Rusya Libya’ya dönerken – Özkan Yıkıcı

Must read

Sayın Akıncı ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine giderken – Ulus Irkad

Cumhurbaşkanlığı seçimlerine giderken 46 yıllık statükonun da pandemi katalizörü ile çağdaş dünyaya, evrensel hukuka ve siyasal andlaşmalara ayak uyduramamanın getirdiği sorunlardan ötürü fireler verdiğini...

Akıl tutulmasıdan fırsatçılığa – Özkan Yıkıcı

Yaklaşık 6  aydır, Kovit salgınıyla kalkıp yatıyorouz. Daha başlangıçtan, başarı hikayeler de uçuşuyor. KOltukcular “yiyi yönetiklerini” muhalefet de “halk dalkavuklukla” ayni masalı taşlandırıp duruyor....

Gerçekleri inkâr etmenin algılanması – Özkan Yıkıcı

Bilimi immkar edersek, gerçeklerden koparsak, haberde bilgi yerine algıyla iletişim yapılırsa, sonuçta banbaşka bir dünya oluşturulur. İmkar, ret ve algı cihaletiyle kurgulanan siyasal idolojikleşme...

Libya’dan Bahreyn’e Ortadoğu – Özkan Yıkıcı

Libyada oldukça karışık gelecek gelişmeler oluyor. Konuyu takip etmeyenler için, anlamakta zorlanma olması doğaldır. İki önemli paradoksal koşul vardır: Libyaya önemli derecede dış müdahale...

Yakın tarihte ABD deyil de Rusyanın etkin olduğu kesin. Kadafi döneminde zaman zaman çelişkiler yaşansa da Rusya veya Sovyetler Libya ile daha yakın ilişkiler kurdu. ABD ise son dönemine dek genelikle karşıtdı. Hat ta, BOP olayında gelişmeleri sezen Kadafi, Amerika ile yaklaşmak istedi, hat ta askerin eğitimini dahi onlara vermesine rağmen, devrilmekten kurtulunamadı. Rusya ise Sovyetler sonrası kırılan gücü, Libya ilişkilerini de sarstı. Kısaaca, yakın tarihte Libya Rusya ilişkileri iyi, Amerika karşıt dı. Bu Sovyetlerin dağılması ve Ortaya serilen Ortadoğu projesi ile sarsıldı. Ruslar tüm alanlarda olduğu gibi, Libya alanını da kurşun atmadan Amerikan eksenine doğru m yönelti. Bunlar bir anlamda sonradan geliştirilen Libya operasyon-undaki sonuçların da aynası oldu.

Kadafi, Amerikanın nerede ise tüm istediklerini yapmasına, batıya destek vermesine rağmen, kurtulamadı! Hat ta, seçimde oldukça katgı yaptığı Sarkozi, onun devrilmesi için ilk müdahale eden dış güçtü. Bu dönemde Ruslar zayıf olduğu için, yaptıkları pazarlıklarla paylarını korumaya çalıştılar. Nitekim, Avrupalılar ve Amerika Libya olaylarında Rusların haklarına dokunmayacaklarını söylediler. Fakat, tıpkı tüm anlaşmalarda olduğu gibi Ruslara verdikleri sözleri Libyada da tutmadılar.2011 Libya oynunda Kadafi katledilirken, Kadafi sonrası Libyasından brakın Rusyaya pay vermeği, onun eski çıkarlarına da el koydular. Böylelikle, Rusya tarihi nifus alanı olan Libyayı, bir kurşun atıp direnmeden batı Emperyaalistlere teslim etmiş gibi algılandı. Bir yandan Libya parçalanırken, devamında da başta petrol alanları yağmalanıyordu. Ülkenin yaklaşık 200 milyar dolarına da dondurtarak el koydular.Rusya artık Libyanın yabancısıydı.

