AB seçimleri üzerine – Ulus Irkad

Must read

ulusKuzey Kıbrıs’taki meclis içinde bulunan partiler ağız birliği etmişçesine AB parlamentosu seçimlerini boykot ediyor. Elbette benim de işin başından itibaren bu seçimlerin zemininin ve düşünce şekli veya demokratikliği üzerinde eleştirilerim vardır. Hatta Kıbrıslırum nüfusu içinde Kıbrıslıtürk oylarının da okyanusun içinde bir partikül olabileceğini yazdım ve hatta bu şekildeki şüphelerim hala devam etmektedir.Ama bu şartlarda bile bir Kıbrıslırum grubu diğer sağ veya sol partilere inat ortaya çıkıp iki Kıbrıslıtürk hanım adayı da aday gösterip , bu arada Kıbrılsıtürk demokrat ve solcu adaylar da bayağı fazlaysa ve bir umut olarak ortaya çıkıyorlarsa, elbette eleştirilerimi de bir yana koyup bu adaylardan en az birinin kazanması için ben de onlara yardımcı olmaya çalışırım. Çünkü Drasy adlı bu grubun Güney’de her hal ve şartta AKEL dışında oy alabilmesi de şüpheli olmasına rağmen, bu hareketin Kıbrıs tarihinde bir ilk olduğu ve  tarihte ilk kez Kıbrıslırum ve Kıbrıslıtürklerden müteşekkil bir grubun böylesi bir seçimde birlikte hareketi ortaya çıkıyor ve bana göre de desteklenmesi gerekmekte. Keşke ayrı ayrı seçimlere katılan bu aday arkadaşlar da DRASY grubu veya ona benzer bir ittifak içinde yer alarak Kuzey’den gelen oyların daha fazla iki  veya bir yerde odaklanmasını sağlasalardı diyorum. Bu arada AKEL gibi Komünist geçinen bir partinin, bu AB seçimlerinde veya daha da öncesi Kıbrıslıtürk adaylara yer vermemesi de bana göre ilginçtir ve AKEL’in ne kadar yerel düşünerek daha fazla Güney’deki ulusalcı çevrelere şirin görünmeye çalıştığını da göstermektedir bu tavır.Yine bana göre DRASY ittifakı gelecekteki halkçı ve emekçi ittifaklar için bir ilktir ve bir emsal da teşkil edecektir. Ha, bu hareket Güney’de ve hatta Kuzey’de ne kadar destek bulacak bunu da seçim sonuçları gösterecek.Yeni Kıbrıs Partisi’nin bu seçimlere Güney’deki bir grup veya parti ile ittifak kurarak katılması da bana göre güzel bir olay olurdu ama maalesef bu çeşitli nedenlerden dolayı olmadı. Tüm olumsuzluklara rağmen Güney’den DRASY eylem grubu ortaya çıkarak iki kıbrıslıtürk kadın adayı aday gösterip  ilk defa olarak bir seçim ittifakında Kıbrslırum ve Kıbrıslıtürk ilericileri biraraya getirmiştir ve gerçekten bu önemlidir.

Mehmet Birinci ve Osman Zorba arkadaşlar ise Kıbrıs Sosyalist Partisi olarak seçimlere katılıyorlar. Şener Levent ise yalnız başına aday oldu.İnşallah denildiği gibi bu arkadaşlardan herhangi biri veya ikisi yeterli oy alır da AB meclisine girerler. Fakat dikkatimi çeken bir durum da meclis içinde bulunan partilerin AB’ye girme konusunda, bu şartlarda,  KKTC seçimlerinde oy güçlerini bu tarafa bilinçli yönlendirseler  bir veya iki adayın kazanma şansı olmasına rağmen bu konuda sessiz kalmaları, hatta açıklamalarıyla bu seçimleri baltalamaya çalışmalarıdır. Bana göre de pek geçerli nedenleri yoktur. Devamlı olarak AB parlamentosunda Kıbrıslıtürk temsilcilerin olmamasını şikayet edenler, bu seçimlerde bir veya iki Kıbrıslıtürk adayın seçimlerde temsil edilmesi için ağırlıklarını bu adaylara aktarmaları ve kazanmalarına çalışmaları gerekmekıteydi. Bu konuda sınıfta kaldıkları da gerçektir. Evet, başından beri ben de bu konularda eleştirilerimi ortaya koydum. Altı adayın hepsinin Güney’den çıkmasını, hatta Güney’deki nüfus okyanusu içinde Kıbrıslıtürk oylarının pek de etkili olamayarak, hatta bir partikül olarak etkisiz kalacağını gördüm ve eğer Kıbrıslırum nüfus, ağırlıklı ve bilinçli olarak bu seçimlere ağırlığını koyarsa bunun gene aynı olacağını da hala düşünüyorum. Ama madem ki bu defa çeşitli adaylar Güney’den de oy alacaklarını, Güney Kıbrıs’ta ekonomik nedenlerden dolayı bu şekilde bir kırılma yaşandığını, bunun yanında DRASY gibi karma bir grubun ortaya çıkıp içinden de Kıbrıslıtürk adaylara  şans verme durumu vardır, ve de Kuzey’de de gene ağırlıklı olarak Kıbrıslıtürk oylar sandıklara taşınırsa bu defa da seçimlerde sürprizler olabileceği belirtisi varsa , niye denenmesin ve bu seçimlere katılım olmasın ki?

Meclis içindeki reel partilerin AB seçimlerini boykot etmeleri  bana göre bir etkisi olmayacak ve de statükonun kalıcılaşmasını getirecek bir durum. Ama çeşitli düşüncelerde olan ve daha fazlası sol veya sosyal demokrat ağırlıklı olan bu adayların seçilmeleri durumunda hem Kıbrıslıtürk halkı AB parlamentosunda sesini duyuracak,  hem de değişmez denilen statükoda gene Kıbrıslıtürk halkı yararına bir etki yaratılarak Kıbrıslıtürkler de karar mekanizmalarında iki milletvekili kazanmalarına rağmen önemli bir yer alacaklar ve seslerini bu alanlarda veya platformlarda duyurabileceklerdir. Şunu da belirteyim; DRASY’den de önce gerçekten Güney’de Komünist Partisi olarak iddası olan örgütün bunu yapması ve iki Kıbrıslıtürk adayın seçilmesine öncülük yapması gerektiğine de inanıyorum ki bu örgüt bu bakımdan da sınıfta kalmıştır.

Herşeye rağmen Kıbrıstürk halkının sesini duyuracak bu platformda, tüm umutsuzluk ve yaşanılan hüsranlara rağmen gene de AB seçimlerinin denenmesini, sonuçta Kıbrıs’taki değişmezliğin değişebileceğini göstermesi bakımından da bu seçimlerin yararlı olacağına inanıyorum.

- Advertisement -spot_img

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -spot_img

Latest article