AKILDA FELÇ, GÖZDE KÖR OLMAK – Ali Sarıtepe

Must read

Ülkemizdeki sol niye belirleyici olamıyor – Ulus Irkad

Aydınlanma Çağı Avrupa’ya geldiğinde Avrupa’da boğazlaşmalar, Orta Çağ’da dinin olumsuz etkileri devam etmekteydi. Ama Orta Çağ’la birlikte aniden Rönesans ve Reform Hareketleri Avrupa’nın kaderini...

Azerbaycan Ermenistan gerilimi sarmalından – Özkan Yıkıcı

Kafkaslarda kış mevsimine doğru gidildikçe, havalar soğumaya başlarken, siyaset de ısınma tırmanıyor. Güney Kafkasyada Azerbeycan ve Ermenistan arasında savaş tırmanışı hızlanıyor. Probaganda aygıtları da...

ABD Türkiye yörüngesinden izler – Özkan Yıkıcı

Konuya dalmadan, özet bir anımsatma yapmak gerekir. Gözden kaçırmamamız gereken sistemsel önemde gelişmeler vardır. Kapitalist yapı genelde krizlerle boğuşuyor. Ekonomik finasman bunalımı, ekolojik kriz,...

Türkiye’de Cuma operasyonları üzerine – Özkan Yıkıcı

Gecenin sessizliğine büründüm. Etrafta gezen sivri sinekler beni epey rahatsız ediyor. Yazacağım makaleyi planlarken, birden peşpeşe gelen Türkiye gelişmeleri ile dünyadan gelen eleştirilerin Kıbrıs...

Türk basınının ekabir gazeteci ve yorumcularından Milliyet köşe yazarı Fikret Bila “Terör bir ulusal sorun niteliğindedir:” veciz lafıyla, Türk basınının egemen anlayışını ifade etmiş durumdadır. Türkiye halklarının sorunlarını anlamaktan çok uzaklarda olan bu anlayış; Türkiye halklarını Türk halkı tekçi anlayışından ele alarak sorunları çözümlememenin sonucu olan şiddet/terör olgusunu Ulasal sorun olarak algılamaya götürmektedir.

Devletlerin kendilerindeki haklar/uluslar sorunu esasında bir demokrasi sorunu olması olarak algılanması gerekirken, sorunu şiddetle özdeş halde tutmak, ulusların demokratik haklarının olmadığı ve bu anlamıyla da ezen ulus-ezilen ulus bağlamında da ezen ulusa mutlak haklar tanımak sonucuna ulaşılmasını da beraberinde getirmektedir.

Egemen tutulan, egemen ettirilen ulusun bu pozisyonundaki toplumsal ana karakteri ırkçılık olarak sonuç hanesinde durmak olur.

Terörün ulusal sorun olarak algılanması halinde; çatışkı(!) halindeki ulusların birbirlerini yok etmeye götürmeleri gerekir sonucuna götürür. Çünkü; terör, devlet örgütlenmesi olgusundan ayrıştırılarak toplum/ulus alanına yaygınlaştırılmasını beraberinde getirir ki; bunun anlamı da, halkların şiddet temeli üzerinden ilişkilerinin inşa ettirilmesidir. Yani, halkları, birbirlerine karşı tüketilmesi gereken düşman olarak konumlandırılması demektir.

Terörün ulusal sorun olarak adlandırıldığı, algılandırıldığı andan itibaren, bunun karşılığının halkta ırkçı anlayışı egemen halde tutulması gerekliliğidir. Bunun ortaya çıkaracağı sonuç da; halkların birbirine düşman olmasıdır.

Ulus devlette terör ile ulusal terör aynı anlatı ve içeriğe sahip olmayan kavramlardır. Ama; ulus devletteki terör, yapısı gereği ulusal/ulus terörünü toplum içinde zemin bulmasının kaynağıdır. Bu noktada da hakim ulus, hakim olmayan ulusa karşı dışlayıcıdır, yok edicidir.

Terör, hiçbir yerde ulusal/halksal bir sorun değildir. Halkların/ulusların bir başka halkla/ulusla çıkar ilişkileri terörle anlatılamaz. Devletler arası çıkar ilişkilerinden kaynaklanan terör, savaş ilişkisi; o devletin tebayatında olan halka şoven, ırkçı politika olarak yansıması, yansıtılması farlı şeylerdir.

Bila; her ne kadar ulusal/halklar sorununa, sorundan kendini soyutlayarak baktığı anlatısı yapıyor gibi yapsa da, her zaman egemen ulus, egemen devlet bağlamında konuya bakmakta sakınca görmemiştir.

Demokrasi-hukuk-devlet gibi kavramları toplayarak demokratik hukuk devleti anlatısını yapsa da, Türkiye topraklarında gövdesini bir bütün olarak ezen ulus noktasında tutarken, zaman zaman elini dışarıya uzatarak dokunma karakterli algılamalar yaparak sorunu anlayabileceğini, anlatabileceğini zannetmektedir.

Aklını felç ederek, aklını kör tutarak eliyle yaptığı anlamalar, ona Türkiye halklarını anlama sunmamaktadır. “Terör bir ulusal sorun niteliğindedir” saptamasına götürebilmektedir.

Bu da; terör-devlet-hakim sınıf ilişkilerini saklamayı beraberinde getirmektedir.

- Advertisement -

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -

Latest article

Ülkemizdeki sol niye belirleyici olamıyor – Ulus Irkad

Aydınlanma Çağı Avrupa’ya geldiğinde Avrupa’da boğazlaşmalar, Orta Çağ’da dinin olumsuz etkileri devam etmekteydi. Ama Orta Çağ’la birlikte aniden Rönesans ve Reform Hareketleri Avrupa’nın kaderini...

Azerbaycan Ermenistan gerilimi sarmalından – Özkan Yıkıcı

Kafkaslarda kış mevsimine doğru gidildikçe, havalar soğumaya başlarken, siyaset de ısınma tırmanıyor. Güney Kafkasyada Azerbeycan ve Ermenistan arasında savaş tırmanışı hızlanıyor. Probaganda aygıtları da...

ABD Türkiye yörüngesinden izler – Özkan Yıkıcı

Konuya dalmadan, özet bir anımsatma yapmak gerekir. Gözden kaçırmamamız gereken sistemsel önemde gelişmeler vardır. Kapitalist yapı genelde krizlerle boğuşuyor. Ekonomik finasman bunalımı, ekolojik kriz,...

Türkiye’de Cuma operasyonları üzerine – Özkan Yıkıcı

Gecenin sessizliğine büründüm. Etrafta gezen sivri sinekler beni epey rahatsız ediyor. Yazacağım makaleyi planlarken, birden peşpeşe gelen Türkiye gelişmeleri ile dünyadan gelen eleştirilerin Kıbrıs...