Lefkoşa Belediye ara seçimine gün kala – Özkan Yıkıcı

Must read

Ülkemizdeki sol niye belirleyici olamıyor – Ulus Irkad

Aydınlanma Çağı Avrupa’ya geldiğinde Avrupa’da boğazlaşmalar, Orta Çağ’da dinin olumsuz etkileri devam etmekteydi. Ama Orta Çağ’la birlikte aniden Rönesans ve Reform Hareketleri Avrupa’nın kaderini...

ABD Türkiye yörüngesinden izler – Özkan Yıkıcı

Konuya dalmadan, özet bir anımsatma yapmak gerekir. Gözden kaçırmamamız gereken sistemsel önemde gelişmeler vardır. Kapitalist yapı genelde krizlerle boğuşuyor. Ekonomik finasman bunalımı, ekolojik kriz,...

Türkiye’de Cuma operasyonları üzerine – Özkan Yıkıcı

Gecenin sessizliğine büründüm. Etrafta gezen sivri sinekler beni epey rahatsız ediyor. Yazacağım makaleyi planlarken, birden peşpeşe gelen Türkiye gelişmeleri ile dünyadan gelen eleştirilerin Kıbrıs...

Başlıktan dahi belli ki yerinde gitmeyen bir şeyler olduğu ve sorunlar tıkanmalar nedeniyle sonuçta ara seçim yapıldığı anlatısı yapılmaktadır. Hangi yerde olursa olsun; Ara seçim denilen karar alınıp yapılıyorsa, olanların doğalaşanların dahi yolunda gitmediği için seçim yapıldığı hemen anlaşılır. Bu anlatıyla girilen sürecin artık sonuna geliyoruz. Lefkoşada belediye ara seçimi yapılıyor. Daha gerçeği; Kuzey Kıbrısın kendi resmi başkenti duvarlarla ayrılan Avrupa şehri Lefkoşada ara seçim yapılıyor. Biraz zahmet edip sorgulayan veya şöylesine deşeleyen ise daha anlamlı yanıtlarla karşılaşır. Borçalrdan batan, mafyalarla kuşatılan, resmi poletikanın düşüncesiyle yaratığı tüm olgular Lefkoşa ara seçime gidilmede yer aldı. Yönetiminden elçisine, ahalisinden partilerine her birini mutlaka bir yerde bulursunuz. Sorunlarla çözümleri aramaya başlarsanız; Kuzey Lefkoşanın oluşan yapısal kalabalıksal kaçakcılıklarla sorunlarla örülen gerçeği ile Kıbrıs sorununun askeri varlığından kurumsalaşan olumsuzlukalrının hepsi Lefkoşanın mutlaka her sorun açılımında karşınıza duvar, güç ve simge oalrak dikildiğini bulursunuz. Kıbrıs sorununu, ilhak adımlarını, çürüğen yapıları, mafya tipi örgütleri, nifusu dahi net söyletilmeyen gerçeklerin örtüldüğü ama mutlaka poletik ve ekonomik olarak birilerin ceplerinin dolduğuna tanık olursunuz. Neoliberaleşme yağmanın, yasa dışı anlayışların kurumsalaşmasını, yağmalamaları, ilhaklaşmadan rantlaşmaya ulaşan bileşkeleri ve bunların yaratığı kültürle kalabalık ama kent olamayan Lefkoşayla karşılaşırsınız. Konuyu birazda yereseleştirmek isterseniz; En basit insan hakkı olan olayların hepsinin tersdüz edildiğini, hiçbir yerde sorun olmaması gereken ve ilk yapılacak kamusal görev halindeki “çöp toplama, bozuk yolar, darmadağın trafik, gıdaların kolayca zehirli satılması, kirlilik, dışkı suyu dahi kulandırma” gibi olayların doğalaştığı ve öylesine kabulenme sonucu ara seçimde bunlara karşı refleks dahi ret etmenin oluşmadığı garip kent ortasından kenarlara doğru kaydığınızı anlarsınız. Fakat bunlar hiçbir durumu değiştirmez: Lefkoşada ara belediye seçimine gün kaldı. Reklamıyla, bolca yükselen yoldan geçen arabadan müzik sesleri ile niceleri probagandanın boş ve kandırmanın esrumanları olarak günlerce etrafımızı kuşatı. Kuşatı ama adeta onca harcanan kaynaklarla döktürülen reklamlar sonuçta çoğu bir hiçle sadece “en güçlü benim; Bana oyunuzu verin” çizgisinden dışarı çıkamıyor.