Batılılar ve özellikle Fransa ile İtalya ülkede hegemonya kurmaya çalışırken, İngiltere Katakuli oyunlarıyla bildik diplomasi oynunu sinsice işlerken, Amerika uzaktaymışcasına bakıyorken, Ruslar kaybeden taraf olarak Putinle yeniden toparlanıyordu. Oluşan kağoslar sonucu yeniden Libya yol bağlayıp  Libyaya döner. Libyaya dönmesindeki iki önemli etken vardır: Birincisi, batı Tıpkı öteki Ortadoğu projeli ülkeler gibi burada rejimleri devirmesine rağmen, yenilerini kuramadı ve isdikrarsızlık diz boyu artı. İkincisi, oluşan boşluklarla birlikte, Ruslar direk hamelelerle bu alana girdi. Böylelikle, kulanım  diplomasisiyle Ruslar yine hamleleri yapan ülke gücü boyutuyla, yeniden ülkeye  döndü.

Libyada çok yönlü kesimin katılımıyla iç savaşı sürmektedir. Şimdilik Amerika ilgili alandan biraz uzak. İngiltere sinsi oyunlar yaparak, Türkiyeyi kulanarak burada diplomatik yer buluyor. Ülkenin devrilmesinde en önemli rolu kapan, Amerikadan önce davranıp, hat ta Natoyu devreye koyan Fransanın durumu karışık. Oysa, Fransaya seçim döneminde 2008  yılında Sarkoziye 30 milyon Dolar yardım eden Kadafi oldu. Sarkozi bu yardımın nankörü olarak da Libyaya saldran ilk olarak yanıtını da verdi.***

Libya 2011 yılından beri dış müdahalelerle darmadağın oldu. Burayı karıştıranlar alacaklarını alıp rahatlarken, Türkiye de Yeni Osmanlı stratejisiyle de Müslüman Kardeşleri destekleyerek direk taraf oldu.Ancak, şu anda Libyada diplomatik hamleleriyle direk etkileyen Rusyadır. Rusya yeniden Süper güç olma yolunda ilerlerken, askeri gücünü ve diplomatik birikimini birlikte kulanıyor. Kurdurtulan paralı asker şirketleriyle de devlet dışı askeri hamle yapma alanı açarken, bu Libyada çok dikatli şekilde rolunu alıyor. Öteki ülkelerin, Libya yıkımında yer almaları, burada net taraf tutmaları ise diplomatik eksiklikte takılıp Ruslara alan açmaktadır. Rusya, son dönemde taraf tutmasına karşın, diplomatik kartı da masaya ustalıkla sürüp, alışılan klasik Amerikan hegemonyasına bir anlamda karşılık veriyor. Artık, Libya, dıştaladığı Rusyayı yeniden direk içinde hisetmeğe başladı.

Rusya, Sovyetler parçalanırken, işbirlikci Yelsinin de teslimiyetiyle, resmen kendi kabuğuna dek geriledi. Amerikanın özellikle yapılan tüm anlaşmalara uymaması, Doğu Avrupa ile Baltık ülkelerini Natoya dahi alması, Rusların iyice silikleşmesini de yansıtıyordu. Yetmedi; Eski Sovyet topraklarının da içine girmeğem başladı. Yayınlanan belgelerde Ortadoğu projesi sonrası, iran şer ekseninin kırılmasından sonra, Rusyanın da kuşatılacağı bilgileri de vardı. Rusya pek ses çıkararmaıyordu. Hele ülke içi başta Müslümanların din eksenli örgütlenme çabaları da sıkıntı yaratılıyordu.

Sonunda Amerika Karadeniz çizgisine geldi. Ukrayna ve Gürcistan kartını açtı. Gürcistan buna güvenerek 2008 Yılında Osetyaya girdi. Bu Amerikanın hesaplayamadığı tarihi dönüştü. Rusyada lider olan Putin, Amerika ve genelde Natonun dibine gelmesi sonucu, ilk askeri hamlesini yapar. Bu “DUR” demekti! Ardından bildik Ukrayna olayları da gelişti. İşte Türkiyenin de ince noktalı Kanal hikayesi de burada sırıtıyor: Amerika Karadenize uzun vadeli askeri birikim yapamıyordu. Montro anlaşmalarının kırılması gerekiyordu. Nitekim, Tarık Çengelin ve benzer Türkiyeli araştırmacı gazetecilerin de yazdığı gibi, Gürcistan olayından birkaç yıl sonra Amerikan ünüversitelerinde mOntro anlaşmasının kırılma projeleri ortaya çıktı!***

