Brezilya Türkiye olayları ve hazin kıyaslama sendromu – Özkan Yıkıcı

Must read

Ülkemizdeki sol niye belirleyici olamıyor – Ulus Irkad

Aydınlanma Çağı Avrupa’ya geldiğinde Avrupa’da boğazlaşmalar, Orta Çağ’da dinin olumsuz etkileri devam etmekteydi. Ama Orta Çağ’la birlikte aniden Rönesans ve Reform Hareketleri Avrupa’nın kaderini...

Azerbaycan Ermenistan gerilimi sarmalından – Özkan Yıkıcı

Kafkaslarda kış mevsimine doğru gidildikçe, havalar soğumaya başlarken, siyaset de ısınma tırmanıyor. Güney Kafkasyada Azerbeycan ve Ermenistan arasında savaş tırmanışı hızlanıyor. Probaganda aygıtları da...

ABD Türkiye yörüngesinden izler – Özkan Yıkıcı

Konuya dalmadan, özet bir anımsatma yapmak gerekir. Gözden kaçırmamamız gereken sistemsel önemde gelişmeler vardır. Kapitalist yapı genelde krizlerle boğuşuyor. Ekonomik finasman bunalımı, ekolojik kriz,...

Türkiye’de Cuma operasyonları üzerine – Özkan Yıkıcı

Gecenin sessizliğine büründüm. Etrafta gezen sivri sinekler beni epey rahatsız ediyor. Yazacağım makaleyi planlarken, birden peşpeşe gelen Türkiye gelişmeleri ile dünyadan gelen eleştirilerin Kıbrıs...

Son günlerde tanık olduğumuz gelişmelerle birlikte, birden nasıl bir algılatma aldatmacalarına sokulduğumuza yeniten farkına vardım. Özelikle Türkiye olayları ile birlikte poletik söylemler, baskılarla medya gerçekleri, bana ilgili yazıyı yeniden Brezilya olaylarıyla birlikte kaleme almamı dayatı. Öylesine bir sendromla ve paranoyalaşan düşünceyle tartıştırılıyor ki birbirine ters olguları bir arada bulmak mümkün. Yasaklanan haber bilgileri, dayatılan öfkeli tek yanlı söylemi algılar, başka ülkeleri alıp aynılaştırıp haklı çıkma manevraları, hepsi birlikte yaşandı. Emperyalist probaganda ile Kapitalist krizin kitlelere uygun bulduğu gömleğin rengini dahi gözden kaçırtıp hayallerle takılıp braktırıldık. Brezilya olsun Türkiyede direniş gerçekleri önce nasıl haber dahi yapılmadığını, sorada tarafcılık probaganda bilgilendirme takıntılı yayına geçildiğini yeniden yaşadık. Olayı yok saymak; Olmadı ekrana taşırken istenilen resmi duruşla algılatma döngüsü yeniden başladı. Buna ek olarak; Brezilyada yaşanan günlerce yükselen dalgaya duyarsız kalınırken, birden sanki “deniz dibinde altın görmüş gibi” olayı hem günceye taktırtıldı, hemde Brezilya birden Türkiyeleştirildi. Hatta cihaletin ve taraflı medya tutsaklığına bağlanarak ortakmışcasına yorumlar yapıldı. Böylelikle eksik bilgi ve basit işine göre aynılaştırma kıyası Türkiye Brezilya olaylarında yeniden yaşandı.

Brezilyada yükselen halk eylemleri oluyor. Ayni dönemde Türkiyede başlayan Taksim direnişi de çeşitli şekilelrle yaşamda tutunmaya devam etme çabasında. 2 Haziranda başlayan Brezilya olayları sanki beklendi beklendi ve Türkiyedeki Taksim fetih hareketi sorası gündeme taşınmaya çalışıldı. Fakat Brezilyada öylesi farklılıklar vardı ki akor tutmadı! Hatta hani çok cahil dursaydık Brezilya başkanı ile Erdoğanın ayni dili ve davranışı yaptığına bizi uyutup kandıracakalrdı. Türkiyedeki gelişmeleri tüm sansür ve tarafcılığa rağmen bence kendimce yeterince anlatık. Ama madalyonun öteki yüzüde var: “Brezilya”. Çoğukez başvurulan yöntemle Türkiye ısrarla Brezilya ile ayni eksende yoruma katılmak isteniyor. Özelikle ekonomik bakımdan! Son olaylarda da buna yeniden tanık olduk. Özelikle bilgi eksikliği ve resmi medya tutsaklığı yeniden kulanıldı. Ama çarpıcılık net oldu. Erdoğan direniş yapanlara küfürler yağdıracak dil, tehditlerle operasyonlar yapıp “öpülen gözlere bibergazı yağdırırken” Brezilyada Devlet başkanı gösterileri demokrasinin önemli katgısı ve halkın tepkilerini yansıtma biçimi olarak savunuyordu. Söylem dahi bize 2 ülkedeki siaysal yapının ayni değil, tam aksi çok farklı olduğunu gösterdi. Ayrıca Türkiye sokaklarında özelikle AKP karşıtı olanlar ve uygulanan siaysetlere karşı tepki duyanlar varoluyorken Brezilyada sokaktaki halk ayni zamanda başkana oy veren Sosyalist örgütlerin yoğun katılımı sözkonusu oluyordu.