Hafta sonu Lefkoşada Ara seçim yapılıyor. Adından belli; Yolunda gitmeyen gerçekler sonucu kaçınılmaz şekliyle seçim yapılıyor. Üstelik başkan da aday olmayacak kadar geri çekilmek zorunda kalındı. Çoğu adaylar ise ne olayın geliş şeklini nede bunu nasıl çözeceklerini aktarıyorlar. Ahali ise tıpkı Kıbrıs sorunu veya içsel yönetme biçiminde olduğu gibi konuyu tamda ne yerel nede genel deneğimlerle algılayıp sorgulayarak seçkisini yapıyor. Reklamın boluğu ve algının yetersizliği yanında bir de güçlü tatma değeri sonucu hep “hangisi güçlü; Şu kazanmasında”  gibi basit düşüncelerle reklamın ve resmi yaklaşımın esiri ve ilgisizi olarak oy kulanma noktasında duruluyor. Hatta çok acıdır ama yazacam: Çoğu içirilen dışkı suya karşı çıkanları, yolsuzlukları söyledikleri için bedel ödeyen ve Lefkoşanın sorunalrını doğru aktaranlara karşı hala yakınlık duymayarak bir anlamda kendilerine çirkin Lefkoşayı yaratanların yanında bazısı avanta bazısı öteki kazanmasınla oylarını verecekler. Bunlar kozmopoletik Lefkoşanın sosyolojik en gerçekli gelinen yaşamsal durumudur!

Halbuki şöylesine bir dünyaya bakılsa; Olmadı yaşatılan Lefkoşaya günlük yaşatılanları sorgulasa başka sonuca gidecektir. Sosyalistlerin tartışmsız iktidar konusunda nekadar sorgulansa eleştirilse dahi özelikle Yerel yönetimlerde oldukça başarıları vardır. Hatta sisteme hiç dokunmadan sadece insan ölçekli yaptıkları ve adını “sosyal poletika” koydukları uygulamalar dahi solun belediyecilik deneğimi oldukça başarılıdır. Öyle ki birçok ülkenin iktidarı en amasız sağ ve devlet otoriteleşme veya neoliberal yapılanışta yaşarken başkentleri ele geçiren sosyalist kesimler adeta sosyal açıdan denge kurma konusunda başarılı oldular. Meksikadan Brezilyaya veya Avrupanın bazı kentlerinde sosyalistler başarılarıyla kentlerdeki toplu taşımacılıktan kamusal hizmetlerde oldukça başarılı oldular. Yolsuzlukla mücadelede, mafyaları etkisiz kılma, kirli bir takım ilişkileri oldukça belediye yetkileri içinde güzel başarılar gösterdiler. Katılımcılıkta Latin Amerikadan Avrupaya önemli deneğimler yaşatıldı. Çok uzağa gitmeyelim: Enamansız Türkiye koşullarında dahi Fassadan Dikiliye solcu belediye deneyimleri önemli başarılar içeriyor. Bundan dolayı Fassa belediye başkanı işkencede ölürken Dikili Belediye başkanının başına gelmedik kalmadı.

