Ekonomide, kullanılan rakamlar ve klişeleştirme kuramları oyunları – Özkan Yıkıcı

yazarın tüm yazıları -->

Ekonomide, öngörü yapmak önemlidir. Kullandığınız kaynaklarla gelecek tahmini yapmak, önemli birikime ve kulanım düşünceniz önemlidir. Ekonomide kullanılan istatistik veriler de belirleyici sonuca oldukça katgı yapıyor. Bu nedenle, verilen rakamların doğruluğu can yakıcı deyerleri teşkil eder. Ekonomide, kuramların önemi içerikleriyle birlikte ancak sizi doğrulara getirir. Kuramın lafını ve öteki durumu doldurarak yapmak, yanılmayı hep birlikte taşır. Ekonomi, önemli bilim dalı kadar, insanın yaşamındaki yeri ve siyaseti belirleme alt yapı gerçeği, birçok alanda kendini olmazsa olmaza taşımaktadır. Herkes, bilen bilmesin, ekonomiden konuşur. Bazen dar bazen geniş ufkuyla tartışıp kendine yararlı olanı arar. En tehlikelisi ise her kuramda ve bilim dalında olduğu gibi, ekonomide de yanlış kulanım veya içi boşaltılarak halkla buluşmaya taşındığı için insanlarda hem güvensizlik hem de umursamazlıkla hayal kırıklıklarını da üretmesini oluşturmasıdır. Onun için, ekonomi derken, hele adına bilimci diye geçinen kesim, ta baştan bir yere göre iktisat yapmaya başlayınca, gerçekelrden kopunca, eldeki etiket dışında inandırıcılığı da yok olur.

*****

Sık sık her yaşam alanında olduğu gibi, ekonomide de şu kavramları,sıkışıldığı anda duarız: Yapısal deyişim gerekir, yeni reforumlar yapılması şart, isdikrarı korumak önemlidir cümlelerini sık sık duymaktayız. Çoğunun anlamını bilmeden de aynen tekrarlama düşüne sarılırız. Sorunların bu kelimlerle çözüleceğine inanırız. Bu inanç da kaybolunca buhran veya ilgisizliğe teslim olunur. Oysa, bu kavramların içeriğini de duyarak ancak öngörülerle birlikte beklentinin oluşması gerekir. Tabi koşul önemlidir: genelde yapısal deyişim veya reforum sıkışılan süreçte vurgulanır. Bir anlamda algı operasyonu da olarak kulanılır. Klişelerek devamlaşan kuram artık sorunların çözümsüzlüğünde anlamını da kaybeder. İçi boştur.

Şu noktada kolayca aldatılırız: örneğin son dönemi ele alalım. Neoliberal süreç aşmazının krizleriyle boğuşuyoruz. Bunun sistemsel sorun olduğunu söyletmezler. Basitmiş gibi yapısal bazı deyişimler veya kendini kurtarma kurnazlığında reforum denilir. Sonuçta, içeriğine bakılmadığı için, hemen sarılınır. Halbuki yapısal veya reforum kelimeleri sadece sıkışan egemenn  bloktaki bir kesim içi çare olarak düşünülür. Örneğin, son Türkiyede yapısal deyişim denilince dış sermayenin sıcak para olarak gelmesini sağlayacak hamleler olarak düşünülmektedir. Bir anlamda, yapısal veya reforum, aslında tıkanan sistemin devam etmesi için düşünmeye çallışılan çarelerdir. Genel sistem deyişim diye bir şey yok. Bu ancak sistemsel deyişimle mümkün olduğu belleklerden sildirtildi.

Bir başka oynatma kuramı da istatistiklerle oolmaktadır. Bunu son örneklerle ele alalım. Genelikle ekonomik analiz yapılırken, genel veri olarak istatistiklere baş vurulur. Bunun etkisi de düşünülerek rakamlarla veya konulan deyerlerle oynayarak, bilimsel deyil de siyasal algı yaratılmaktadır.

Son eflasyon rakamlarına bakın: kaç kişi ister Türkiye ister K. Kıbrısta ilan edilen aylık son istatislik verilerine inanıyor? Hele de şu fark direk yaşanıyorsa: gıda alışverişlerdeki oldukça yükselen fiyata karşın, resmi rakam bunun oldukça aaşağda veriyorsa, kaç kişi inanır. Dahası, şu hiç düşünülmüyor: evet, doğrudur rakamlarla oynanıp eflasyon düşük gösterilme yalanı gerçekleştiriliyor. Burada kalınmıyor, örneğin artırılacak ücret de buna bağlıdır. Yanlış eflasyon birçok öteki ekonomik uygulamayı da ayni derecede yanlış kulanıma getirecektir.

Ayni durum örneğin işsizlikte de geçerli. Son Türkiye açıklamalarında daha da yanlışa gidişin içi dolduruluyor. Düşünün, pandeminin de tetiklemesiyle işten atılan veya kibarcası işsiz kalan epey insan olurken, nifus artarken ve yetmezmiş gibi bir yıl öncesine göre daha az çalışan varken, resmi açıklama işsizliğin azlldığı sonucunu veriyor! Buna benzer başka alanlarda da sunulan rakamların sorgulanmasına yönelik çok bilgi mevcut.

Tüm bunlar olurken, her yıl duyulan planlama hedefleri gerçekleşmezken, çare ilk bölümdeki klişeleşmiş kelimeler yetişir. Yapısal deyişim, reforumlar… Oysa, kulanılan veriler veya kuramların yanlışlığı nedeniyle bu konuda hep tartışmalı alanda mahkum olma tehlikesi devam eder. Bunlar artınca da önce şu ilaç içirilir: isdikrarı korumalıyız! Olmadı, yalanlar artırılır, yetmeyince de baskılar gelir, Korkular artar ve yasal sansürler getirilir. Bankaların konumuna dokunamama veya sır yasasıyla korunma, bilgi vermeme gibi birçok yöntem yürülüğe girer. Dilenen şekliyle de rakamlarla oynanır. Yetmeyince Erdoğanın yaptığı gibi “kimsenin dükanı şirketi kapanmadı” denir. Olmadı, gündem deyiştirilir. Suçu başka yere atılır. Hele K. Kıbrısta, daha ilk tabusal sansürle Türkiyeye dokunmamak, bazı sektörler korunarak ve dış sermaye el deyeiştirmesini ele almadan, olanları konuşamama cenderesinde ekonomi uzmanlığı oynanmaktadır. Sonra inanılmayan rakamlar, söylenenin tutarsızlığı ve gerçekleri konuşamama çenberinde iktisat oyunu oynarız.

****

Önemli bir araştırma sonucu: son pandemi krizinde nakit yardım bakımından, milli gelir ölçeğinde en çok yardım yapan  Yeni Zelanda.. Peki Nakit mali yardımı en az kim mi yaptı: Türkiye. Buda bir kıyaslama. Tabi K. Kıbrıs başarı uçurtmasını pilot Patariyacı Ali beyle Ersan beyin pırpır uçağı ile uçururken, yerinin ne olduğunu da siz bulun.

- Advertisement -
- Advertisement -

Diğer yazıları

5,982BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,079TakipçilerTakip Et
34AbonelerAbone

YKP basın açıklamaları