Bazı kitaplardan alıntılar – Ulus Irkad

Must read

Ülkemizdeki sol niye belirleyici olamıyor – Ulus Irkad

Aydınlanma Çağı Avrupa’ya geldiğinde Avrupa’da boğazlaşmalar, Orta Çağ’da dinin olumsuz etkileri devam etmekteydi. Ama Orta Çağ’la birlikte aniden Rönesans ve Reform Hareketleri Avrupa’nın kaderini...

ABD Türkiye yörüngesinden izler – Özkan Yıkıcı

Konuya dalmadan, özet bir anımsatma yapmak gerekir. Gözden kaçırmamamız gereken sistemsel önemde gelişmeler vardır. Kapitalist yapı genelde krizlerle boğuşuyor. Ekonomik finasman bunalımı, ekolojik kriz,...

Türkiye’de Cuma operasyonları üzerine – Özkan Yıkıcı

Gecenin sessizliğine büründüm. Etrafta gezen sivri sinekler beni epey rahatsız ediyor. Yazacağım makaleyi planlarken, birden peşpeşe gelen Türkiye gelişmeleri ile dünyadan gelen eleştirilerin Kıbrıs...

2003 öncesinde Galfkos Clerides Kıbrıs Cumhuriyeti cumhurbaşkanıyken AB sürecinde Güney’dekilerin plan ve taktikleri nelerdi diye hep merak ederdim. Bunun cevabını “Bir Dönemin Anıları” diye Clerides’in kitabında buldum. Şöyle diyor Clerides bu kitapta(Galeri Kültür,sf.26):

“Görüşmelerde ilerleme  sağlanmamasının sorumluluğunu Türk tarafının sırtına yıkmak, kafamı cidden meşgul ediyordu. Bu hedefe ulaşmakta hangi taktikler kullanılabilirdi? Türk tarafının federasyon değil, konfederal bir çözüm arayışı içinde olduğunu dikkate alarak, bunun sonucunda Türk önerilerinin Birleşmiş Milletler kararları parametreleri dışında kaldığını anladım…”

Aynı kitapta (sf.27) Clerides aynen şunları vurguluyordu:

“Katılım sonrasında, Birleşmiş Milletler kararlarına dayalı bir çözüme ulaşma gayreti göstereceğimizden kuşku duyarak, tamamen bizi tatmin edecek bir çözüm peşinde koşarak bunu gerçekleştireceğimize inanan yabancı ülkelerin siyasi liderleri olduğu doğruydu…” Kıbrısrum tarafı olarak Ab ülkelerine muhakkak çözüm için çalışılacağı garantisi verildiğini anlatıyor Clerides. Ama bu taktiğin Papadopulos’la engellendiğini belirtiyor kitabında. Ama son zamanlarda AKP ve buradakilerin aynı yanlışlarını devam ettirmeleri ile bu sürecin gene uygulandığını da belirtmek gerekmekte.

Bu ifadelerden de anlaşılacağı gibi Kıbrısrum tarafı da aynen Kuzeydekiler gibi olaya mat etme şeklinde bakmakta ve adımlarını da Kıbrıstürk ve Türkiye’deki egemen kesimlerin atacağı yanlışlara göre ayarlaktaydı. Yani esas olan Kıbrıs’ta bir çözüm değil, kim kimi mat eder de ben galip çıkarım adımıydı ki bu zihniyetler hala daha bizi bir aydınlığa çıkaramamıştır. Sizlere bir başka belge daha sunmak istiyorum. Bu belgeden de anlaşılacağı gibi şu anda Kıbrıslıtürklerin başında demoklesin kılıcı gibi oynamakta olan Ankara paketinin nasıl 2003 öncelerine dayandığı ortaya çıkmakta ve buradaki amacın da nasıl şimdilerde fırsat bu fırsat dünyada ve Güney Kıbrıs’ta ekonomik kriz var şeklşinde sunularak nasıl halkın fakirleştirildiğini de göstermektedir.Bu belgenbin Şükrü Sina Güler’in de içerisinde olduğu hükümet tarafından hazırlandığını belirtiyor Güven.İsterseniz gene aynen yukarıdaki kitap gibi 2003’te basılan Erdal Güven’in kitabının (Helsinki’den Kopenghag’a Kıbrıs) içerisindeki bu belgeyi okuyalim (sf.36-37):