Bir çok ülkede Neoliberal kuşatmada ve piyasa tutsaklıkta onca probagandalaşmalara karşın çoğu dünya halkları yine de özelikle daha yakın ilişkiler nedeniyle resmi seçimlerde oy vermedikleri Sosyalistleri yerel seçimlerde destekliyor. Avusturyadan ispanyaya veya Kolonbiyadan diğer ülkelerde güçlü Neoliebral sağ iktidarlara karşın sosyalist belediye seçimi ikilemleri yaşanıyor. Burda yerel düzeyde insan ölçekli poletikalar, katılımcılık ve piyasa hak değer farklılıklarının etkisi çoktur. Tabi ben bunları yazarken çıkıp kuzey Kıbrısta bazı Lefkoşa seçmenine söyleyince ilgi görmediler. Çünkü dışkı suyuna, pis kokuya veya dolandırılıp faturası ödetilen ahali hala “şu kazanmasın da bu kazansın; Hepsi iyi insan ama”! Dar ufkuyla nereye dek seçkisini kulanacak. Kendini dolandıran ve pislikte yaşatana karşı direnenler dayak yerken sesiz kalan ahali, şimdi de kendi için dayak yiyen veya dıştalanan insanları “doğru söylerler ama” ile yine kendine layik görülene oy verecek olması, poletik olarak var olan durumu ve sosyal muhalefet ivmesinin dirençsiz noktasını bize göstermektedir.Şu travma yine yaşanacak: “Siz doğruları söylüyorsunuz ama kazanamayacağınız için, sırf bu kazanmasın diye ona verecem” savunma refleksleri olacaktır. Elbet burada salt halkla konu sınırlı değildir. Özelikle konuşurken hala farklılıkları özdeşleştirip sanki tüm kesimler muhalefet ve sol olarak gösterilirse, ozaman sol olmayan ama imaj nedeniyle farklı gösgterme sol tabelası kulanma sonucu “hepsi aynidir” anlayışı da yerleşti. Çünkü sorgulama ve içerik doldurması bizde yoktur. Ama hep söylerim; “Madem bunlar doğrudur deniliyor; Ozaman sizde hiç olmazsa sizin için mücadele edip haklarınızı savunanlara bir oy verin ki onlarda başarılı olduklarını anlasın”.

Kısaca; Lefkoşa doğal olmayan sonuçla ara seçime gidiyor. Adı üstünde ara seçim; Bir yılda nelerin yapılacağı belli. Helle şimdiden zaten Yönetim kesimi mecliste 7  0 farkla başlıyor. Ama enazından bir başarı ile yolsuzlukların sorgulanması ve bazı işlerin yapılması yolunda adım atılma şansı da oy vereceğin seçeneğinde vardır. Borçalrla Ziraat bankası yeni piyasa tutsaklığı engelenme durumu olasılığı da vardır. Bakın özelikle resmi yakınlar hiç borçlarla yeniden borçalanma sürecine karşı oldukalrını hiç söylemiyorlar. Sisteme de dokunmuyorlar. Sadece “biz güçlüyüz; Yapacağız” Demektedirler. Şimdi artık duyulsun duyulmasın herkes sözünü söyledi. Seçenekler bolca vardır. Ama içi boş ama reklamla gücün esiri olarak oylar devam edecekse, gelecek yakınmaya kimsenin hakkı yoktur.

- Advertisement -

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -

Latest article

Ülkemizdeki sol niye belirleyici olamıyor – Ulus Irkad

Aydınlanma Çağı Avrupa’ya geldiğinde Avrupa’da boğazlaşmalar, Orta Çağ’da dinin olumsuz etkileri devam etmekteydi. Ama Orta Çağ’la birlikte aniden Rönesans ve Reform Hareketleri Avrupa’nın kaderini...

ABD Türkiye yörüngesinden izler – Özkan Yıkıcı

Konuya dalmadan, özet bir anımsatma yapmak gerekir. Gözden kaçırmamamız gereken sistemsel önemde gelişmeler vardır. Kapitalist yapı genelde krizlerle boğuşuyor. Ekonomik finasman bunalımı, ekolojik kriz,...

Türkiye’de Cuma operasyonları üzerine – Özkan Yıkıcı

Gecenin sessizliğine büründüm. Etrafta gezen sivri sinekler beni epey rahatsız ediyor. Yazacağım makaleyi planlarken, birden peşpeşe gelen Türkiye gelişmeleri ile dünyadan gelen eleştirilerin Kıbrıs...