YKP: EROĞLU’NUN GERÇEK YÜZÜ

121

YKP, Derviş Eroğlu’nun son açıklamalarını değerlendirdi. Konu ile ilgili açıklama şöyle:

Derviş Eroğlu, Ankara ile şekil verdiği görüşme süreci politikasında en nihayet baklayı ağzından net olarak çıkarmaya, kafalarının arkasındakileri açıklamaya başladı ve niyetleri daha net gözükür oldu.

Seçildiğinden beri görüşüyormuş gibi yapıp sürekli olarak görüşme zeminini sabote eden Eroğlu’nun yeni yılla beraber yaptığı açıklamalar kafa karışıklıklarını giderecek niteliktedir.

74 sonrası görüşmeler başladığından beri oluşturulan ana denge Kıbrıslı Türklerin yeni cumhuriyetteki yönetim hakları ile Kıbrıslı Rumların geri dönüş hakkı üzerineydi.

De Cullar, Ghali ve en son Annan Planı’nda çeşitli şekillerde Kıbrıs’ın kuzeyine kalacak idari sınırların, adanın yüzde 29+ oranına tekabül edeceği defalarca yazıldı ve taraflar bu konuda uzlaştıklarını açıkladılar. Annan Planında bu konuda ayrıntılı haritalar da hazırlandı. Ghali döneminde de ama özellik Annan döneminde toprak düzenlemesinin yalnız idari bir düzenleme olmadığı, takriben 160 bin olan yer değiştiren Kıbrıslı Rumların en azından yüz bininin geri dönüşüne olanak sağlanması gerektiği ve hazırlanan haritaların bu çerçevede olduğu açıklanmıştı.

Denktaş ile cisimleşen görüş global mal takası idi… Eroğlu 2003-2004’te Annan Planına hayır kampanyası yaparken en çok bu 100 bin kişinin dönüş hakkı üzerinde durmuş, hayır kampanyasını bu temelde sürdürmüştü.

Eroğlu, Kıbrıslı Türk liderliğine atandığı ilan edildikten sonra sanki değişmiş gibi yapmaya başlamış, susarak kafaları bulandırmıştı. Ancak geçen hafta bir TV kanalına röportaj verdi, bunun özeti gazetelerde de çıktı. Eroğlu bu röportajda aslında değişmediğini açıkça ortaya koydu. 100 bin kişinin dönmesi talebini gerçek tıkanıklık olarak söyleyen Eroğlu’nun bu tavrı, çözüm istemediğini, statükoyu savunmaya devam ettiğini, tıkadığı görüşmelerin sonucunda ise tanınma isteme yüzsüzlüğü gösterdiğini açıkça ortaya seriyor.

Eroğlu hem görüşmeleri tıkayarak Kıbrıs sorunun çözülmesine engel olmakta, hem statükoyu makyajlayarak, ayrılıkçı devletin tanınması için ileri adım atmaya çalışmaktadır.Tüm bu politikaların TC ile birlikte yapılmadığını gösterecek hiçbir kanıt yoktur!

Kıbrıslı Rumlar ise zaman için, zaman sıkıştırması olmadan, uluslararası zemindeki gelişmelerle sorunu çözme niyetindedir.

Kıbrıslı Türkler yok oluş ile karşı karşıyadır. Daha fazla beklemeye, zaman kaybetmeye tahammülleri kalmamıştır.

YKP, her türlü oyalamaya karşı Kıbrıslıları, geleceklerine sahip çıkmak için harekete geçmeye çağırır.

YKP, bir kez daha taraflara paket antlaşmadan vazgeçme ve bir çerçeve antlaşması için çalışma yapma çağrısı yapar. YKP, yapılacak böylesi bir paket antlaşmanın bir yol haritası ve güven artırıcı önlemlerle desteklenerek, Kuzey İrlanda’da olduğu gibi, şimdilik, dar yetkili iki toplumlu yürütme organları ile kalan konulara tüm kesimlerin katılımı ile çözüm aranması önerisini yineler.

YKP, Kıbrıs’ın her iki yanındaki tüm siyasi partileri ve örgütleri böylesi bir çözüm modelinde hemen çalışmaya davet eder!