Cuntadan günümüze 12 Eylül darbesi – Özkan Yıkıcı

yazarın tüm yazıları -->
"Bu Memleket Bizim" yayınları

Eylül ayının yakın tarih günleri oldukça yüklüdür. Bunların hepsini yazsam, başka konuya da yer kalmaz. Bunun için, bence önemli olan birkaçıyla derin deryadan seçkiler yapar gibi makalemde anımsatacam. Nitekim, dün 11 Eylül açısından iki önemli tarihi konuya dokundum. Ardından 12 Eylül geldi. Direk bizi de saran ve günümüze dek yapılanarak gelen önemli siyasal dönüşümü sağlayan askeri darbenin yıl dönümüdür. Tanık olup karanlıkların gelişimine de şayit olan birisiyinm. Hem Kıbrısta hem de direk Türkiyedeki etkilerini de birebir tanık oldum. Hat ta pek söylenmeyen şekliyle 12 Eylül cuntası döneminde Devrimci Gurupun de en üst düzeyindeki kişisiydim. Önemli kararları almada veya birçok bilgielrin gelip de karar verme durumunda kaldığın çok önemli acil koşullardan da geçtim. Bunları anlatırken, genelikle unutturulup havızaların sildirtilip günümüze göre 12 Eylül anlatmak isteyenlere de hatırlatmak için belirtiyorum. Çünkü, çoğu geçmişi belekten silmek, küçümsemek veya katılmadığı devrimci rüzgarda varmış gibi kendi masalarını anlatanlar hala ülkemizde de devam ediyor.

Türkiyedeki askeri darbenin bence iki temel nedeni vardı: Türkiye sosyalist, devrimci hareketleri ezerek yeniden devleti yapılandırıp yeni içsel ve dış siyasal döneme geçmek. İkincisi de dünyada kapitalizmin emperyalist aşamasının yeni ekonomik siyasal dönem olan Neolinebralizmin de Türkiyeye yerleştirme hedefi vardı. Solu ezmek, Neoliberaleşme politik ikilemi normal koşullarda gerçekleştirilemiyordu. Nitekim 24  Ocak kararları alınsa da bunlar kısa zamanda sivil yönetimce uygulanamayacağı, baskıcı askeri yapının gerektiği anlaşıldı. Klasik sonuçtu: Şiliden Türkiyeye birçok ülkede hele de Yeni sömürge kriterleriyle sisteme bağımlı devletlerde, ancak baskı ve zorla Neoliberal geçiş sağlanması mümkündü. Dahası, Türkiyede nedense başta CHP kesiminin sildirtmek istediği AET önerisiyle ya darbe veya Avrupa AET giriş ikilemini Yunanistan,  ispanya ve Portekiz kabullenirken,78 yılındaki Ecevit hükümeti ret ettiydi. Böylelikle Türkiyenin Neoliberal sürece darbeyle gireceği önceliği artıyordu. BNitekim Ecevitin AET önerisini ret etmesinden hemen iki ay sonra Maraş katliyamı ile darbenin gelişinin ilk deneyimi yapıldı. Ordunun, Sıkı yönetim ilan edilmedikçe müdahale etmeyerek resmen ülkedeki önemli katliyamın gerçekleşmesine de çanak tutuldu. Ecevit teslim olup sıkı yönetim ilan etmek zorunda kaldı. Bu süreç seksende iyice ısıtıldı. 24  Ocak ekonomik kararlarıyla Türkiye resmen İMF olayının içeleştirme sürecine sokulmak istendi. Sivil yönetim bunda başarısız olunca, Fatsa askeri işkal  hareketiyle yapılan deneme sonrası, 12 Eylül darbesi gerçekleştirildi. Bu salt iç dyeil, resmen Nato talepli ve ABD direk katıılımın gerektiği yerde oluşuyla sonuçlandı. Boşuna dyeil, bazı bölgesel katliyamlarda önceden Amerikan elçilik veya CİA yetkililerin bölgede görülmesi, normal bbir olay dyeildi.

