“Kürt sorunumuz yoktur” – Erdoğan politikaları nüfus coğrafyasını bölüyor – Ali Sarıtepe

Must read

Ülkemizdeki sol niye belirleyici olamıyor – Ulus Irkad

Aydınlanma Çağı Avrupa’ya geldiğinde Avrupa’da boğazlaşmalar, Orta Çağ’da dinin olumsuz etkileri devam etmekteydi. Ama Orta Çağ’la birlikte aniden Rönesans ve Reform Hareketleri Avrupa’nın kaderini...

Azerbaycan Ermenistan gerilimi sarmalından – Özkan Yıkıcı

Kafkaslarda kış mevsimine doğru gidildikçe, havalar soğumaya başlarken, siyaset de ısınma tırmanıyor. Güney Kafkasyada Azerbeycan ve Ermenistan arasında savaş tırmanışı hızlanıyor. Probaganda aygıtları da...

ABD Türkiye yörüngesinden izler – Özkan Yıkıcı

Konuya dalmadan, özet bir anımsatma yapmak gerekir. Gözden kaçırmamamız gereken sistemsel önemde gelişmeler vardır. Kapitalist yapı genelde krizlerle boğuşuyor. Ekonomik finasman bunalımı, ekolojik kriz,...

Türkiye’de Cuma operasyonları üzerine – Özkan Yıkıcı

Gecenin sessizliğine büründüm. Etrafta gezen sivri sinekler beni epey rahatsız ediyor. Yazacağım makaleyi planlarken, birden peşpeşe gelen Türkiye gelişmeleri ile dünyadan gelen eleştirilerin Kıbrıs...

Yukarıdaki alıntı AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın seçim sathı mahallinde kullanmış olduğu cümledir. Ve tabii ki bu cümlenin devamı da vardır.

“Kürt kardeşlerimizin sorunları vardır.”

Ne kadar saklanmaya çalışılırsa çalışılsın esas niyetler her zaman saklanamaz. O, kimi anlarda kullanan ağzın farkına varmadan niyetin, amacın ifşaatı olarak ortaya dökülür.

Olan da budur.

Kürt özgürleşme hareketinin geldiği boyutun yüksekliği ve direnci, bu sorunu güncelleştirmiştir. Tarihe gömülmek istenen, imha edilmek istenen Kürt sorunu gerçeğin meşrulaşmasını yaşayarak; nereden bakılırsa bakılsın ortak telafuzun paydası olmuştur. Bu vesileyle; insanlar ve makamlar bu sorunu kendilerinden azade etme imkanlarından mahrum olmalarından sonra, ortak paydada ki Kürt sorunu günlük dilin konuşmaları arasına girdi.

Zor fiiliyle bir türlü bastırılamayan Kürt sorunu demagojik yöntemler ve çeşitli arka dolanmalarla güçsüzleştirilerek eritilmeye çalışıldı. Açık ve kapalı alanlarda yapılan görüşmelerle, bir taraftan sorunu çözmeye çalışıyoruz sanısı yaratılırken bir taraftan da zor en güçlü haliyle egemen kılınmaya çalışıldı. Toplumdan tecrit etme çalışmalarına Kürt özgürleşme hareketi, kendini sivil siyaset alanına yoğunlaştırmasıyla; eş noktada duran hükümet ve devlet politikalarının açığa düşmesine vesile oldu. Yürütülen politikaların gizlenen amacı belli olmuştu. Oyalamak, söndürmek, yok etmek.

Genel olarak Kürt nüfusun kendilerine alternatif ve kapsayıcı yapılanmalar yaratmasıyla örgütlülüklerini daha üst noktaya taşımalarıyla, tezgahlanan oyunlar tezgahçılarına hiçbir getiri sağlamadı.

Sivil itaatsizlik örgütlenmeleri ve eylemleri Kürt sorununun gerçekliğine bu vesileyle en geniş meşruluğu sağlamış oldu.

Kendi kontrollerine alınamayan Kürt sorunu karşısında yasalar fütursuzca ihlal edilmekte, yok sayılmaktadır. Olmayan müeyyideler yaratılarak sorun zaptı rap altına alınmaya çalışılmaktadır.

