuçlardan memnun kaldıalr. İlginç olgu ise Putinden geldi! Erdoğanı tebrik etti!

Seçimler sonlandı. Kualisyon ile erken seçim ikileminde iyice odaklanmalar olmaktadır. Fakat hala kendi ülke gerçekelrinden uzak yoğun siyasal gerçeklik de vardır. HDP aldığı oy, bölgesel olarak Kürtlerin güç gerçeğine karşın; birçok Türkiye partisi hala “kürt sorunu yoktur” noktasında durmaya devam etme eyliminde!En normali; uzun vadeli hükümet kurulamasa da, yine de yapılan bazı yıkımları düzeltmek ve “Y.0  barajı kaldırılması gibi yasaları düzeltme ile 17 25 Aralık yolsuzlukların hesabının sorulma yolunun açılması amacı ile geçici hükümet kurma olasılığı bence uzaktan gazel okuma adına geçici ayar olarak düşünülmesi gerekmektedir.

Neyse; Türkiye gelişmelerini Türkiyeli poltikacıların bıçak sırtında düşünerek yol bulmaya çalışırken.; sonlanan seçimlerin fazla seslendirilmeyen birkaç olgusuna parmak basacam. Bunlar sadece Türkiye için değil; bizim ve tüm bölge için önemli alınacak bilgi olup, gelecek için olmazlarsa olanlardır!

Son yılarda bizde de çok önemli bir ezber ile geleceğimiz okunuyordu! Ortadoğu projesi ve onun önemli tarafı “ılımlı İslam”! Model ülkesi Türkiye ve uygulayıcısı AKP olmaktadır. İkinci Buş bu planı yaparken yasaklı Erdoğanı Batıya bizat kendisi taktim etti! Kıbrıs için her konuşan da “Erdoğan çözüm istiyor* Ortadoğu rüzgarının Kıbrısı sarması kaçınılmazdır” kelimeleri bolca kulanıldı. Şimdi işin bilincinde olan için bu sözler artık tarihseleştiğinin farkına varması gerekir. Kocaman projenin “siyasal İslam” anlayışı artık Ortadoğuda çöktü! Model ülkenin model lideri de resmen başkanlık adımında durduruldu! Sadece Türkiyede değil; Mısırda, Suriyede, Lipyada, Tunusda ve şimdi Türkiyede tüm “ılımlı İslam, Müslüman kardeşler” anlayışı sonlandı.Bunu doğru okumak gerekir. Mısırda kazanan Musri darbe ile gönderildi. Tunusta Ganubi seçimlerle kaybetti. Suriye iç savaşı ile Müslüman Kardeşler miyadını bitirip daha selefi ve Elkaydecielre meydanı braktı. Irakta Türkiyenin Elhaşimisi ise etkisini IŞİD çoktan teslim yapmak zorunda kaldı…

Bu siyasi sonucu iyi okumak gerekir. Zaten AKP her ne kadar ilgili projesin merkezi olurken; özelikle Erdoğan Davutoğlu ikilisinin resmen Yeni Osmanlı hevesi ile IŞİD gibi yapılara çoktan yaklaşıp radikal eksene eklenmişlerdi. Hat da ABD kimi çevreleri rahatsız edecek kadar da Sudilerle suni Selefi eksen itifaklarına giriştiler. Sözün özü: şimdilik Siyasal İslam artık iflas edip bölgede etkisi kalmadı…

Türkiye seçimleri salt “ılımlılık” olarak değil, yeni gelecekteki yeri için de sorularla dolu bir dönemeçte bulunuluyor. Özelikle HDP barajı geçerken, öteki ülkelerde Rojova gibi Kuzey Suriye bölgelrinde etkinliği artı. Hele de baş düşman ilan edilen IŞİD için en önemli direnç merkezli milisler de PKK merkezli kesimler olmaktadır. HDP oyu sadece AKP engelini değil, bölgesel ekseni de etkileyecek sonuç olarak okunmalıdır. Fakat  MHP gibi hala ne kürt sorununu kabuleniyor ve nede PKK varlığını okumak istemeyen yapılar; gelecek karanlık işler için hazır güç olarak karşımızda sırıtıyor. Siyasal islamın yerini Türk İslam sentezli yeni otoriter anlayışla doldurtup, solun ve Kürtlerin üzerinde kulanmak isteyen birçok çevrenin de olduğu malumumuzdur.

Son yansıyan gelişmeler bize hem genel hem de özel boyutlu soruları artırıyor! Oluşan denklem kadar, bunun mutlaka değişmesi gerektiği hamleli adımlar nedeni ile önümüz oldukça hem kuşku hem de ışık verecek ikielemini taşımaktadır.Öylesi kaygan bir zemin var ki; bunu krizle tetikleyecek hem ekonomik hem de siyasal askeri olgular mevcutdur. Kırılgan ekonomi ile dış sermaye bağımlılığı; tıkanan Ortadoğu denklemi de ateşlenme veya yumuşatılma karışımı vardır. Devletler yanında, özelikle ırak Suriye coğrafyasında, prenslik görünümlü bölgelerin oluşturulduğu da imkar edilemeyecek durumdadır. IŞİD bunların sadece birisi! Mezhep kırılması ile selefilik elkaydecilik dayi oluşurken; kürt etnik gerçeği birçok ülkede güç olarak yapılanırken; düne kadar duyulmayan “Asuriler, Süryaniler” gibi halk guruplarının katliyam direniş ikileminde seslerinin çıkması da; bölgenin nedenli parçalandığının örnekleridir.

Tüm bunlar; sisemin model gösterdiği ve kendi güçleri de “Yeni Osmanlı” stratejisini çizdiği koşulda: son seçim sonuçları da oldukça konuşulmaya adaydı. Zaten Erdoğan ABD veya AB basınına da “hadini bildirdi” değil mi? Peki şimdi ne olacak: hepsinin ezberinin bozulma tehlikesi vardır. Bakalım provakasyonlar la hesap kesmeler devam ederken, güncel bilgilerle etraf savrulurken, herkesin gözü yeni koltuk sahiplerinden kimin olacağıdır.

- Advertisement -

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -

Latest article