“KKTC ekonomisi yapısal sorunlar, yüksek enflasyon ve dışsal engeller (ambargo kastediliyor) nedeniyle 1990-2000 yılları arasında ancak yüzde 3 seviyesinde büyüyebilmiştir.

Kamu açığı GSMH’nin yüzde 10’unu aşıyor. Kronik bir yapı arz eden ve giderek artan açığın sürekli Türkiye’den gelen yardımlarla karşılandfığı düşünülürse kapatılabilmesi mümkün görülmemektedir.

Sosyal güvenlik sisteminin yarattığı ağır finansman yükü, aşırı kamu istihdamı, kamu harcamalarındaki etkinsizlik, genel denge gözetilmeden yapılan sosyal transferler gibi sürdürülemez hale gelmiş bütçe açıkları, verimsiz kamu işletmelerinin artan finansman ihtiyacı, etkin olmayan tarım sübvansiyonları, bankacılık sektöründe mevzuat, denetim ve gözetim etkinliğinden kaynaklanan kırılgan yapı, KKTC ekonomisinin başlıca temel sorunları olarak dikkati çeken konulardır”

Erdal Güven aslında doğru bir noktaya da parmak basmakta kitabında gene 37. Sayfada:

“Evet, hangi gerekçelere sığınılırsa sığınılsın, bu satırlar hadi 1974’ten beri demeyelim ama en azından KKTC’nin ilan edildiği 1983 yılından bu yana Türkiye ve KKTC hükümetlerinin uygulanagelen ekonomi politkalarının, Kuzey Kıbrıs’ı nasıl bir uçurumun eşiğine getirdiğinin itirafı değilse neydi?”

Evet, şimdi anladınız mı bu kemer sıkma politikalarının nerelere dayandığını? Ve şimdi anladınız mı kim isterse gelsin, bu kemer sıkma politikalarının başımıza geleceğini ve bir zamanların “Milliteçi Hükümetlerinin”(!) düşüncesizce herşeylerini teslim ettikleri politikalarıyla halkın şimdi ezilmekte olduğunu…Bir önceki hükümetin bile aynı tıuzağa düşerek, kuyudan çıkamadığını ve gene hükümete gelinirse aynı paketin onları beklediğini anladınız mı?

İrade kavgası verilmezse Kıbrıstürk halkının yokolma süreci devam edecektir. Aklı başında olanlar bu feryadı duyuyor mu?

- Advertisement -

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -

Latest article

Ülkemizdeki sol niye belirleyici olamıyor – Ulus Irkad

Aydınlanma Çağı Avrupa’ya geldiğinde Avrupa’da boğazlaşmalar, Orta Çağ’da dinin olumsuz etkileri devam etmekteydi. Ama Orta Çağ’la birlikte aniden Rönesans ve Reform Hareketleri Avrupa’nın kaderini...

ABD Türkiye yörüngesinden izler – Özkan Yıkıcı

Konuya dalmadan, özet bir anımsatma yapmak gerekir. Gözden kaçırmamamız gereken sistemsel önemde gelişmeler vardır. Kapitalist yapı genelde krizlerle boğuşuyor. Ekonomik finasman bunalımı, ekolojik kriz,...

Türkiye’de Cuma operasyonları üzerine – Özkan Yıkıcı

Gecenin sessizliğine büründüm. Etrafta gezen sivri sinekler beni epey rahatsız ediyor. Yazacağım makaleyi planlarken, birden peşpeşe gelen Türkiye gelişmeleri ile dünyadan gelen eleştirilerin Kıbrıs...