Sesiz sedasız şeklinde Venezuela seçimleri – Özkan Yıkıcı

yazarın tüm yazıları -->

Bazı ülkeler vardır ki durmadan gündemde tutulurlar. Bolca eleştirilerle de algılar oluşturulmaya çalışılınır. Buna uygun da operasyon koşulları aranır. Emperyalist yapının tutumsal özüdür. Üstelik ayni konuya ülkeden ülkeye de farklı bakma çıkarsaması da olur. Sistemi bilmeyen veya yorumda gözetmeyen bu farkı da yakalamaz. Konuşturulup hedefe konulan ülkede ise bazı gelişmeler de olurken, bunun habe bu alışılmış klasik Amerikan tutumudur. Oysa, Venezueladan çok daha kötü koşullarda yapılan seçimleri demokrasinin kendisi diye alkışladıkları da bizat, Kıbrıs Türkiye coğrafyalarından biliyoruz. Son K. Kıbrısdaki direk dış müdahalelli saray seçimini de böylesi görüşle kabulendiler. Türkiyedeki anayasa referandumunda mühürsüz ikibuçuk milyon oya karşılık da demokratik oylama diye karşılandı. Fakat, Venezuelada seçimi tanımayıp,muhalefet lider arayışında yeni lider peşinde oluyorlar!

Tekraar edecem:Venezuelanın çok kötü olduğunu, açlık ve göçlerini durmadan haber yapan batı Emperyal medya, nedense Venezuelanın hem de önemli denecek parlemento seçimleri konussunda ayni duyarlılığı göstermedi. Çünkü, Venezuela devletinin yeniden ele geçirme stratejisi vardı. Sorun şu: Çavest yönetime gelirken, petrol gelirinin bir kısmını halka sosyal yardım ve destek olarak vermeye başladı. Bunun anlamı, uluslararası enerji tekelerinin ceplerine bir miktar kar girmeyecek demekti. Sorunun özü da bu. Çaves dağıtılnn yardımları ve yoksulukla mücadelesini “popilizim ve rekabete ykırı” diye eleştirdiler. Ona karşı tavır kondu. Venezueladaki yeni rejime karşı çıkanlar, devletin bu yardımlarını kesecekelrini de belirtmekten çekinmiyorlardı. Bu destekler ise Venezuela yönetimlere halk nazaarında destekler getirdi. Darbeler için önleme adına da sokağa çıkmaları bundan…

Son seçimlerdeki desteğin bir nedeni de pandemi döneminde tüm zayıflıklara rağmen, Maduronun halka yardım edip destek dağıtmasının da katgısı çoktur. Bir anlamda; Venezuela yabancı sermayeye dokunmmamasına rağmen, sırf bazı karları halka  dağıtması için ona karşı geliyorlar. Hani derler ya Sosyal destek, işte sermayenin halka karşı olmanın aynasıdır Venezuela.

Venezuelada parlemento seçimi yapıldı. Maduro tüm sorunlara karşın, parlementoda da çoğunluğu sağlayarak,en azından devlet  açısından denetimi eline geçirdi. Muhalefet sağ kesim ise yeni bir kayıp daha yaşadı. Aday olamamanın da sıkıntılarını yaşayarak geriledi. Zaten, Amerikan atanmış başkan da ülkeyi terketi. Üstelik birçok suçla birlikte zedelenerek kaçtı. Ama, Venezuelada sorunlar bitmedi. Anbargolar sürüyor. Birçok kaynağına bankalarda el konuldu. Amerikan siyaseti hala Maduroyu devirme veya öldürmekten vazgeçmedi. Latin Amerika halkası hep böylesi krizlerle yolunu bulmaya uğraşıyor. Zengin petroluna rağmen kamusallaştırmadığı için, gereken alt yapıyı kuramaması sonucu, hala dış sermaye etkisi oldukça fazladır. Derler ya “kapitalist yapı içinde sosyal politika” işte bunun da iflasıdır Venezuela.

Kısaca, Venezuelanın kötü durumları için bol bol haber duyduk ve duyacağız. Fakat, bir parlemento seçimleri hakında dahi doğrudürüst haber duymadık. Bunun net sonucu: emperyalist propagandaya dikat. Halkın desteği ise darbeleri durdurmadaki önemi de görüldü. Bir deneyimdir Venezuela. Yeri geldikçe de yazılıp dersleriyle de anlaşılmalıdır. Maduro tüm yanlışlarına rağmen hala ayakta. Elbet halk desteğinin önemi de ortada. Bakalım, Venezuela nereye kadar gidecek.ri de pek yapılmayarak, bilgi eksikliği ile kulanım fırsatı da gözetilir. Venezuela bu ülkelerden birisidir. İkibin başından beri hep olaylar ve propagandayla gündemde oldu. Darbe deneyinmleri yapıldı. Başarısız olundu. Özellikle son dönemde Maduro döneminde bazı yanlışların da getirdiği fırsat kulanılarak, epey yüklenildi. Başka kişiler tanınarak alternatiflik oluşturuldu. Herkese Venezuelanın ne kötü ülke olduğunu algılarla kafalarına kazıldı. Yıkıldı ha yıkılıyor beklentisi oluşturuldu. Fakat, beklenen sonuç da olmadı. Tabi ki Maduronun bazı yanıltıcı ve yanlış tutumları da Venezuelaya destek veren kesimde de kuşkular yaratılmadı deyildi:

Böylesi dünyalaşan Venezuela gerçeği vardı. Çaves dönemi oldukça merakla izlendi. Maduro dönemi daha karışık oldu. Sık sık medya ekseninden alınan haberler de Maduronun ha gidiyor gidecekmiş gibi de algıya oynandı. Özelikle Türkiyede Erdoğanla olan ilişkisi de kafaları darmadağın yaptı. Derken, geçenlerde Venezuelada parlemento seçimi yapıldı. Seçimin önemi şu: Muhalefet, sosyalistlerin bir kısmının boykotuyla sağ kesim parlementoda çoğunluk oluşturmuştu. İkili karekterislik oluştu. Maduro hep parlementoyla tersti. Ayrıca, direk Amerikan desteği ile parlemento başkanı kabullenen yasal temsilci ilan edildi. Darbe denedi; olmadı.

Söz konusu olan parlemento seçimine gidildi. Maduro taraftarları bu seçimi kazanırsa, devletin tüm aygıtlarında etkin olacaktı. Bu defa dış desteğe rağmen başarılı olamayan sağ muhalefet seçime girmedi. Boykot çağırısı yaptı. Bunun anlamı, Maduro taraftarlaranın kesin kazanması demekti. Nitekim seçim sonucu, Maduronun destekleyen Sosyalist hareket bloku, oyların Y.66 alarak çoğunluğu sağladılar. Seçime sağ partilerden de katılan oldu. Pandemi ve ilginin fazla olmaması ise katılımı düşük gerçekleştirdi.

Esas tepki seçime girmeyen ve onları destekleyen kesimden geldi. Seçimde ihlaller olduğu için, tanımayacaklarmış!

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img

Diğer yazıları

6,001BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,116TakipçilerTakip Et
47AbonelerAbone

YKP basın açıklamaları