EL – SEN: “Özel sektörün elektrik üretim miktarının artırılmasına seyirci kalmayacağız”

0
151

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası (EL – SEN), özel sektörün elektrik üretim miktarının artırılmasına seyirci kalmayacaklarını bildirdi. Başkan Tuluy Kalyoncu, EL – SEN Yönetim Kurulu adına yaptığı yazılı açıklamada, KIB – TEK’in, özel AKSA AŞ. isimli şirketten garantili alım sistemi altında var olan elektrik alım sözleşmesindeki alım miktarını artırmaya zorlanmakta olduğunu belirtti. Kalyoncu’nun açıklaması şöyle:

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası (EL-SEN) olarak Türkiye Hükümeti’nin dayatmaları ile yaşama geçirilmeye çalışılan sözde ekonomik paketin halkımıza dayattığı yıkımları yaşamaya devam ediyoruz. Kıbrıs Türk Halkının elindeki ciddi reel varlıklar bir bir yok edildi. Doğal kaynakları yok pahasına veya bedavaya dağıtıldı. Çevreyi koruma değil yok etme anlayışı ile ülkemiz darmadağın edildi.
Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK) yok edilmek istenen varlıklarımızın başında gelmektedir. Ekonomik reform paketi adı altında KIB-TEK’in parçalanarak özelleştirilmesi, özelleştirilemezse yok edilmesi için hükümet bilerek ve isteyerek adımlar atmayı sürdürüyor.
Neoliberalizm olarak tanımlanan ve çalışanların haklarını yok etme, toplumsal muhalefeti sindirme veya yok etme, sosyal devlet olgusunu vahşi sömürü düzenine geri götürme ve devlet kurumlarını özelleştirme uygulamalarına karşı direneceğimizi ve meşru her yolla mücadele edeceğimizi defalarca açıkladık. Üretimden gelen gücümüzü yani grev hakkımızı kullanmaktan ısrarla kaçındık. Yapılan tahrik ve provokatif girişimleri defalarca boşa çıkarttık. Kamuoyumuzu, Cumhurbaşkanını, Başbakanı, Ekonomi ve Enerji Bakanını, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanını, Sayıştay Başkanını, Hukuk Dairesi yani Başsavcıyı, siyasi partilerimizi ve tüm milletvekillerimizi kapsamlı olarak hazırladığımız raporla bilgilendirdik. Bizimle görüşmek isteyen herkesle görüşerek detaylı bilgiler verdik.
Bugünkü durum hangi aşamadadır? EL-SEN ne yapacaktır?
KIB-TEK, özel AKSA AŞ isimli şirketten garantili alım sistemi altında var olan elektrik alım sözleşmesindeki alım miktarını artırmaya zorlanmaktadır. Üye olmayı hedeflediğimiz söylenen Avrupa Birliği’nde garantili alıma dayalı sözleşmeler, haksız imtiyaz sağlaması ve rekabeti önleyen özelliği nedeniyle Polonya ve Macaristan’da iptal ettirilmiş ve devlet tazminat ödemek zorunda kalmıştır. Ülkemizde de 2003 yılından beridir uygulanan ve şimdi de miktarı artırılmak istenen alım garantili elektrik üretim anlaşması nedeniyle söz konusu yabancı şirkete haksız imtiyaz sağlanmış ve bu nedenle KIB-TEK kendisine ait üretim santrallerinde üretimini düşürmek zorunda bırakılarak üretim maliyetlerinin kWh başına 7–8 krş. artmasına neden olunmuştur. Öte yandan birçok kez açıkladığımız gibi 2007 yılından itibaren KIB-TEK’e ait olacak şekilde Teknecikte faaliyete geçen dizel santrallerdeki elektrik üretim maliyetleri, AKSA AŞ. isimli özel şirketten alınan elektrikten kWh başına 5–7 krş. daha ucuz olmasına rağmen söz konusu santrallerimiz mevcut alım garantisinden dolayı çoğu zaman yedek konumda tutulmaktadır. Halkımızın daha pahalı elektrik tüketmesine neden olan bu uygulamanın sonlandırılabilmesi için gerekli tedbirler alınacağı yerde, söz konusu şirketle ek anlaşma yapılmaya çalışılması kabul edilebilir değildir. Öte yandan KIB-TEK’e hitaben yazdığı yazılar ile garantili alım miktarının artırılmasını talep eden AKSA AŞ.’i, faaliyete geçtiği 2003 yılından beridir sürekli zarar açıklamakta ve devlete tek kuruş kurumlar vergisi ödememiştir. 