KTÖS: Özür dileyecek olan biri varsa o da Erdoğandır

Must read

Nijerya’yı incelerken – Özkan Yıkıcı

Ülkemizde oldukça Nijeryalı yurtaş vardır. Sayıları onbinin çok üstünde. Klasik K. Kıbrıs gerçeği ile tıpkı nifusu bilinmeyen coğrafyamızda, Nijeryalıların da sayısı net olmayacaktır. Üstelik,...

Yitirilen şans ve müdahaleler – Yılmaz Parlan

Rejim bir seçimde daha istediği sonucu aldı. 1958 yılından beri filmde değişen bir şey olmadı; kimi istedilerse o oraya oturdu... Kıbrıslılar hayattan ve geçmiş tarihten...

Yorumlama yapılırken, eksik bilgilenme olunca ne mi olur? – Özkan Yıkıcı

İlgili makaleyi yazmamı Cumartesi gecesi TELE 1  prokramındaki önemli anlatılar neden oldu. Rusya ile yazılarını sevrek okudğum Hakan Aksayın yönetiği ve yine dış politika...

Seçimlerden sonra ne yapılmalı? – Ulus Irkad

Açıkça söyleyeyim mi ben aslında pek fazla bir şey de beklemiyorum. Seçimler bitmiş ama birkaç sendika dışında bir hareketlenme yok. Evet, ben de yazdım,...

KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil, Erdoğan’ın yaptığı açıklamaların; Kıbrıs’ta yaşanan gerçekleri ve Türkiye’nin Kıbrıs’la ilgili gerçek niyetini ortaya koyduğu görüşünü ifade ederek, Erdoğan hükümetinin; “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin siyasi eşit ortağı olan Kıbrıs Türk toplumunu hiçe saydığını, siyasi iradesini yok etmek için adaya nüfus yığdığını, asimilasyon politikalarını ileriye götürdüğünü, ekonomik paket adı altındaki siyasi dayatmalarla Kıbrıslı Türkleri toplumsal yok oluşa sürükleyip göçe zorladığını” söyledi.

“Merkel’in bu yaşanan gerçekleri ortaya koyması ile başlayan tartışmada Erdoğan’ın özür talep etmesi ve kendilerini barış isteyen taraf olarak ortaya koymasının tam bir siyasi çarpıtma olduğunu” belirten Elcil, “bu konuda Erdoğan’a Türkiye’nin Kıbrıs’ta bulunmasının, 1974 yılında Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bozulan anayasal nizamını tekrardan tesis etmek ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğünü korumak için garantörlük sorumluluğu çerçevesinde olduğunu hatırlatmak istediğini” dile getirdi.

Konu ile ilgili açıklama şöyle:

Almanya Başbakanı Sn. Angela Merkel’in adamızı ziyareti sırasında yaptığı açıklamalar ve sonrasında TC Başbakanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı değerlendirmeleri ilgiyle izlemekteyiz.

Sn.Erdoğan’ın yaptığı açıklamalar, Kıbrıs’ta yaşanan gerçekleri ve Türkiye’nin Kıbrıs’la ilgili gerçek niyetini ortaya koymaktadır. Sn. Erdoğan, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin siyasi eşit ortağı olan Kıbrıs Türk toplumunu hiçe sayan, siyasi irademizi yoketmek için adamıza nüfus yığan, asimilasyon politikalarını ileriye götürüp her köşeye cami ve külliye diken, “ekonomik paket” adı altındaki siyasi dayatmalarla Kıbrıslı Türkleri toplumsal yokoluşa sürükleyip göçe zorlayan TC devleti ve AKP hükümeti değilmiş gibi davranmaktadır. Sn. Merkel’in bu yaşanan gerçekleri ortaya koyması ile başlayan tartışmada Sn. Erdoğan’ın özür talep etmesi ve kendilerini barış isteyen taraf olarak ortaya koyması ise tam bir siyasi çarpıtmadır.