Konunun daha iyi anlaşılması için olayın öznesine bakalım: Türkiye Neoliberal ve Muhavazakar din olgularla yapılanan bir bir ülkedir. Brezilya ise başlangıçta Türkiye gibi önemli Neoliberal yapısal süreçte olsada, özelikle ordaki halk dinle piyasa bileşimi değil sola eylim gösterdi. Sonuçta sosyal poletikalarla piyasayı yumuşatma örneklemi Brezilya karşımıza geldi. Ayrıca yeri geldiği için ekonomik bakımdan yanlış kıyası da sorgulayalım. Brezilya ekonomik olarak İMF reçetelerini ret etti ama piyasa modelini kaldırmadı. Bunu denetleyecek sosyal uygulamalarla yola devam etti. Ayrıca Brezilya ekonomisinde iç dinamikler önemli yönlendirme konumundadır. Oysa Türkiye piyasa modelini rantlaştırarark ve dinsel kültürleşme yoluyla yeniden üretip yola devam etti. Ayrıca Türkiye ekonomisinde dış sermaye etkisi fazladır. İMF borcunu ödedim derken veya daha önceleri Sdenbay anlaşması yenilenmezken, yinede İMF reçetesini Türkiye harfiyen uyguladı. Onun için Brezilyanın İMF  ilişkileri ile ürkiyenin ilişkileri ayni değildir. Ekonomik uygulamalarla da ayni farklılıklar vardır.

Gelelim son olaylara: Brezilyada olayın patlama noktası kamutaşımacılığa yapılan zamalrla patladı. Ama hemen konu ekonomik seçeneklere odaklandı. Brezilya dünya futbol şapiyonası ve Olinpiyatları yapacaktır. Statların yapımıda önemli olaylardan biridir. Sokak yapılan harcamalrı yanlış buluyor. EĞtim, sağlık gibi alanlara yapılmasını istiyor. Yoksulukla mücadeleyi öne çıkarıryor. Yukarda dediğim gibi; Türkiyeden en önemli fark, sokağa çıkan bazı örgütler ve dinamik olarak yönlendirenlerin önemli kısmı şimdiki başkana oy veren kesimler olup beklentielri nedeniyle duyulan tepkidir. Devlet başkanı Erdoğan olmayıp sosyalist kimlikli biri olmasının sonucu değerlendirmelerde “halkın hoşgörüsü ve doğal taleplerin seslendirmesi” olarak açıklama yapmasını getirdi. Düşünün: istanbulda olimpiyatlar yapılacak ve istanbulular yapılan yatırımları yanlış diye eleştirmek için sokağa çıktıkalrı zaman başlarına neler gelecek?

Bir ufak anımsatma: Özelikle gerek Türkiye gerekse dünya sistem medyaları şunu hep gözden kaçırdılar: Lula Brezilya başkanı olduğu zaman da toprak reforum ve bazı kaynakların yoksulara ayrılması sürecinde halk sokağa çıktı. Halk reforumla kamusal harcamalrdaki seçenekerli haykırırken, egemen ağalar ve sermaye buna karşıydılar. Lula da odönemde “Halkın sokağa çıkarak yaptırım güncü kulanması normaldır” diyerek sadece devlet içi çelişkierle kalınmaması gerektiğini savundu. Brezilyadaki piyasa modeli ve sosyal poletikalar ikileminde böylesi çelişkjiler yaşandı ve yaşanacaktır. Piyasanın ağır yıkımı ve dirençli ezilenelr ikilemi gerçeğini anlamak gerekir. Ama şu görüldü: Piyasa etkin modeli ile sosyal poletik tercihler belirli denklem sağlar gibi olsada, hala uyuşamaz. Türkiyede daralan çenbere ve yapılan yaşama müdahalelrle yeniden yapılanmaya karşı bir tepki direnişi olurken, Brezilyada daha net değişim dönüşüm istençli eylemlerden söz edilmektedir. Bu önemli farktır.

Yazmaya başlayınca ve birçok yanlışlar söylenen, bilinmeyenlerin ayuka çıktığı koşulda makaleye kaçını sığdırtırım sorusu zaten hep kafamda. Enazından Türkiye Brezilya farkını biraz kafanızda açtıysam başarılıyım. Çünkü bilmeme ve basit tek tipleştirmeler sonucu çoğu fark ve bilgi hep öğrenilmeden yok edilir.

- Advertisement -

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -

Latest article

Ülkemizdeki sol niye belirleyici olamıyor – Ulus Irkad

Aydınlanma Çağı Avrupa’ya geldiğinde Avrupa’da boğazlaşmalar, Orta Çağ’da dinin olumsuz etkileri devam etmekteydi. Ama Orta Çağ’la birlikte aniden Rönesans ve Reform Hareketleri Avrupa’nın kaderini...

Azerbaycan Ermenistan gerilimi sarmalından – Özkan Yıkıcı

Kafkaslarda kış mevsimine doğru gidildikçe, havalar soğumaya başlarken, siyaset de ısınma tırmanıyor. Güney Kafkasyada Azerbeycan ve Ermenistan arasında savaş tırmanışı hızlanıyor. Probaganda aygıtları da...

ABD Türkiye yörüngesinden izler – Özkan Yıkıcı

Konuya dalmadan, özet bir anımsatma yapmak gerekir. Gözden kaçırmamamız gereken sistemsel önemde gelişmeler vardır. Kapitalist yapı genelde krizlerle boğuşuyor. Ekonomik finasman bunalımı, ekolojik kriz,...

Türkiye’de Cuma operasyonları üzerine – Özkan Yıkıcı

Gecenin sessizliğine büründüm. Etrafta gezen sivri sinekler beni epey rahatsız ediyor. Yazacağım makaleyi planlarken, birden peşpeşe gelen Türkiye gelişmeleri ile dünyadan gelen eleştirilerin Kıbrıs...