2011 yılında da yine 17 milyon TL zarar açıklamıştır. Şu ana kadar açıklanmış zararı yaklaşık 117 milyon TL olan bir şirketin hala daha üretimini artırmak için talepte bulunması Gelir ve Vergi Dairesi’nin de araştırması gereken bir konudur inancındayız. Maliye Bakanı Sn. Ersin Tatar’ın, KIB-TEK’in KDV borcuna gösterdiği hassasiyeti, söz konusu şirketin vergi yükümlülüğünü yerine getirmesinin sağlanmasına da göstereceğini umut etmek istiyoruz. Diğer yandan KIB-TEK, alınan elektriğin parasını AKSA’ya zamanında ödemekte, oysa bu elektriği tüketen kamusal alan KIB-TEK’e olan borcunu ödememekte, özel sektörün ödemesine dönük girişimler de siyasi müdahalelerle hükümet yetkililerince engellenmektedir. Yapılmak istenen AKSA’dan satın alınan elektrik miktarını artırmak böylece KIB-TEK’in zaten oldukça düşük kapasite ile yaptığı üretimini daha da aşağılara çekmek ve KIB-TEK’i bilerek ve isteyerek batırmaktır.
6 Ekim 2011 tarihinde Başbakanlık, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve KIB-TEK Yönetim Kurulu’na ayrı ayrı yazdığımız yazı ile “İlgi yazımızda belirtilen gerekçeler yanı sıra bahse konu kararın iptal edilmemesi ve/veya yaşama geçirilmesi için pratik veya idari bir adım atılması halinde genel ve/veya süresiz grev hakkımızı başkaca bir ihbar vermeden kullanacağımızı” bildirmiş KIB-TEK Yönetim Kurulu’nun 3 Ekim 2011 tarihinde aldığı karar; “KIB-TEK’in özelleştirilmesinden de öteye yok edilmesi sonuçlarını doğuracaktır.” Diyerek AKSA ile var olan sözleşmenin genişletilmesine razı olmayacağımızı belirtmiştik.
28 Kasım 2011 tarihinde elektrik konusunda hazırladığımız kapsamlı raporu ekleri ve çözüm önerilerimiz ile birlikte Cumhurbaşkanlığı, Meclis Başkanlığı, başbakanlık ve bakanlar, KIB-TEK Yönetim Kurlu Üyelerine, mecliste temsil edilen tüm siyasal partilere mensup milletvekillerine, Sayıştay Başkanlığı’na, Hukuk Dairesi’ne, Maliye Teftiş ve İnceleme Kurulu Başkanlığı’na ve Başbakanlık AB Koordinatörlüğü’ne gönderilmiştir.
Ne acıdır ki bizim bilimsel çalışma, raporlama ve görüş ve önerilerimizi paylaşmamıza hükümetin yanıtı; KIB-TEK’ i yok etmeyi de hedefleyen “Enerji Yeniden Yapılandırma Komitesi” ni 30 Kasım 2011 tarihli Bakanlar Kurulu’nda almış olduğu bir kararla oluşturmak olmuştur. Söz konusu karara göre; enerji sektörü bir piyasa olarak düzenlenecek ve bu piyasayı denetlemek üzere regülasyon sistemi kurulacak ve KIB-TEK bu amaca uygun olarak yeniden yapılandırılacaktır. Söz konusu komite açıkça, özelleştirme öncesindeki görevleri yürütmekle görevlendirilmiştir. AB normlarına, Anayasamıza ve etik değerlerimize aykırı olan, halkımızın daha pahalı elektrik tüketmek zorunda bırakılmasına, sınırlı da olsa mevcut siyasal egemenliğimizin tamamen ortadan kaldırılmasına ve bizlerin işsizliğe ve açlığa terk edilmemiz demek olan özelleştirme girişimlerine karşı tepkisiz kalmayacağımızı daha önce birçok kez açıkladık. Gerek genel gerekse AKSA ile ek sözleşme yaparak kısmi özelleştirme gayretlerini sürdürmeleri karşısında sessiz kalmayacağımıza yeniden dikkatleri çekmek isteriz.
Talebimiz açık ve nettir. AKSA ile garantili alım sözleşmesini uzatmak ve miktarını artırmaya dönük KIB-TEK Yönetim Kurulu kararı iptal edilecek, kamusal alan borçları ödenebilecek şekilde taraflarca taksitlendirilecek ve özel kişi ve kuruluşlardan kurum alacaklarının tahsiline müdahale etmeye son verilecektir. Bunun yanı sıra, KIB-TEK’in toplumun hak ettiği hizmeti daha ucuz ve kaliteli verebilmesini teminen ÖZERKLEŞTİRİLMESİ çalışmaları derhal başlatılmalıdır.
Devletin her kademesi, her kurumu ve üst düzey her yetkilisini ısrarla uyardık. Bilimsel araştırmalarla hazırlanan raporlarla bilgilendirdik. Her şeyi basın mensupları ve halkımızın gözleri önünde yaptık. Kendilerini bir kez de aleni olarak uyarıyoruz. Biz grev yapmak istemiyoruz. Ancak bize başka çare bırakılmazsa grev dâhil meşru her yolu kullanacak ve toplumsal varlığımıza sahip çıkacağız.

 

Yorumunuzu ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.