Sonuçta Türkiyede darbe gerçekleştirildi. Sosyalist hareketler ezilirken, devletin dini ve ırkçı idolojik aygıtlar yeniden yapılanıyordu. Ecevitn döneminde başlatılan  imamhatipten öteki gelişmeler  artık genel dinsel ve ırksal bakışla devlet yeniden şekilleniyordu.Neoliberal kuruallar hem de İMF denetiminde uygulanmaya başlandı. Kemalist devrim sonrası, Türkiye yeniden yapılandırılıyordu. Bu gericilik ile piyasa modelinin yeni sentezinin Emperyalist dönemdeki yeni versyonuydu. Birçok insan idam edilip işkenceden geçirildi. YÖK gibi yeni kurumsallaşmalar  gerçekleştirildi. Piyasa modeliyle yabancı sermaye girişleri kolaylaştırıldı. Kamusal alanlar özeleştirildi. Yeni siyaseti sınıfsal devlet yörüngeli dar merkezi alana sıkıştırdılar. Birçok yıkımla, yeniden yapılanma sonucu günümüz Türkiyesi oluşturuldu.

Ne tesadüf ki yine kısa zaman öncesi yine bir 12  Eylül  anayasa oylamasıyla Türkiye rejiminin yeni taşları da döşendi. İslami, otoriter ve piyasa modelli bu geçiş günümüz AKP iktidarını da yaratı. Türkiye öteki ülkelerin aksine, Neoliberal süreçte, yenilen darbe nedeniyle kendini toparlayamadı. Latin Amerikanın aksine Türkiyede sol seçenek yeni koşullarda toparlanamadı. Bunun nedenlerini elbet Türkiyedeki devrimci kesimlerden dinlemek daha doğru olacaktır. Ancak, 79 iran ve 80 yılında Türkiyede sosyalist devrimci hareketler başarılı olsaydı, bazı net yanlışları yapmasalardı, bugün gerici karanlık Ortadoğuyu deyil de banbaşka bir bölge konuşacaktık. Böylesi tarihi kavşaklar sürecini canlı yaşayan nesiliz. Nitekim, günümüzde İranlıya Halkın Fedayileri sorsak çoğu bilmez. Türkiyedeki  devrimci hareketin güzel yapılan işlerini de pek bilen kalmadı. Klasik sağ sol ezberi ile durum geçiştirilmektedir

Türkiye 12 eylül darbesi ve son dönemin ayni nitelikli tamamlayıcı anayasasıyla resmen günümüzün yaplanan devlet şekline geldi. Din ve ırkçılık idolojik olgular, AKP MHP itifakıyla dimdik karşımızda günümüzde yaşatılmaktadır. TTıpkı tüm olaylardaki gibi 12 Eylülle yüzleşememenin de sancısıyla geçmişten dersler de hala alınmadı. Bunlar gelecek için oldukça olumsuzdur. Aynen bu gelişmeler K. KIbrısa da yansıdı. Cılız gelişmelerle oldukç yankı getiren sosyalist bazı hareketler, daha toparlanıp siyasal yapılamadan 12 eylül Türkiye darbesiyle hemen yansıtılıp burada psikolojik baskıyla durduruldu. Bazısına da kaçış için fırsat getirdi. Nitekim, direk karşı çıkılan bağımsızlığa parlementerlerin evet demesiyle önemli harç konuldu.

Kısaca,TTürkiyede 12 Eylül darbesi yeniden emperyalist bütünleşme hamlesi oldu. Sosyalist hareketler ezildi. Neoliberal sürece girildi. Bu arada eklemeden olmaz. Türkiyede 12 Eylül darbesi gerçekleştiği dönemde, Sovyetlerin ve Çinin tutumu sonucu bu yörüngedeki hareketlerin darbeyi açık faşizim veya faşist görmeyip dyeişik isimlerle destekleyen veya tarafsızlaşıp eve gidenlerin de olduğunu hatırlatmaak gerekmektedir. Tıpkı Kıbrısta olduğu gibi. Darbe bir anlamda Kıbrısta da federal lafazanlıktan ilhaklaşma sürecine dönüşün net tutumlarıyla da taşlandı. Tüm bunlar emperylal darbeler ve gerçeklerin tekrarından başkabirşey deyildi.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img

Diğer yazıları

5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,144TakipçilerTakip Et
56AbonelerAbone

YKP basın açıklamaları