Daldan dala: tarihten günümüze, adamızdan dünyamıza harmanlama Özkan Yıkıcı

Must read

Kıbrısın bölünmüş başkenti Lefkoşanın kozmopoletik yapısıyla kent olmamış kentinde hafta sonu ara seçim yapıldı. Konuyla ilgili seçim öncesi önemli birkaç makaleyi bu gazetede yazdım. Seçim sorası özelikle günlük yazı yazdığım Ortamda çeşitli yönleriyle yorumladığım için, yeniden tekrarını yazmayacam. Sadece bir bölümde konuyla ilgili bazı ufak aknotlarla bunları bazen tarihe de taşıyalrak başka bir içerikte ele alacam. Zaten sanırım ki seçime katılanlardan yorumculara gazetede yazacak kesimlerde vardır. Sadece şunu belirteyim; Genel noliberalikten ilhaklaşan gerçeklere veya kozmopoletik karmakarışık yapıdan iyice dağılan öznelerle Lefkoşanın Kuzeyi önemli denecek inceleme alanı oldu. Şimdi seçim sisi dağılıp Zıraat banka yeni eksenli batırılan Lefkoşanın ilhaklı karmaşasında yeniden yaşam akmaya devam edecektir. Sadece değişen imajlar makyajlar yanında iyice çürüyen siaysal gerçeklerle bunlar akmaya devam etme yolu arayacaktır.

Öncelikle konuya girmeden şu Merhabayı çekelim; 2 Nisan Salı günü bulunduğum bir yemekte şu anda beni okuyan bazılarınında olduğu ortamda ben şu lafı söylerken ağzıma tıkatıldı! “UBP ikinci gelme şansı artıyor”. Nedersiniz birkaç gün önceki bu yemek sohbeti sorası kim haklı çıktı? Elbet ben bunu söylerken dinlenseydim bulgularımı gözlemlerimi dinleme şanslarıda olacaktı. Ama olmadı. Neyse bu merhabadan sora fazla acite yapmadan ve kendini abartmadan konuya başlayalım. Bizdeki seçimler sorası genel kangren hastalık yeniden ekranlarda demeçlerde uçuştu. Şu basit kısgaç adeta anlatılarda yansıdır. Bizde çoğu konuda hemen konulan “aman dokunma, bunu yok say” kuralı elbet seçim yorumlarına da takıldı. Ayrıca sanki ekrana çıkınca veya yorum yaparken çok izlenen yayında oluyorsanız, birçok yaşanılanı konuşmama yok sayma düşüncesi artık doğalaştı. Buna birde anlık kavrama ve hatta ayni benzerlerinin daha önce olmasını dahi belekten silme ustalığı da yerleşti. Sayısal izlenmenin kısıtlanma, anlık dışına çıkmama doğalaşan garip bir seçim yorumları izledim. Bunların geneline veya bunları yapanların kocaman etiketlerinden ama içerikte sıfırlanma anlatılarına fazla değinmeyecem. Yalnız ibrete şahan, bazı bazı ironiklerini yazacam.

Etiketi büyük birisi şu garip vurgulu yorumu yapıyordu: “Katrinin ilk defa Surlar içine gitmesi onun kazanmasına önemli katgısı oldu. CTP adayları daha önceleri Surlar içine gitmiyorlardı”! Herhalde Kutlay ve Simavi ve daha önceki cTp adaylarına nasıl bir yanlış yapıldığı ortada. Ama bunu söyleyen kocaman etiketli çokca izlenen birisi! Başka bir name şöyle; Arabacıoğlu özelikle birilerini suçladığı için oy kaybetti. Aslında devamında adayların böylesi eleştiri yapmamaları da öyütlendi. Herkes bunun adının Suat olduğunu ve daha acısı nedense birielrini eleştirmemek, resmi açıklama olmadıkça en çirkin olayın dahi söylenmeme anlayışı çoğu medyalarda temel ilke haline getirildi. Sahi Arabacıoğlu yanlış yapan bazı güçlü kesimi eleştirdiği içinmi kabyeti?

