Amerikan yolları çetrefillidir – Özkan Yıkıcı

yazarın tüm yazıları -->
"Bu Memleket Bizim" yayınları

Amerikaya gitmeyiver: gidince işler ya karışır veya işlerin yolunda gider. Sürprizlerle de doludur. Dikenlidir; siyasi entrikalara açık, kavşaklarında beklenmemiş uçurumlarla örülmektedir. Bir girmeyiver: Öylesine şaşırırsın ki demeyin gitsin. Okyanusları aşarak ulaşırsın. Beyaz Saray Vaşinktonda Nivyork ise B.M. merkezinin şehridir. Oralarda işler karışık. Paralar verilip siyasetiniz için lobilere dağıtılır. Bir başkadır Amerika…

Dünyanın günümüz en güçlü Emperyalist siyasal askeri güç olmayı hala koruyor. Ama, tutumu için sadece yalakalı olmak gerekmez. Gerektiğinde sizi kulanır, gerektiğinde de işi bitince birçok lider gibi öldürtmekten de çekinmez. Siyasal Amerikan yolculukları bu nedenle çok tehlikelidir. Çoğu zaman başlangıcı ve sonucu siz tayin edemezsiniz. Ülkenizde yasaklıyken, sizi bir el alır uçağa bindirir. Vaşinktona dek taşır. Şaşırmanız sürerken, kendinizi halı başında bulursunuz. Geldiğiniz yere inanamazsınız: Beyaz Saray… Dünyanın lideri dneilen başkanın mekanındasınız. Şaşırmanız mümkün: kendinizden geçmeseniz, dilinizi dahi yutarsınız. Hem yasaklı hem de Beyaz Sarayda olma gerçeği her insanda şaşkınklık yaratması normaldır. Amerikan yollarının kolay kolay Beyaz Saraya çıkmaz. Nadir kişilerden birisi olursunuz. Üstelik, yasaklı olduğunuz ülkenizden de tıs çıkmaz… Yetmiyor: sizi elinizden alıp bazı dünya liderleriyle tanıtım serüveni de gerçekleşir. Geleeğin Eş başkanı diye ve ülkenizin lideri olarak taktim edilirsiniz. İnanmak istemeseniz de bunlar yaşanır. Çünkü sizi taktim eden Amerikan Başkanı dır. Bu dikenli yollar birden Ortadoğu Nurlu ufuklara doğru aydınlatıcı muhterem gelişine taşır….

İnanmak inmamak yanında işler devam eder. Siz başkan olup yolunuza devam eder. Belli ki bu işin sonu da galiba Beyaz sarayda olma tehlikesi de mümkün. Başka birisi de bu yola benzer zamanı yaşar. Prens diye Afkanistan cihtcı lider kılınır. Savaşır ve paralarını döker. Sonu mu: Onu yine Amerika pakistanda öldürtür. Bir Amerikan yolundaa hem diken hem de güllerle doludur. Talihiniz nereye çıkar siz bilemezsiniz. Bihdiyaç duyduğunuzda size selam dahi göndermeyen bir Amerikan siyaseti gerçeği vardır.

Amerikan yolları tehlikelidir. Hem iyi hem de kötü birçok dönemeci vardır. Sizin şöferliği deyil, uzaktan kumanda ile yolda hareket eden araba gibisiniz. Bataklık beklerken, yalakalık bulunan bir sofraya oturursunuz. Yiyeceğinizi de siz söylemezsiniz. İşine gelmediğinde resmen size yüz vermez. Yerer, anbargo kor ve gerektiğinde suikast veya darbeyle de yolatır. Yollar çok kritik. Tam hızlanacak ken uçurumdan uçma noktasına gelirsiniz. Dostuk derken düşmanlaştırılan bir ikilemde yürürsünüz. Yalanlarla düşman veya dost ilan edilirken, düşünmeli ki ayni kural trsten de işlemeye döner. İşler kritik. Amerikan yolları Eylül ortasında Nivyork şehrine doğru kalabalıklaşır. B.M. sahnesinde yer alma kıyaslı yarışma başlar. Herkes herkesi görmeye gider. Konuşmaya, gezmeye ve çaktırmadan bizimkiler gibi de şovlaşmaya yönelir. Nivyork bir başka olur. Sırların bazen dışa vuruluşu olur. İki yüzlülüklerle gizli mesajların açığa çıkma olanağı da mümkün. Konuşmak

Küsmek ve hayal kırıklıkları sanki panayırda satılan ürünler gibi ordan oraya sergilenir. Ama, Amerika yine kendi ülkesindeki yolda, gelenlerle bir kıyaslama terazisiyle tartı yapmadan duramaz.

Son Nivyork hikayaleri oldukça zenginç Bazısı da düşündürücü. Bizimki zaten umudrunda deyil. Hayal etmeyeceği yere geldiği için, bunun cefasını sürüyor. Şımarık çocuk gibi gezdiği yerlerin resimleriyle haber olup ekranları ele geçiriyor. Ama öteki liderler pek öyle deyildir. Vardığı Amerikada eğer kendini kendi dış işleri bakanı karşılarsa….. işler demek ki bulanıktır. Kalabalık heyetine ve kocaman güçlü binası yine de bazı ilgi görmelere yetmiyordu. Hatırlanıyordu ki bir zamanlar, bir liderin korumaları hem de Amerikada protestocu dövdü olayı! Ama yine de Amerikaya gitmek için yollar aşıldı. Hayaller kuruldu. Onların olması istendi. Hele de ABD desteğine ihtiyaç duyan siyasetçiler başkanla buluşmaya çok önem verdi….

Bir önemli tesbitimle devam ediyorum: Son Erdoğanın Amerikaya gidiş gelişiyle kafamda şu ikilem oluştu: Baydın, ya artık Erdoğanın zamanını doldurmak üzere olduğunu düşünüyor veya tam tersi daha fazla istediği gibi kulanmmak için yeni koşullar yaratma peşindedir. Görüşme olmamasının ikili nedeni olduğunu düşünüyorum. Hem de Erdoğanın tam da Baydına en çok ihtiyaç duyduğu, her istediğini yapmaya hazırken, Baydının tutumunu doğru düşünmek gerekir. Yeni seçenek veya zor durumu kulanıp istenenleri yaptırma bakışıdır. Hele de Rusyayı kuşatma politikasında, Karadeniz yerleşke hesapları da düşünüldüğünde ikili bakışımın da oluşduğunu anlarsınız. Olmadı, biraz da kendini pahalı satmma kısa taktiği de zamana oynama beklentisi de mümkün.

Bizim Tatar Amerikan yolunda doğrusu, ne olduğunun dahi farkında dyeil. Şımararak köpürten kişilikle bol bol gezmenin tadını geçiriyor. Erdoğan ise kendi için ikili soruyu yeniden canlnandırdı. Batı Erdoğanı hala koruyup istediklerinimi lacak, yoksa seçeneklere göre düşünecekmi?

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img

Diğer yazıları

5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,160TakipçilerTakip Et
57AbonelerAbone

YKP basın açıklamaları