Bu anlamı ile TC Başbakanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan’a Kıbrıslı Türkler olarak bazı gerçekleri hatırlatmakta yarar görmekteyiz:

Türkiye, 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti kuruluş antlaşmalarına göre Yunanistan ve İngiltere ile birlikte Kıbrıs Cumhuriyeti’nin garantörüdür. Bu amaçla 1974 yılında Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bozulan anayasal nizamını tekrardan tesis etmek ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğünü korumak için garantörlük sorumluluğu çerçevesinde Kıbrıs’ta bulunmaktadır. Sn. Erdoğan bilmelidir ki Kıbrıs’a nüfus aktarmak, adayı bölüp ayrılıkçı yapı kurmak, Rum mülklerini TC vatandaşlarına paylaştırmak başta olmak üzere uluslararası hukuğa aykırı olarak Kıbrıs’ta gerçekleştirdikleriniz garantörlük görevleri arasında yoktur. Bunları size hatırlattı diye Sn. Merkel’e kızmanız, onu bilgisizlikle suçlamanız Kıbrıs’ta yaşanan gerçekleri gizleyemez.

2004 yılında Annan Planı’na adanın kuzeyinden çıkan yüzde altmış beş evet oyunun  üzerine yatıp hiçbir adım atmayan “bir çakıl taşı vermedik bir asker çekmedik” diyenin kendiniz olduğunu ne çabuk unuttunuz. Çözüm ister görünüp, çözümsüzlüğe oynayan politikalarınıza Kıbrıslı Türkler kanmadı kanmayacaktır.

Kıbrıs’ın sahibinin bu adada yaşayan tüm Kıbrıslılar olduğunu unutarak “Kıbrıs’tan bir gram bile vermeyiz” diyerek gerçek niyetinizi bir kez daha ortaya koymaktasınız. Hangi hakla bizim toprağımızın pazarlığını yapıyorsunuz?

Kıbrıs sizin babanızın malı değildir.

Bilinmelidir ki, çözüm isteyip çözümsüzlüğe oynayan politikalarınızla Kıbrıslı Türkleri asimile etmek ve göç ettirmeye dönük dayatmalarınızla siyasi irademizi yok eden icraatlarınızdan dolayı özür dileyecek biri varsa o da sizsiniz.

- Advertisement -

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -

Latest article

Nijerya’yı incelerken – Özkan Yıkıcı

Ülkemizde oldukça Nijeryalı yurtaş vardır. Sayıları onbinin çok üstünde. Klasik K. Kıbrıs gerçeği ile tıpkı nifusu bilinmeyen coğrafyamızda, Nijeryalıların da sayısı net olmayacaktır. Üstelik,...

Yitirilen şans ve müdahaleler – Yılmaz Parlan

Rejim bir seçimde daha istediği sonucu aldı. 1958 yılından beri filmde değişen bir şey olmadı; kimi istedilerse o oraya oturdu... Kıbrıslılar hayattan ve geçmiş tarihten...

Yorumlama yapılırken, eksik bilgilenme olunca ne mi olur? – Özkan Yıkıcı

İlgili makaleyi yazmamı Cumartesi gecesi TELE 1  prokramındaki önemli anlatılar neden oldu. Rusya ile yazılarını sevrek okudğum Hakan Aksayın yönetiği ve yine dış politika...

Seçimlerden sonra ne yapılmalı? – Ulus Irkad

Açıkça söyleyeyim mi ben aslında pek fazla bir şey de beklemiyorum. Seçimler bitmiş ama birkaç sendika dışında bir hareketlenme yok. Evet, ben de yazdım,...

Demir tavında dövülür – Ulus Irkad

1957 yılında emeği ve sol mücadeleyi savunan Kıbrıslıtürk ilerici ve sol aydınlar Kıbrıs’ta iki toplum arasındaki bölünmenin çok yanlış olacağını, savaşmak ve kan dökmek...