SENDİKALARIN HEDEFİ 2 KASIM

Must read

BM Barış Gücü’nün görev süresini uzattı, Kıbrıs sorununun hikâyesi yine anlatıldı – Alpay Durduran

Bize anlatılan yalanları bir kez daha anlamak isteyene bedavadan ders gibi anlattı. Daha dün televizyonlardan mecliste Kıbrıs sorununu değerlendirmesini yapan UBP sözcüsüne göre BM...

Oydaşmacı demokrasi – Ulus Irkad

Şimdiye kadar demokrasiler veya seçimler hep çoğunluğun haklarını savunmak olarak tarif edilmiştir. Oysa ki 21. yüzyılda demokrasi demek azınlığın haklarını savunmak, en az çoğunluk...

Bu ülkede hiç demokrasi oldu mu? – Ulus Irkad

Eğer çıkıp da bir eleştiri yaptığınızda birileri sizi tehdit ediyorsa, güvenliğinizden devamlı şüphedeyseniz ve hele hele bir yazı veya konuşma yaptıktan sonra devamlı olarak...

Hukuksuzluğa karşı direniş her yerde

YKP Sekretaryası mahkemelerde süren davaları değerlendirdi. Açıklama şöyle: YKP dahil birçok örgüt, kurum kuruluş COVID-19 başladığında yasaların uygulanmasını talep etti, UBP-HP hükümeti ise yasadışılığı normalleştirip...

Sendikal Platform dün toplanarak, pazartesi günkü eylemi değerlendirip ileriye yönelik mücadele planını tartıştı. Mücadelenin derinleştirilmesi yönünde adımlar atılması gerekliliği üzerinde fikir birliğine varan sendikacılar, davaların görüşüleceği gün olan 2 Kasım’da yeniden eylem yapmayı planlıyor. Sendikal Platform bugün yeniden toplanarak, 2 Kasım’da nasıl bir eylem gerçekleştirileceğini kararlaştıracak. Öte yandan Dev-İş de Türkiye’yi Uluslararası Emek Örgütü (ILO)’ne şikayet etmeye hazırlanıyor.

Sendikal Platform: “Mücadele siyasallaşmıştır”

Kıbrıslı Türklerin içinden geçmekte olduğu sürecin yokoluş ve Türkiye’ye entegrasyon süreci olduğu görüşlerinde birleşen sendikacılar, Havadis’e konuştu. Kıbrıslı Türklerin varoluş mücadelesinin sadece ekonomik değil, aynı zamanda da siyasal bir mücadele olduğuna dikkat çeken sendikacılar, “Artık bu ülkede yaşayan insanların daha fazla ses çıkartması lazım. İş birlikçi UBP Hükümeti’nin uygulamaları, AKP Hükümeti’nin dayattığı paketlerdir. Artık mücadelemizin boyutu sadece ekonomik değil, aynı zamanda da siyasaldır. Yaşanan süreç entegrasyonun hızlanması ve Kıbrıslı Türklerin yokoluş sürecidir” şeklinde konuştular. Geçmiş olan ve geçmesi için hazırlıkların yapıldığı dayatma yasaların sadece tek bir kesimi değil, toplumun bütününü kötü yönde etkilediğini ifade eden sendikacılar, “Geçmiş olan ve önümüzdeki yasaları sadece kamu çalışanlarına yönelik olduğu sanısı var. Ama bu yasalar tüm toplum kesimlerini, çocuklarımızı hedef almaktadır” ifadesini kullandı.

“UBP, Kıbrıslı Türkleri temsil etmiyor”

Öte yandan söz konusu yasanın yangından mal kaçırır gibi geçirildiğini de ifade eden sendikacılar, hükümetin Kıbrıslı Türkleri temsil etmediğini, AKP’nin dayattığı paketleri uygulamaktan başka hiçbir fonksiyonunun olmadığını ifade etti. “Sendikaların bir başka tespiti de hükümetin ve siyasal partilerin Kıbrıs Türk halkını temsil etmediği noktasındadır. Gerek yargı süreçlerinde gerekse de yasal düzenlemelerde Türkiye Hükümeti’nin yansıması söz konusudur. UBP Hükümeti’nin temsil yetkisi kalmamıştır” şeklinde konuşan sendikacılar, toplumun geniş kesimlerini kapsayacak bir mücadele hattının inşa edilmesi gerektiğinin altını çizdiler.

Sendikacılar ne dedi?

İbrahim Gencal (KTAMS):  “Yaşanan süreç Kıbrıslı Türklerin yokoluş sürecidir”

“Sendikal Platform toplanarak dünkü eylemi ve dava sürecini değerlendirdi. Artık bu ülkede yaşayan insanların daha fazla ses çıkarması lazım. İş birlikçi UBP Hükümeti’nin uygulamaları, AKP Hükümeti’nin dayattığı paketlerdir. Artık mücadelemizin boyutu sadece ekonomik değil, aynı zamanda da siyasaldır. Yaşanan süreç entegrasyonun hızlanması ve Kıbrıslı Türklerin yokoluş sürecidir. 2 Kasım’da, davaların olduğu gün bir eylem kararı aldık. Nasıl ve ne şekilde yapılacağını yarın (bugün) kararlaştıracağız. Kıbrıslı Türkler tüm alanlarda bir yokoluş süreci yaşamaktadırlar. Sendikalar arasında sürecin siyasi bir süreç olduğuna dair ve topluca buna karşı çıkılması gerektiği noktasında fikir birliği var. Bu sürecin sonu iyi değildir. Tüm toplumun mücadeleye katılması gerekmektedir.”