Bu örneklere daha ekleyeceğim çok basit kandırma ama yorumsal medya ile sanki önemli analiz yapar gibi etiket para gücüyle konuşanlar oldu. Birde şu anlık olaya bakın; Lefkoşada sandığa gidenlerin az olduğu ilk defa bukadar fazla seslendirildi: Bereket Limlidili gazeteci aklına geldi de bir önceki Lefkoşa seçiminde de hemen hemen ayni katılım olduğunu anımsadı. Yoksa çoğu anlık konuşan kesimin terkisine takılıp ilk defa düşük katılımcı seçim ilanına iananacaktık! Tabi ben değil. Yalnız doğrusu bir başka farkın aynası karşımda durdu. Bir önceki seçimde yine hemen hemen ayni katılım olurken, genelin altında oy kulanılırken kazanan “iyi insan Cemal” övülmekten buna sıra gelmedi! Çünkü şimdi adını anmayarak belekten sildirtilmek istenilen Lefkoşanın odönemnin kazanan adayı oldukça övüldü. Bunları öven medyacılar şimdi elbet kurdukları ilişki sonucu Lefkoşayı Cemalsız eleştirip kendielrinin yaptıklarını onuturmak istiyoarlar. Böylesi bir medyasal uzmansal Lefkoşa aynası karşımızda. Bundan dolayı Lefkoşa seçim sorası sayısal büyük medyalar Zıraat banka paketini, Lefkoşa batmasının soruşturma gerçeğine pek değinmezler. Sadece çöpler ve çalışan fazlasıyla başlayıp orda kalıyorlar. Nedersiniz bu duruma?

Aklıma birden şu tarihi olay geldi; 1984 yılında İsveç başbakanı Olahpalme Amerikan başkanı Reygına tarihi bir mektup yazar. Mektupta Olah Palme uygulanan Neoliebral poletika sonucu kitlelerin antipoletikleşme sonucu seçimlere dahi katılmaktan kaçacaklarını ve bunun sonuçta demokrasiye önemli darbe vuracağı uyarısını yaptı. Gariptir ilgili uyarılar ve Neolierbal konusunda Palmenin çıkışları sorası İsveç başka-akanı öldürüldü. Halla cinayet nedeni ve katileri bulunamadı! Palmenin özelikle partilerin aynılaşması ve makyaj, imaj ve reklamlarla probagandalaşma sonucu boşalacak siayseti insanalrın ilgisizleşerek yanıtlayacağını hep uyardı. Özelikle Piyasa modelinin güçlendiği, apoletikleşen koşullarda, partielr arası aynılaşma ve kitlelerin değişimden uzaklaşmaları sonucu sadece bizde değil, genel dünyada seçime katılımlar düştü. Limlidili gazeteci burada yanıldı. Refah olayı sandıktan uzaklaştırma beklide çok az önemi olan bir olgu haline geldi. Genel Neoliebral yapı ve değişim tıkanışı sonucu oluşan yapının etkisi netdir. Nitekim ispanya veya bazı başka Avrupa ülkesinde krize ve öfkeye rağmen katılımın düştüğü ve bazen protesto bazen çaresizlik nedeniyle seçime katılınmadığı günümüzün gerçeği oldu.***

Bunlar olup biterken avrupada ekonomik kriz daldan dala ve ülkeden ülkeye yayılır buna sistem yeni tasfiye kararlar alırken, öteki yanımızda kaynıyor. Tamda bu süreçte NTV Pazar günleri Olivır Stonkun amrikan yakın tarihini anlatan ve resmi ekseni kıran belgeseli devam ediyor. Bunu izlemek önemlidir. Yeniden yakın tarihle Amerikan konuşturulmayan poletikaların bazılarına ulaşır belekler canlanırken, şimdiki Bölgemizdeki Amerikan siasyetlerini biraz daha anlama kolaylığı getirecektir. Çünkü aldatma ve kandırma probagandacılıkla insanlara nasıl yalanlarla bilgi söylendiğini yeniden bütünleştireceğiz. Küba, Viyetnam gibi olaylardaki yalanlarla aslında Amrikan sermaye gerçekelrini bulurken, ırak işkali, Afkanistan olayı ve şimdi oynanan Suriye çatışmaları ve Türkiye modelini kıyas yapıp anlama şansınız vardır. CİA veya güçlü askeri makinenin rolunu burada da ordada bulacak biraz olsun sosyalist olmanın durumuna geleceksiniz. Tabi ilgili belgeselin yapımcısı Sosyalist olmadığı halde bunu biraz deşerek yapması dahi neleri oluşturduğunu kavrarken, günümüzde ekranda görülen uzmanların ayni yalanlarla nasıl bizi kandırdığına ulaşacaksınız.

Not; VİKİLEİSK Kisincırın yetmişler belgelerini yayınladı. Bunu da okumanızı önerip burada gerekmedikçe yazmayacağımı söyleyerek yazımı tamamlıyorum.

- Advertisement -

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -

Latest article