Tekrar gibi gelse de – Özkan Yıkıcı

yazarın tüm yazıları -->
"Bu Memleket Bizim" yayınları

Ukrayna gelişmelerini epey zamandır yazıyorum. Yerel konularda eksik kaldığımı sanmıyorum. Çünkü tüm gelişmelere ve direk etkilerine rağmen, burada kamuoyu hala ayni yerde. Resmi siyaset ise bildiğini okumaya, Türkiyeden gelecek talimatlara asılı kaldı. Yine de fazla bir değişim olmamasına ve bir anlamda yeniden tekrar gibi gelecek birçok olguya rağmen, K. Kıbrıs merkezli ve buranın zeminini yansıtan makaleyi yazmaya karar verdim.

***

Öncelikle, isterseniz Ukraynadaki son gelişmelerle K. Kıbrıs coğrafyasına gelelim. Hala resmi siyaset suskun halini sürdürüyor. Hem birikimi yok, hem de Türkiyeden net ses gelmediği için, konuyla alakalı fazla laf etmek istemiyorlar. Çünkü tehlike; Türkiye ile ters düşerlerse, koltuklar da gitme olasığı vardır. Zaten, şimdiden daha güven oyunu yeni almalrına rağmen koltuklar salanıyor. Resmi denmese de sokaklarda Türkiyenin bir makamcıyı yeniden koltuğuna gelmesini isteyen çevreler olduğu inancı vurgulanıyor. Hele de Başbakan makamındaki yetkilinin “koltuklardaki değişimin olasılığıkonusunu” seslendirmesi de giderek ne olcak sorusu, tehlikeli olmadığı için de gündemde.

Dönelim normal yaşamdaki Ukrayna yaklaşımlarına: kimisi telefonuna bakıp dövize göre Ukraynadaki çatışmalar sonucuna bakıyor. Kimisi de bilgisizliğinden ve konuşma merakından dolayı baanbaşka dünyayı Rusya Ukrayna kelimelerine fetişlendiriyor. Hele de bol erkek olan yerlerde kadın konusu savaşla beraber yeniden buraya kaçı gelir diye öngörüler dahi yapılıyor.

Akademisyenelr örgütsüz oldukları ünüversite ile resmi yapının kısgacında çoğu kez katılımcı olmuyorlar. Öyle ya sırf aday olan parti başkanının ünüveversitelerden de vergi alınmasını önerdiği için, görevden uzaklaştığı gelişmesi daha sıcak. Sıcak olmayan yön ise kamuoyunda ve siyasal parti ekseninde kınanma dahi yapılmama tutumudur. Bu nedenle neden konuşmuyorlar veya sadece resmi görüşe göre konuşuluyor yanıtı da TKP başkanı Çakıcının ünüversiteden atılması son örneği ile yanıtlanmaktadır.****

Ukrayna gelişmelerinde bir de çekinmeden yazan fonculara tanık olduk! Elbet batının haklı olduğunu savunma adına Rusya kötülenirken “eleştirilen veya gerçekleriyle değil” bir anlamda Nato haklılığı ve AB sözcülük şekline makaleler de okuduk. Ukrayna faşistleri, Natonya giriş veya birden Avrupada sıradanlaşan faşizim falan yoktu. Tam bir foncu yazıları da okuduk.

***

Burada birçok gelişme unutuluyor. Akacan cinayet hamlesi, Falyalının katledilmesi ile beraberindeki yapının kurumsal gerçekleri artık önemli haber olmaktan çoktan çıktı. Hele de Takeci gazeteciler için bu dönem sesiz geminin sığ sularda dolaşması gibiydi. Yine, yukarda verdiğimiz ünüversite örneklerine KTÖS genel sekreterinin son açıklaması da yankı bulmadı. Serbes limanda olan bir şerketin parayla makale yayınlayıp akademik karyerler dağıtılma konusu başta medyada karşılık bulmadı. Üstelik bu şirketin sahibi YDÖK yönetimine girince şirket oğluna geçti. Kimse tınmadı. KOltukcular ise sanki haberleri yokmuş gibidir. Takeci gazeteciyi merakla izledim. Onca cıyak cıyak bağıran eleştirisel sesine bu gelişmeyi de katmadı….

Aklıma birden bir medya yaşanmışlığım geldi: ben yazı yazdığım dönemlerde en sert eleştiriği ünüversiteyle alakalı makalemlerimde aldım. Birisi Kıbrıs gazetesindeki reportajla Kıbrıs kültürü üzerine DAÜ internetine konulan bilgiler nedeniyle oldu. İkincisi de yine ayni ünüversitedeki 98 yılında Yeni Çağ ve Avrupadaki makalelerim nedeniyle geldi. Kıbrıs halk oyunlarında kaşık ve benzeri oyunların olduğu internet bilgisinin nedneli yanlış olduğunu söylediydim. Makalelerimde ise DAÜ de Uluslararası ilişkiler bölümünde sınıfta brakılan öğrenciler ile bunu yapan öğretim görevlisinin kovulması konusuydu. Öyle bir bilgi rezaleti vardı ki Örneğin Kıbrıs yerine sirilanka gösterilirken, KIbrısın kuzeyine Yemen konulması gibi sınav yanıtlarına evet denilip öğrencielrin geçirilmesi dayatışı sonucu Siyasal  fakültesinin ünlü profesörü T. A. DAÜ den gitmek zorunda kaldı.

****

Bizdeki gerçekler böyle. Birinde parayla makale yayınlama gibi akademik önemli konuda soruşturma yerine YDÖK içinde olma gerçeği var. Mafya tipi cinayet le dünyada yankı bulmasına rağmen burada konunun bitirilme çabasıyla yanıtlanıyor. Ama en önemli koşul,  tüm dünyada bu tip olaylarda hükümet koltuğunda olanlar direk şu veya bu şekilde kamuoyunu denetleme adına konuşurken, K. Kıbrısta konuşmama ile geçiştirme süreci artık normalleşti. Brakın dıştan olanları, makamlarda olanlar dahi yanıtsız kaldı. Jet  sgandalı, Adapas sahtekarlığı gibi konular çoktan yok edildi. Üstelik bu gibi konularda rol alanların kolayca seçilip makam almaları da nerede ise kural haline getirildi. Sonrası mı: siz bekleyin de bunlar sorun çözsün. Zaten bunu bildikleri için de önemli yetkileri çoktan elçilik müşavirlerine devretiler. Diyeceksiniz, Türkiyeye giremiyenler veya gidrek gazetecilerin sert yargılanma gelişmeleri, işte onlar da K. Kıbrısın yolculuğunda gayet güzel çalınan müzik uyutma şekli haline sokuldu.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img

Diğer yazıları

5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,202TakipçilerTakip Et
76AboneAbone Ol

YKP basın açıklamaları