Ardından, Rusya işin cidiyetiyle davrandı. Nitekim, akabinde Suriye olayına indi. Yine biliyordu ki “tıpkı iran gibi” Suriye oyunu başarılı  olursa, sırra onlara geleceklerdi. Savaşı erken tetikleyip Suriyede kabulendiler. Daha da ileri gidip, Suriye oyunu ile çevresel ülkelerle yeni ilişkiler de kurdular. Böylelikle, Rusya, ortadoğuya merhaba diyordu.

Rusya, elbet Batı emperyalist ve özellikle Amerikayla ekonomik yarışacak sermaye gücünde deyildir. Bu eksikliğini bilerek, askeri ve diplomatik yönleriyle girişimleri geliştirdi. Şama dönüş ile şimdi Libyaya dönüş genişliyor. Doğuda başlayan ve Akdenize ulaşan Ruslar, Libya ile birlikte resmen Güney Akdeniz ve Kuzey Afrikaya da ayak basıyor. Bundandır ki Libya Rusya için Afrika açılımı bakımdan da önemlidir.Burada batı içi çelişkiler, ülkelerdeki aşmazlıkların boyutlarını ince diplomasiyle kulanmaya çalışmaktadır. Nitkim, herkesin merak etiği ülke Türkiye:

Ruslar bu inceliği şu hedefle genişletiyor: Mümkün oldukça Türkiyeyi Amerikadan uzak tutmak. Dikat edilmesi gereken, Türkiye rejimi siyasal İslam damıtılan şekliyle  fetihci harekatı yapıyor. Rusya daha geniş düşünüp, genel politik hamleler yapıyor. Geleneksel güç olma alanında uğraş veriyor. Şimdi,sıra Libyada. Taraflarla Ateşkes girişimi yaparken, Libyada da geleceğin kartlarını elinde tutmakla meşkuldur. Geniş düşünüp, hem Libyada baş oyuncu, eski çıkarlarını eline geçirme ve orada kalıcılaşarak deyişik taraflarla denge kurup daha ielriye hamle yapma amacındadır.  Türkiye gibi dar İslamcı Osmanlı alanına sıkışmıyor.

- Advertisement -

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -

Latest article

Sayın Akıncı ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine giderken – Ulus Irkad

Cumhurbaşkanlığı seçimlerine giderken 46 yıllık statükonun da pandemi katalizörü ile çağdaş dünyaya, evrensel hukuka ve siyasal andlaşmalara ayak uyduramamanın getirdiği sorunlardan ötürü fireler verdiğini...

Akıl tutulmasıdan fırsatçılığa – Özkan Yıkıcı

Yaklaşık 6  aydır, Kovit salgınıyla kalkıp yatıyorouz. Daha başlangıçtan, başarı hikayeler de uçuşuyor. KOltukcular “yiyi yönetiklerini” muhalefet de “halk dalkavuklukla” ayni masalı taşlandırıp duruyor....

Gerçekleri inkâr etmenin algılanması – Özkan Yıkıcı

Bilimi immkar edersek, gerçeklerden koparsak, haberde bilgi yerine algıyla iletişim yapılırsa, sonuçta banbaşka bir dünya oluşturulur. İmkar, ret ve algı cihaletiyle kurgulanan siyasal idolojikleşme...

Libya’dan Bahreyn’e Ortadoğu – Özkan Yıkıcı

Libyada oldukça karışık gelecek gelişmeler oluyor. Konuyu takip etmeyenler için, anlamakta zorlanma olması doğaldır. İki önemli paradoksal koşul vardır: Libyaya önemli derecede dış müdahale...

Esnaf dükkanlarını kapatırken – Yılmaz Parlan

Mağazalar bir bir kapanmaya devam ediyor çatı çöktü... Kıbrıs’ın kuzeyinde ekonomik çatı çökerken onunla birlikte siyasi çatı da çöktü. İnsanlar çözüm ne? diye soruyor. Anlatıyorum kapıları...