Şener Elcil (KTÖS): “UBP, Kıbrıslı Türkleri temsil etmemektedir”

“Bu yapılan uygulamaların siyasal bir uygulama olduğu ve AKP tarafından dayatıldığı noktalarında fikir birliği var. Bundan sonraki eylemler artık siyasal içerikli olacak. Sendikaların bir başka tespiti de hükümetin ve siyasal partilerin Kıbrıs Türklerini temsil etmediği noktasındadır. Gerek yargı süreçlerinde gerekse de yasal düzenlemelerde Türkiye Hükümeti’nin yansıması söz konusudur. UBP Hükümeti’nin temsil yetkisi kalmamıştır. Öte yandan Kıbrıslı Türkleri yok etmek için çalışan TC’nin Avrupa Birliği’ne alınması bizce yanlıştır. Bu konuyu uluslararası alana taşıyacağız. Buna karşıyız ve gereğini yapacağız.”

Adnan Eraslan (KTOEÖS): “Dayatmalara karşı güçlü bir duruş gerek”

“Gelinen noktanın iyi olmadığı açıktır. Buna karşı topluca karşı konulması gerekmektedir. Yönteme dair sendikalar arasında bazı farklılıklar var. Çarşamba günü (bugün) bir toplantı daha gerçekleşecek. Dayatmalara karşı güçlü bir duruş sergilemek gerekmektedir. Gidişat doğru bir gidişat değildir. Kıbrıslı Türklerin kurumları teker teker ellerinden alınmaktadır. Kanatları koparılmış kuşa benziyoruz gittikçe. Dünkü eylem bu yasanın kabul edilemeyeceğine dair sembolik anlamda önem taşımaktaydı. Yasa yangından mal kaçırılır gibi geçirildi. Gerek muhalefet partileri gerekse de iktidar partileri halka ihanet etmektedir. Diğer taraftan mahkemeler siyasallaştırılmıştır. TC’nin belli yasalarına dayanarak buradaki Anayasa yorumlanıyor. Aynı siyasi anlayışı taşımayanları dövmek amacıyla karşımıza dava çıkartıyorlar. Bu ülkede ne siyaset ne de hukuk kalmıştır. Adeta tiyatro oynanmaktadır. Devlet bireyler için, hukuk da adalet için vardır. Ama bunların kimsesi de kalmamıştır. Anayasa insanlara eylem yapma özgürlüğünü tanımıştır. Ama mahkeme önümüze Polis Yasası’na dayanarak çıkmaktadır.”

Mehmet Seyis (Dev-İş): “Uluslararası Emek Örgütü (ILO)’ne Türkiye’yi şikayet”

“Geçtiğimiz gün yapılan eylem, sembolik bir eylemdi. Gerek göç yasası eylemlerinden dolayı yargılanan arkadaşlarımızla dayanışmak gerekse de tekrar Meclis gündemine gelen göç yasasına karşı tepkimizi göstermek amacıyla gerçekleştirmiştik. Eyleme temsili bir katılım söz konusuydu. Yasanın apar topar Meclis’e getirilmesi gibi eylem de apar topar gerçekleşti. Bu yasa için emir alıp bu yasayı ne pahasına olursa olsun Meclis’ten geçirenleri asla affetmeyeceğiz. Dev-İş olarak eylemden sonra toplandık ve değerlendirmelerde bulunduk. Sırada daha yeni liberal yasalar da var. Sosyal Sigortalar Yasası var mesela. Dev-İş olarak daha büyük eylemeler planlıyoruz. Uluslararası Emek Örgütü (ILO)’ne Türkiye’yi şikayet etmeye hazırlanıyoruz. TC, ILO üyesidir. Çalışanların toplu sözleşme hakkını gerileten bir yasa olan göç yasasını dayattığı için TC’yi, ILO’ya şikayet edeceğiz.

Sendikal Platform eylem sürecine dair çeşitli tartışmalar yapmaktadır. Bizim genel grev önerimiz de var. Geçmiş olan ve önümüzdeki yasaları sadece kamu çalışanlarına yönelik olduğu sanısı var. Ama bu yasalar, tüm toplum kesimlerini, çocuklarımızı hedef almaktadır.”

(Hasan YIKICI- Havadis)

- Advertisement -

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -

Latest article

BM Barış Gücü’nün görev süresini uzattı, Kıbrıs sorununun hikâyesi yine anlatıldı – Alpay Durduran

Bize anlatılan yalanları bir kez daha anlamak isteyene bedavadan ders gibi anlattı. Daha dün televizyonlardan mecliste Kıbrıs sorununu değerlendirmesini yapan UBP sözcüsüne göre BM...

Oydaşmacı demokrasi – Ulus Irkad

Şimdiye kadar demokrasiler veya seçimler hep çoğunluğun haklarını savunmak olarak tarif edilmiştir. Oysa ki 21. yüzyılda demokrasi demek azınlığın haklarını savunmak, en az çoğunluk...

Bu ülkede hiç demokrasi oldu mu? – Ulus Irkad

Eğer çıkıp da bir eleştiri yaptığınızda birileri sizi tehdit ediyorsa, güvenliğinizden devamlı şüphedeyseniz ve hele hele bir yazı veya konuşma yaptıktan sonra devamlı olarak...

Hukuksuzluğa karşı direniş her yerde

YKP Sekretaryası mahkemelerde süren davaları değerlendirdi. Açıklama şöyle: YKP dahil birçok örgüt, kurum kuruluş COVID-19 başladığında yasaların uygulanmasını talep etti, UBP-HP hükümeti ise yasadışılığı normalleştirip...