Merkez kaymasına tedbirli olmak

Must read

Kapitalizmin Avrupa ve Amerika kıtalarında ki hakimiyeti ve kendisini yenileyerek, finansal kapiitalizm aşamasına varmasıyla birlikte, bu üretim ilişkisinin sadece bu ana karaların üretimi olduğu zannını yaratmasını beraberinde getirmişti.

Bir dönemler üzerinde güneş batmayan Britanya İmparatorluğu dünya kapitalizminin egemeni iken, nasıl ki onun yerini zamanla ABD kapitalizmi ve hemonyası aldıysa, aynı şekilde süreç yeni bir merkezin doğmasına yol alıyor durumundadır.

Güç/merkez dönüşümleri ekonomik, siyasi ve askeri çatışmalarla ortaya çıkmışsa, bu günde bundan farklı bir yol alma olmamaktadır.

Asya-Pasifik bölgesi yeni dönemin emek-teknoloji ve sermaye merkezi olurken, eski kapitalizm olan ABD-AB’de kendisini bu süreçte yeniden yaratmaya çalışırken; diğer taraftan kapitalizmin yeni odaklarının ekonomilerinin can damarları olan ithalat türevlerini, sağlayıcı ülkelerin ekonomik ve siyasi yapılarına müdahale etme ve bunları kendi konumlarına uygun olarak yapılandırma siyaseti ve pratiğini yapmaktadır.

Bunun açılımı olan Ortadoğu’ya ve Afrika’ya kendi siyasal ve ekonomik perspektifine yönelik adım atmaların gereği olarak, mevcut devlet biçimlerine ve siyasi sınırlarına müdahale yetkisini kendisinde görüyorsa ve buradan Asya-Pasifik sürecini kontrol etmeye kendini taşımaya çalışıyorsa, aynı şekilde bu coğrafya da ki askeri varlığını tahkim ederek, kendisini tamamlamaya çalışmaktadır.

ABD-AB arasında yapılacak olan serbest ticaret antlaşmasıyla; Asya-Pasifik ihracatının ABD ve AB’ne sorun yaratmasının önü kesilerek ticaret savaşının biçimlendirilmesi yapılmaktadır.

Enerji kaynakları ve diğer yeraltı zenginliklerine ulaşmanın engellenmesi haliyken Ortadoğu ve Afrika’da ki savaşlar, ABD ve AB ekonomilerinin kendi aralarında yaptıkları ticaret anlaşmaları da Çin ve Hindistan gibi ülkelerin ihracat alanlarının daraltılmasıdır.

Teorik ve tarihsel olarak zamanını doldurmuş olan şu an ki enerji ve metal karakterli sanayi, bu dönemde de sürecin şekillenmesinde ana aktör halindedir.

Kapitalizmin ana karakteri olan eşitsiz gelişim yasasının tek tek ekonomilerin üstünlük hallerinin daimiliğinin olmayacağı hali ise, diğer yandan da tek tek ekonomilerin kendi iç egemenliklerinde de bir sanayi dalının yerini başka bir sanayi dalının almasının kaçınılmazlığının anlatımıdır.

Görünen haliyle aralarında ki çatışma bu haldeyken, çatışmanın nihai boyutu olan para birimlerinden hangisinin başat olacağıdır.

Bir dönemler dünya ticaretinin egemeni olan İngiliz Sterlin’i ikinci paylaşım savaşından sonra egemen karakterini yitirdiyse ve İngiltere-Fransa ve İsrail’in Süveyş Kanalı’nı işgal etmesine karşı çıkan ABD’nin, kendisine karşı direnç gösterilmesine; bir gecede, piyasaları İngiliz Sterlin’ine boğarak pratik olarak da hegomonyasına son noktayı koyarak, ABD Doları’nı dünya ticaret parası ve sermaye birikim değeri olarak gündeme taşıdıysa; geleceğin egemenlik halinin anlatımı olacak olanda doların  dünya ticaret parası ve sermaye birikim değeri haline, yeni para biriminin bunun karşısındaki üstünlüğü aynı zamanda yeni dünya kapitalizminin hegemonyasının kim olacağı anlatımı da olmuş olacaktır.

- Advertisement -

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -

Latest article