Gelinen noktada hiçbir tarafın görmezlikten gelemeyeceği gerçek, sorunun barışçıl çözüm mecburiyetliğidir. Türkiye halkının ortak irade yaratması gerçekliğidir.

Tamda bu noktada Tayyip Erdoğan Kürt sorunu yoktur demekle; şiddeti tekrar en açık hale getirdiğini ilan etmekte ve nüfus coğrafyalarına ayrılma tohumları ekmektedir. Hükümet ve devlet politikasında fiilen ortaya çıkan bölünme politikasıdır.

Seçim startını “Kürt sorunu yoktur” la açan AKP hükümetine karşı, Kürt özgürleşme anlayışlarının en geniş ortaklaşması ve buna Türkiye sosyalist anlayışlarının da ortaklaşmada paydaşlaşmaları ile ortaya çıkan Emek ve Özgürlük ittifakı ile cevap verilmiş oldu.

Oluşan bu platform; Türkiye sorunlarını ortaklaştırma hedefleri ile Türkiye halkını birbirine karşı durma noktasından uzaklaştırmaya çalışarak, egemenlere rağmen halkların kardeşliği ve özgürlüğü ve eşitliğini haykırmaktadır.

Onlar bu tavırlarıyla; halklara açlık, yoksulluk, ölüm ve gözyaşı getirmeye azimli olanlara, onlardan daha fazla dirençli durarak karşı çıkmaktadırlar.

Ortadoğu ve kuzey Afrika başta olmak üzere, bu coğrafya halklarının kendi tiranlarına karşı baş kaldırmaları, isyan etmeleri; bu ülkelerdeki yönetme süreleri uzunluğu ve zalimliğine, iletişim teknolojisinin getirilerine göndermelerle anlatılmaya çalışılırken; unutmamak gerekir ki yok edilemeyen bölgesel dirençlerinde bu toplumlar üzerinde yarattığı moral katkılar vardır. Bugün bu halkların aldıkları moral katkılarla beraber kendilerini tarife soyunmaları geri dönüşüm yaparak sorun noktalarına moral katkılar yaratmış durumdadır.

Sorunun barışçıl çözümünün imkanlarının ve  moral değerlerinin yüksek olduğu bir ortamda “sorun yoktur” la sonuca ulaşmaya çalışmak; Türkiye’yi batırmanın yol taşlarını döşemekten başka bir anlama gelmemektedir.

Bu Türkiye halkının talebi değildir, hiçbir zaman da olmayacaktır.

 

- Advertisement -

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -

Latest article

Ülkemizdeki sol niye belirleyici olamıyor – Ulus Irkad

Aydınlanma Çağı Avrupa’ya geldiğinde Avrupa’da boğazlaşmalar, Orta Çağ’da dinin olumsuz etkileri devam etmekteydi. Ama Orta Çağ’la birlikte aniden Rönesans ve Reform Hareketleri Avrupa’nın kaderini...

Azerbaycan Ermenistan gerilimi sarmalından – Özkan Yıkıcı

Kafkaslarda kış mevsimine doğru gidildikçe, havalar soğumaya başlarken, siyaset de ısınma tırmanıyor. Güney Kafkasyada Azerbeycan ve Ermenistan arasında savaş tırmanışı hızlanıyor. Probaganda aygıtları da...

ABD Türkiye yörüngesinden izler – Özkan Yıkıcı

Konuya dalmadan, özet bir anımsatma yapmak gerekir. Gözden kaçırmamamız gereken sistemsel önemde gelişmeler vardır. Kapitalist yapı genelde krizlerle boğuşuyor. Ekonomik finasman bunalımı, ekolojik kriz,...

Türkiye’de Cuma operasyonları üzerine – Özkan Yıkıcı

Gecenin sessizliğine büründüm. Etrafta gezen sivri sinekler beni epey rahatsız ediyor. Yazacağım makaleyi planlarken, birden peşpeşe gelen Türkiye gelişmeleri ile dünyadan gelen eleştirilerin Kıbrıs...